Search Results
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- Pearl Jam'in Gigaton'undan ilk parça
Geçtiğimiz günlerde duyurduğumuz ve 27 Mart'ta çıkacak olan Pearl Jam albümü Gigaton'dan ilk tekli paylaşıldı. 12 parçadan oluşan yeni albümden Dance Of The Clairvoyants'ı seçen grup 2018'de dijital kanallardan yayınladıkları ve politik mesajlarla yüklü şarkıları Can't Deny Me'den sonra ilk şarkılarını da yayınlamış oldu. Grup Gigaton'u "deneysel bir yol haritası" olarak görürken basçı Jeff Ament Dance Of The Clairvoyant'ı "mükemmel bir deney ve ve gerçek bir işbirliği fırsatıydı" sözleriyle tanımlıyor. Lightning Bolt'tan sonra 6 yıldır bir albüm çıkarmalarını beklediğimiz Pearl Jam daha fazla beklemeyin ve buyurun albümden ilk tekliyi dinleyin.
- Ronnie Fieg x New Balance
Küçük yaşlardan itibaren renklere, kumaşlara ve ayakkabılara takıntılı olduğunu belirten tasarımcı Ronnie Fieg bu sefer de New Balance ile rengarenk bir koleksiyona imza atmış. 2014 yılında Barney's, New Balance işbirliğinde yorumlanan 1700 silüeti, bu sefer de, Ronnie Fieg'in eskizlerinde şekillenmiş. Tasarımcı, "New Balance'ın en iyi 3 silüetinden biri" olarak tanımladığı 1700'ü, seçmiş olduğu, 10 farklı renk ile baştan yorumlamış. Ortaya çıkan rengarenk tasarım dili koleksiyonun adını da ortaya çıkarmış, New Balance 1700 "The Colorist". Farklı renklerde süet parçalarının katmanlı ve gelişigüzelmiş gibi duran "patchwork" yapısında bir araya getirildiği koleksiyonda, New Balance'ın N'si normalden ufak kullanılırken, Ronnie Fieg imzasını ayakkabının topuk kısmına eklediği soyadıyla atmış. The Colorist 31 Ocak'ta henüz açıklanmamış bir fiyatla raflarda olacak.
- Devasa Air Jordanlar
Kosta Rika'lı sanatçı Carlos Jiménez Varela Air Jordans Project adını verdiği çalışmasında şehirlerin ortasına devasa ayakkabı çiftleri kondurmuş. Sanatçı yaratmış olduğu bu sürreal dünyayı İnternet üzerinde bulduğu telif hakkı olmayan görsellerle oluşturmuş. Ayakkabıları piyasaya sürülme tarihlerine göre kronolojik olarak fotograflara yerleştiren Varela projesini sonsuz olarak niteliyor. Her yeni modelle birlikte tekrar çalışmaya başlayacağını belirten sanatçı yaptığı işi "kendimi yeni şeyler öğrenmek ve denemekle meşgul etmek" olarak tanımlıyor.
- Nicole'lü Hugh'lu mini dizi
Big Little Lies'ın yaratıcı David E. Kelley'nin kaleminden dizi uyarlaması olarak ekranlara gelecek olan The Undoing'in tanıtım filmi yayınlandı. Kelley'nin Big Little Lies'da da birlikte çalıştığı ve gösterdiği performansla Altın Küre ve Emmy'e uzanan Nicole Kidman'ın başrolde yer aldığı dizi Mayıs ayında HBO ekranlarında yerini alacak. Dört dörtlük bir hayata sahip terapist Grace Sachs yayınlanacak olan yeni kitabının heyecanı içerisindeyken kocası Jonathan'ın aniden ortadan kaybolmasıyla yaşamının tepetaklak oluşunu anlatan dizide Nicole Kidman'a Hugh Grant eşlik ediyor. Jean Hann Korelitz'in You Should Have Known romanından uyarlanan 6 bölümlük mini dizinin yönetmenliğini Susan Bier, yapımcılığını ise Nicole Kidman üstlenmiş.
