top of page

Search Results

Boş arama ile bulunan sonuçlar

  • Viva

    2015 yılında çıkarmış oldukları ilk elektrikli motorsikletleri ile şehir içi ulaşım araçlarında kendilerine yer arayan Gogoro'dan bir yeni modelin daha tanıtımı yapıldı. HTC'nin inovasyonundan sorumlu Horace Luke ve teknolojisinin başındaki isim Matt Taylor tarafından kurulan Gogoro hafif ve dayanıklı "scooter"lar yapmak için çıktığı yolda 4. seri olan Viva'yı "küçük sür, büyük yaşa" sloganıyla satışa sundu. Yenilikçi bagaj çözümleri ve kişiselleştirilebilir parçalarıyla eklemlebilir bir yapıya sahip olan Viva Ios ve Android uygulamalarla desteklenerek kullanıcı odaklı bir araç olarak tasarlanmış. 2,5 saatlik şarj süresine sahip lityum pile sahip olan araç sürücüsüne 85 km'lik sürüş mesafesi sunuyor. Polipropilen bir gövde kabuğuna sahip olan Viva koltuk altında 21 litrelik bir bagaja sahip. Akıllı telefon ve saatler üzerinden anahtarsız açılabilme imkanı da sunan küçük ve şirin Viva Vespa'nın epik tarihine güçlü bir rakip olacak gibi duruyor. Tayvan'la sınırlı bir satış ağı olan Gogora, Yamaha ortaklığına giderek geçtğimiz yıl dünyaya açılmış ve Goshare kiralama sistemi ile de kullanıcılara ulaşacak bir platform yaratmıştı.

  • Rage Against The Machine öfkesi bitmiyor

    Haftanın güzel haberi, efsane gruplarımızdan Rage Against The Machine'den geldi. Bizlere, Killing In The Name'in sözlerinden uydurulan, "abi bana bi poğaça" sözleriyle sokaklarda şarkılarını söyleten RATM'den uzun zamandır haber alamıyorduk. 2011'de vermiş oldukları konser sonrası solo kariyerlere yelken açan grup elemanları geçtiğimiz yıl Brad Wilk'in dürtmesiyle tekrar bir araya gelmiş ve albüm söylentileri de konuşulur olmuştu. Şimdilik bir albüm duyurusu yapılmış olmasa da RATM'den ufak bir turne açıklaması geldi. Duyurunun Şili'deki protestoların ikonikleşmiş görüntülerinden biriyle birlikte paylaşılması ve konser serisinin Meksika sınırında başlayacak olması da Los Angeles'lı grubun devrimci politik görüşlerinden hala vazgeçmediğinin de göstergesi. Zack De La Rocha dışındaki grup elemanları en son Cypress Hill ve Chuck D ile birlikte Prophets Of Rage süper grubunu kurmuşlar ve sisteme karşı "öfke"lerini ayakta tutmaya devam etmişlerdi. RATM'nin açıklamaları sonrası Chuck D ve Breal Prophets of Rage'in sona geldiğini duyursalar da sevenlerine yine de takipte kalmalarına yönelik bir açık kapı da bıraktılar.

  • Tam Elm Sokağı'nda gezmelik

    Cadılar Bayramı'nın bu seneki en güzel ürünü "ayakkabı cerrahı" olarak tanınan Dominic Ciambrone'un kurucusu olduğu Surgeon Studios'tan geldi. Nike SB Dunk'tan yola çıkan tasarımcılar modeli, geçmişin en korkunç karakteri Freddy Krueger ve Elm Sokağı'ndan esintilerle harmanlamışlar. Air Jordan 1 Freddy adlı model Krueger'ın meşhur kazağına gönderme yapılarak el örgüsü yüzeylerle kaplanmış. Nubuk zeminler üzerine elde boyanarak yapılan sıçramış kan görüntüsü eklenirken tasarım metalik görünümlü "Swoosh"la tamamlanmış. Çok beğendim, nereden bulurum, ayıldım, bayıldım, mutlaka benim olmalı derseniz The Shoe Surgeon'ın sitesinde 2500 doları karttan çektirip sahip olabilirsiniz.