- Better Call Saul s05
Hepimizin sevdiği ama birçoğumuzun takip etmekte zorlandığı Better Call Saul'ü bir yerlerde birileri izliyor olacak ki dizi, 23 Şubat'ta, 5. sezonuyla ekranlara geliyor. Bob Odenkirk, bundan sonra, başka bir karaktere nasıl girer, girse bile algımızdaki Jimmy Mcgill görüntüsünü nasıl siler bilemiyoruz ama usta oyuncu Breaking Bad de dahil olmak üzere karakterini hiç sekmeden canlandırmayı başarıyor. Yeni sezonda iyice Saul Goodman karakterini benimseyen Jimmy'nin mesleki olarak nasıl yoldan çıkmaya başladığına şahit olacağız. Jimmy'deki bu değişim sadece avukatlığını etkilemekle kalmayıp Kim ile ilişkisinde de çatışmalara ve ayrışmalara yol açacak. Şimdiden 6. sezon onayını da almış olan Better Call Saul 2021'de yayınlanacak olan hikayesiyle bizlere veda edecek. Son olarak şunu da eklemeliyiz ki; gelmiş geçmiş en iyi yan hikayelerden biriyle karşımıza çıkan ve tek bir karakterin nasıl paralel bir hikayesi olabileceğini göstermesiyle de başarısını yadsıyamayacağımız bir yapımdır Better Call Saul.
- Undercover X Nike
Jun Takahashi'nin Undercover'ından Nike işbirliğinde yepyeni bir Daybreak, 1979'da bir koşu ayakkabısı olarak ürün gamına giren, günümüzde ise ikinci baharını yaşayan bir model. Turuncuyla kahverenginin oluşturduğu yoğun rustik görünümüyle boğuculukla çekicilik arasında yoğun bir kafa karışıklığına sürükleyen bir Daybreak yorumu. Undercover tasarımcıları süet bindirmeli naylon tabanlı Daybreakler'e kattıkları yorum ile ürünü geçmişinden koparmadan ayrıştırmayı başarmış. Topuk ve parmak çevresinde deri ile gövdenin genelinde tercih edilen süet kullanımı Daybreak'e nostaljik bir hava katmış. Swoosh'ta kullanılan tüylü süet de ürünün rustikliğini kalın harflerle vurguluyor. Nike Daybreak "Orange/Pueblo Brown" Goodhound'da 89 dolardan satışa sunuluyor. Foto: Goodhound
- Beastie Boys hikayesi
Son yıllarını belgesel ve dizilere veren, beyaz perdede en son Her ile karşımıza çıkan Spike Jonze bir Beastie Boys belgeseli ile tekrar sinemalara dönüyor. Özünü Mike Diamond ve Adam Horovitz'in 2018'de çıkardıkları Beastie Boys Books adlı kitaptan alan belgesel grubun Spike Jonze ile geçtiğimiz sene gerçekleştirdikleri canlı bir performanstan oluşuyor. Nisan ayının başında sınırlı sayıda Imax salonunda gösterime girecek olan belgesel daha sonra Apple Tv+ içeriğine dahil olacak. Apple Tv+'ın belgeseli "grubun ve kırk yıllık arkadaşlıklarının mahrem ve kişisel bir öyküsü" olarak açıkladığını da belirtelim. Neden Nisan derseniz, grubun efsane albümü Ill Communication'ın 26. yıldönümü cevabını vereceğiz.
- Ruken Tekeş'ten Hasankeyf'e saygı ziyareti
Küçük bir kızın okulda yaşadığı bir ayrımcılıklar üzerinden yaşadığı bir trajediye odaklanan Çember adlı kısa filmi ile dikkatleri üzerine çeken Ruken Tekeş'in Hasankeyf'i anlattığı belgeselinden ilk tanıtım filmi yayınlandı. Dünya prömiyerini önde gelen film festivallerinden biri olan Visions Du Reel'de yapan ve Avusturya, İngiltere, Kosova'nın da aralarında bulunduğu bir çok ülkeyi dolaşan Aether Duhok Ulusararası Film Festivali'nde yaratıcı hikaye anlatımı ile jüri özel ödülüne layık görüldü. Türkiye ve İtalya ortak yapımı olan 82 dakikalık belgeselde hiç diyalog kullanmayan Ruken Tekeş görsel bir şölen sunmanın yanı sıra bizleri Hasankeyf'le başbaşa bırakmayı tercih etmiş. Doğanın doğum, ölüm ve tekrar doğuşuna odaklanan belgeselde Hasankeyf'in eşsiz doğası ve antik geçmişine doğru yapılan bir yolculuğu izleyeceğiz. 21 günlük bu yolculuğı Tekeş "Hasankeyf'in eterik özünü gözlemlerle, hislerle yakalamaya çalıştığı bir saygı ziyareti" olarak özetliyor.
- Travis Scott x Nike
2019'da Nike ve Jordan ile inanılmaz bir yıl geçiren Amerikalı rapçi Travis Scott ayakkabı tasarlamayı sevmiş gibi duruyor. 2020'de yeni modeller ile karşımıza çıkacak gibi duran Scott yayınladığı son videosu Jackboys'da daha önce hiç görülmemiş bir Nike SB Dunk Low modeli ile görülüyor. İlk gördüğümüz anda bizi, vücudumuza full dövme yaptırıp, yakadan tek düğme ilikli beyaz gömlek, kafamızda bandana, elimizde uzi ile GTA San Andreas sokaklarına çıkaracak gibi duran model Nike Dunk SB ailesine sıradışı bir yol açacak gibi duruyor. Kalın bağcıkları, oldukça kabarık tasarlanan dil kısmında yer alan Scott'ın Cactus Jack logosu, yaka etrafına işlenmiz yazılar ve fil baskıları ile bu yeni model şimdiden alıcılarını mağazaların önüne dizecek gibi duruyor.
- David Lynch'ten Jack'in kısa hikayesi
Safdie Kardeşler'den sonra bir kısa film de David Lynch'den geldi. What Did Jack Do?, 17 dakikalık, küçük bir maymunun sorguya çekildiği bir film, sorguya çeken de David Lynch. Dedektif rolündeki Lynch, takım elbise giymiş, konuşan, cinayet zanlısı bir maymunu sorguya çekiyor. Tuhaf, komik, beklenmedik, sıradışı nasıl tanımlanır bilemiyoruz ama tam da David Lynch'ten beklendiği gibi denilecek bir film. Bundan sonra ne yapar, uzun metrajla devam eder mi, yoksa bu bir serinin başlangıcı mı bilinmiyor ama söylentilere bakılırsa David Lynch Netflix'le işbirliğine devam edecek gibi duruyor. What Did Jack Do için sizi buraya alalım ve bu şirin, küçük, şaşkın Jack ne yapmış olabilir izleyelim.
- Miyazaki'nin Ghibli'si Netflix'te
Miyazaki dünyası çok yakında Netflix içeriğinde yerini almaya hazırlanıyor. Isao Tahakata ve Miyazaki tarafından 1985'te kurulan ve animasyon filmlere yeni bir soluk getiren Studio Ghibli'nin yayın hakları Netflix tarafından satın alındı. Ghibli imzası taşıyan 21 film şubat, mart ve nisan aylarında, 3 parti halinde, Netflix içeriğine yüklenecek. Hayranlarının istekleri doğrultusunda böyle bir karar aldıkları belirten Ghibli yapımcıları, stüdyonun yarattığı anime evrenini dünyanın dört bir yanındaki insanlara açmanın kendilerini heyecanlandırdığını belirtiyorlar. Grave Of The Fireflies, My Neighbour Totoro, Spirited Away gibi unutulmaz, içten ve heyecan verici filmleri olan Ghibli evreni Amerika, Japonya ve Kanada dışındaki bölgelerde yayınlanacak.
- Mimar Kengo Kuma x Asics
Gerçekleştirmiş olduğu Odunpazarı Modern Müze tasarımı ile ülkemizde de adından sıkça bahsettiren Mimar Kengo Kuma bu sefer oldukça farklı bir tasarım ile çıktı karşımıza. Asics ile işbirliğine giden Kuma bir sneaker tasarladı. "En küçük mimari projem" olarak tanımladığı çalışmada Japonya'nın geleneksel dokuma yöntemlerini tercih etmiş. Asics'in ayak ucuna doğru kıvrılan ve marka tarafından Metaride adı verilen şekle sadık kalındığı için Metaride Amu adını alan model iç kısımda bambu örme tekniklerinin kopyalandığı bir yüzey etrafına ayağı sabitleyecek ve yan yüzde Asics logosunu oluşturacak şekilde sarmalanmış hatlardan oluşuyor. Ayakkabı silüetini yaran bir görüntüye sahip orta taban ise doğal liflerden üretilmiş ve Kengo Kuma'nın isteği doğrultusunda malzemenin karakterine sadık kalınarak, boyanmadan ham haliyle bırakılmış. Alanlar, geleneksel yöntemler ve özellikle de katmanlar üzerine olan ilgisiyle tanınan mimar ahşap lifleri kullanarak çevre dostu bir ürün oluşturmaya özen göstermiş.