  • Tenere; çöllerin çölü

    Doğup büyüdüğü toprakları neden terk eder bir insan, neden bir bilinmeze doğru yola çıkar? "Umut"tur tek cevap, hadi diyen o dürtü, göze aldıran her şeyi... Ya da "umutsuzluk"tur bulunduğun yerin seni gömdüğü. Kimi karşı kıyıda arıyor umudu, kimi mayınlı bir sınırın ötesinde, kimi de uçsuz bucaksız bir çölün diğer yanında. Tenere de bizlere "umut" ve "umutsuzluk" arasındaki devasa bir çölde, umudun peşine düşüp, sapsarı bir boşluğa doğru çıkılan bir yolculuğu anlatıyor. Tenere çöllerin çölü anlamına geliyor, bu çölde su ve şansı heybenize bolca doldurmanız gerekiyor. Bisikletiyle tanıdığımız ve Journey To Dreams belgesel serisine imza atan Hasan Söylemez'in Nijer'in Agadez bölgesinden çölü aşıp, Libya'ya ve Avrupa'ya ulaşmaya çalışanların yolculuğunu anlattığı Tenere 2 Kasım'da Zorlu PSM'de ilk gösterimini yapıyor.

  • Porsche çok çok uzak bir galakside

    DNA'sından ödün vermeden elektriklenen ve tahrik eden saf ruhuyla Taycan'ı sunan Porsche istikbalin göklerde olduğunun farkında olacak ki Boeing ile kent içi, hava ulaşımına yönelik bireysel araçlar yapmak üzere geçtiğimiz günlerde bir işbirliğine gitmişti. Pazar güçlerini, teknolojilerini ve tasarım anlayışlarını buluşturan Boeing ve Porsche öngörülen bir pazar segmentini de domine etmeye hazırlanıyorlar. Kanatlanmanya hazırlanan Porsche'nin gökyüzüne olan ilgisi bununla da kalmıyor. Çok, çok uzak bir galaksiye de göz kırpan Porsche bir işbirliğini de Lucasfilm ile gerçekleştiriyor. Star Wars: The Rise Of Skywalker için bir araya gelen iki dev tasarım dillerini birleştirerek, filmin ilk gösteriminde sergilenmek üzere, bir uzay gemisi tasarlıyor. Porsche AG'den "tasarımda Porsche DNA'sı içeren bir uzay aracı geliştirmek oldukça zor" derken iki markanın dünya çapındaki çekiciliğinin de tasarımla şekillendiğini ekliyor. Hayali bir evrenin tasarım anlayışıyla, ayakları yere basmak zorunda olan bir ürünün tasarım dillerini buluşacağı bu harman şüphesiz ki iki marka için de yepyeni bir ufuk açacak ve olasıdır ki bu işbirliği burada kalmayacak.

  • "Bir çiçek ne kadar kötü olabilir ki" demeyin Little Joe izleyin

    "Bir çiçek ne kadar kötü olabilir ki?" sorusuna Joker'i yeni izlemiş ve etkisinden hala çıkamamış bireyler olarak "bir palyaçonun olabileceği kadar" diyebiliriz. Jessica Hausner'de Little Joe'da bu soruyu taşıyor beyaz perdeye. Antidepresan salgılayarak insanları mutlu eden, genetiği ile oynanmış bir çiçeğin, ortaya çıkan yan etkileriyle, insanlık üzerindeki nasıl bir felakete yol açtığını anlatan film insanların derinlerde sakladıkları sırlara odaklanıyor. Cannes'dan En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü alarak dönen Emily Beecham'ı Alice rolüyle izlediğimiz Little Joe, şirket politikasına rağmen, Alice'in bir çiçeği laboratuvardan çıkarıp oğluna hediye etmesiyle başlayan olaylar zincirini konu ediyor. Polenini soluyanlarda görülen etkilerin insanlığı da dönülmez bir yola sokma tehlikesini barındıran hikaye bilimkurgu olmasının yanı sıra dram, gerilim ve fantezi ögelerini de içeriyor. 13 Aralık'ta vizyona girecek olan film ülkemizde daha önce Filmekimi'nde izleyiciyle buluşmuştu.

  • Izia'dan babası Jacques Higelin için

    Şarkıcı, gitarist, oyuncu Izia Higelin Ekim ayında yeni bir albüm çıkarmıştı ve geçtiğimiz yıl kaybettiği babasına bir minnet olarak sunduğu albümü Citadelle'den canlı bir performansla çıktı karşımıza. Fransız müzik listelerinde üst sıraları zorlayan Dragon De Metal adlı şarkısında "Seni gerçekten özlüyorum" diyen Izia siyasi görüşleri yüzünden Fransız radyolarında kara listeye alınan babası Jacques Higelin adına oldukça anlamlı bir gönderme de yapmış oluyor.