- Doğanın yaraları
Sokak sanatçısı Jan Vormann'ın şehirde bulduğu oyukları Legolar ile yamadığı işlerini hatırlatan bir çalışma da Diana Yevkuth'dan geldi. Vormann'dan farklı olarak Yevkuth doğadaki boşlukları kendine tuval olarak seçmiş. Ağaçlarda "yara" olarak tanımladığı kovukları kasnağa çeviren sanatçı onları, ince ince dokuduğu, nakışlarla renklendirmiş. Çiçek motifleri ve anatomik detaylarla doldururken "doğanın yaralı kalbine çare bulduğuna" inanmış. Yaraları iğne ve iplikle diken Yevkuth doğaya bir alternatif yaratmak ya da onu iyileştirmekten çok onu tamamlamak veona yeni bir hayat vermeye odaklanıyor.
- Safdie Kardeşler'den kısa kısa
Amerika'da gişesi 50 milyon çıtasını geçecek gibi duran Uncut Gems'in Akademi Ödülleri'nde aday gösterilmemesinin ardından Safdie Kardeşler'den 6 dakikalık bir kısa film geldi. Son yıllarda aldığı özellikle aldığı Oscarlar'ın çokluğuyla kısa sürede çok fazla başarıya imza atmış A24 yapımı Uncut Gems Akademi için oldukça çok konuşulmuştu. Özellikle Adam Sandler'ın oyunculuğu ile aday gösterilmesini bekleyen hayranları için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Beklenmeyen bu gelişmenin hemen arkasından yayınlanan kısa film Times Square'de gösteri yapan iki sokak performançısını izliyoruz. Uncut Gems ekibini tekrar bir araya getiren Goldman vs. Silverman'deki iki karakteri Adam Sandler ve Benny Safdie canlandırıyor.
- Adam Lister'ın 8-bit dünyası
New Yorklu sanatçı Adam Lister 8-bit suluboya çalışmalarından bir seri daha sundu. Ünlü ressamların tablolarının yanı sıra Hollywood'dan kareleri de sıkça çerçevesine taşıyan sanatçı bu son koleksiyonunda ikonikleşmiş anları ve karakterleri fırçasına konu etmiş. Michael Jordan'ın logosu haline gelen potaya doğru süzülüşü, Kaws'ın karakteri Companion, ressam Bob Ross ve Edward'ın Munch Çığlık'ı Lister'ın karesinde mozaikli hale bürünmüş. Atari ve Nintendo'dan çok etkilendiğini belirten Lister popüler kültürün vazgeçilmezlerini nostalji sosuyla bizlere tekrar sunuyor. Çalışmalarında kübizmin geometrisine sıkı sıkıya bağlı sanatçı eserlerini ortaya çıkarırken görüntülerin hafızasını aldığını, karmaşıklık ve sadeliği vurgulamakla ilgilendiğini belirtiyor. Zihnin bir resmi anlamaktaki kısa sürecine odaklanan Adam Lister, parçaladığı klasik eserleri 8-bit olarak tekrar bir araya getirirken, geçmiş ile çağdaş sanat tarzları arasında bir geçiş yaratıyor.
- Guns N' Roses
Aralık ayı ortasında 2020 için 10 ayaklı bir Avrupa turnesinin haberini paylaşan efsane rock grubu Guns N' Roses'dan bir de albüm sürprizi geldi. Ayrılıklar sonrası oldukça kan kaybeden grup üç yıl önce Slash ve Duff McKagan'ın geri dönüşüyle festivallerde boy göstermeye başlamıştı. Grubun daha önce yaptığı ve yayınlamadığı onlarca şarkının sızmasıyla büyük bir fiyasko yaşayan grup artık yeni bir albümün vakti geldiğini de düşünür olmuş. İlk "acaba"ları Slash sayesinde düşünmeye başladığımız söylentiler 2002'den beri grubun gitaristliğini yapan Richard Fortus sayesinde gerçeklik kazandı. Her zaman bir şeyleri prova ettiklerini açıklayan Fortus bu provaların hayata geçmesini ise "gruptaki herkesin onları gösteriye entegre etmek için kendini rahat etmesi meselesi" olarak açıklıyor. Guns N' Roses stüdyodan ne zaman çıkar net bir tarih şimdilik ufukta gözükmese de biz unutulmaz şarkılarından biriyle tekrar o güzel günlere dönelim.
- Billie Eilish'tan Bond'a şarkı
Çok ani bir son dakika değişikliği ile Dan Romer'la yolları ayırıp müzikleri Hans Zimmer'e emanet edilen No Time To Die'ın tema şarkısını da Billie Eilish'tan dinleyeceğiz. Bond serisinde dinleyeceğimiz en genç ses olacak Eilish parçayı kardeşi Finneas O'Connell ile birlikte yazacak. Bu gelişmeyi twitter hesabından yapan Eilish bir başka paylaşımında ise şunları yazdı; "her şekilde bunun bir parçası olmak çılgınca geliyor. Böyle efsanevi bir serinin parçası olan bir filme tema şarkısı yazmak büyük bir onur. James Bond şimdiye kadar var olan en havalı film ismidir. Hala şoktayım."
- 6 yıl aradan sonra tekrar Pearl Jam
2020 yeni albümlere doymuyor, bir yeni albüm haberi de Pearl Jam'dan geldi. 6 yıllık bir aradan sonra Gigaton adlı yeni bir albümün duyurusunu yapan grup Mart başında turneye çıkacağını da açıkladı. İlk etapta Kuzey Amerika'yı dolaşacak olan Pearl Jam daha sonra Avrupa'ya doğru yola çıkacak. 2013'de çıkardıkları Lighting Bolt sonrası 27 Mart'ta raflarda tekrar boy gösterecek olan albümün yapımcılığını ise Josh Evans üstlenmiş. Kapağında Paul Nicklen'in Ice Waterfall adlı fotografının yer aldığı Gigaton gitarist Mike McCready tarafından uzun bir yolculuk olarak tanımlanıyor. Albüm için kafa karıştırıcı, deneysel bir yol haritası ve müzikal bir kurtuluş gibi tanımlamaları da ekliyor McCready.
- Kiraz ağaçlarından Air Force 1 Low'a
Bu sefer de 2005'e gidiyoruz. Bugüne kadar nasıl oldu da görmedik bilmiyoruz ama yine eriyip gittik desek abartı olmaz. Hep belirtiğimiz gibi uzakdoğu "Sneaker" kültürüne bambaşka bir tat kattı ve farklı patikalardan gidilince de mucizelere ulaşıldığını gösterdi. Kiraz ağaçlarının çiçeklerinden esinlenerek tasarlanmış bu "Ueno Sakura" modeli de bu mucizelerden biri. Nike Air Force 1 Low silüeti üzerine yorumlanan model kemiksi renkte süet yüzeyleri ve karpuz pembesi dış taban üzerine lazerle dağlama yapılarak üretilmiş. 2007'de Nike tarafından New York, Baltimore ve Phialdelphia'da yapılan ve en sevilen Air Force 1 modeli oylamasında 1 numara seçilen Ueno Sakura sınırlı sayıda üretilerek tekrar satışa sunuldu. Foto: Truesthawaii instagram
- Gel de şükretme!
30 metre yükseklikte kavak ağaçlarından "inşa" edilen De Groene Kathedraal Hollanda'da Almere yakınlarında yer alıyor. Yüksek duvarları, mozaikli camları ve yankı yapan koridorları bulunmayan katedral Marinus Boezem imzası taşıyor. Gothic Growing adını verdiği projeyi 1978'de düşünmeye başlayan sanatçı ilk fideleri 1987'de dikmeye başlamış. Geçtiğimiz sene çatısı ve kulelerinden biri büyük bir yangınla çöken Notre-Dame of Reims katedralinin planı üzerinden dikilen ağaçlar arasına beton yürüyüş yolları yerine patikalar tercih edilseydi keşke desek de sanatçı bu yollar ile "gotik mimaride kaburga olarak adlandırılan çapraz tonozlara bir gönderme" yaptığını belirtiyor. Lombardiya kavaklarının bu sanatsal dikimi 150 metre uzunluğa ve 75 metre genişliği ile gerçek bir katedralin mekansal yüceliğini de bizlere hissettiriyor. Dikilen ağaçlara paralel bir meşe ormanında da aynı planda ve "Contra Cathedral" adında bir boşluk yaratan Boezem alanı sadece beton karolarla sınırlamış. Her ne kadar mekan algısını yaratabilmek için bir çatıya ihtiyaç duysak da Marinus Boezem doluluk ve boşluğu kullanarak hacim algımızda bir bulmaca yaratmayı başarmış. Sanatçı insanların yukarıya baktığında kilise mimarisinde tavanlarda ressamların yaratmaya çalıştıkları gökyüzü algısını gerçek bir mavilik ve bulutlarla sağlamış. De Groene Kathedraal'in "dünyevi meseleleri geride bırakıp tanrısallığa yükselme arzusunun semboli" olarak gören sanatçı aynı zamanda bu çalışmasını "insan kabiliyetinin bir kilometre taşı" olarak tanımlayarak "27 yaşımda kendi kendimi yarattım" diyecek kadar tanrısal yetilere ulaşma arzusundaki Dürer gibi rönesans dönemi sanatçılarına da bir gönderme yapıyor.

