  • İhtiyacımız olduğunu göremeyen insanlara

    Thom Yorke Haziran ayında çıkarmış olduğu ve distopya olarak tanımladığı solo albümü Anime'den Last I Heard (He Was Circling The Drain...) için bir video yayınladı. Art Camp ve Saade Moosaje tarafından farklı teknikleri bir araya getirerek çekilen videoda şehirin ortasında, kalabalıklar içinde izole olan, dışlanan ve yabancılaşan insanlar vurgulanmış. "Dayanamayacağım bir his ile uyandım" diyerek başlıyor sözlerine Thom Yorke ve video da "ihtiyacımız olduğunu göremeyen insanlarla çevrili olduğumuz" gerçeğini görselleştirerek eşlik ediyor şarkıya. Yorke daha önce de albümle aynı adı taşıyan ve Paul Thomas Anderson tarafından çekilen bir de kısa film yayınlamış ve filmde albümden üç parçaya da yer vermişti.

  • Cigarettes After Sex ve Cry

    Falling In Love ve Heavenly teklileri ile bizi yavaş yavaş ısındıran Cigarettes After Sex yeni albümleri Cry'ı yayınladı. İsteme, ihtiyaç duyma ve kaybetmeye odaklanan albüm Partisan Records tarafından çıkarıldı. Pişmanlık masalları da diyebileceğimiz albümü Greg Gonzalez "romantizm, güzellik ve cinsellik" hakkında diyerek özetliyor. Mallorca'da gece yürüyüşleri esnasında yakamozların ışıltısı altında ortaya çıkan albüm bolca melankolizm içerirken gelgitler ile de dinleyicisini kıyıya vurmaya zorluyor. Özellikle Gonzalez'in vokalinde zaman zaman ortaya çıkan hafif stres bizi albümün kaotik yapısındaki girdaplara sürüklüyor.

  • Paolo Sorrentino'dan bir mini dizi

    La Grande Bellezza ve Youth ile sevdiğimiz, The Young Pope ile gönlümüzdeki yerini pekiştiren ve The New Pope'unu merakla beklediğimiz yönetmen Paolo Sorrentino'dan dört bölümlük minicik bir dizi daha geliyor. Pope serisiyle aralarındaki bağlar oldukça sağlamlaşmış olacak ki Sorrentino'nun yeni dizisi de bir HBO yapımı olacak. Dizinin senaryosunu ise Sorrentino, Freud'un yaratıcı ekibinden Michael Zam ve Jaffe Cohen birlikte üstlenecek. Bir film yıldızı ve onu Hollywood'un ışıltılı dünyasındaki olumsuzluklardan korumaya çalışan bir grup arkadaşı konu edecek dizinin yapımcılığını ise The New Pope'u da hayata geçiren Lorenzo Mieli ve Riccardo Neri yapacak. Çekimleri 2020'nin ilk çeyreğinde başlayacak olan dizinin ismi henüz açıklanmamakla birlikte oyuncu kadrosu da belirsizliğini koruyor.

  • The Slow Rush'dan bir kuple

    On parmağında on marifet müzisyenlerden Kaven Parker'ın Tame Impala'sından yeni albüm duyurusu yapıldı. Uzun zamandır haberlerini aldığımız albüm öncesi Patience ve Borderline adlı iki tekliyle karşımıza çıkan Tame Impala, 2020'ye tarihledikleri, The Slow Rush'ın stüdyo aşamasından görüntüleri de içeren videoda bir kuple de olsa bir şarkısını da dinleyiciye sunuyor.

  • Sefiller ama o Sefiller değil

    Fransa'nın Akademi Ödülleri için aday gösterdiği Les Miserables'dan ilk tanıtım filmi yayınlandı.Yönetmen Ladj Ly'nin kısa filminden uyarladığı Les Miserables Cannes'dan Jüri ödülüyle dönmüş ve Ağustos ayında Saraybosna Film Festivali'nde yer almıştı. Film adını Victor Hugo'nun Sefiller'inden almasa da, Ladj Ly aradaki bağı, Hugo'dan beri bir asırdan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, büyüdüğü topraklar Montfermeil'de hala sefaletin varlığına vurgu yaparak kuruyor. Ladj Ly, yoksullukla beraber artan isyan dalgasını etnik gruplar ve polis arasındaki mücadeleyle beyaz perdeye aktarıyor. Bir Amazon yapımı olan Les Misarables bir sistem eleştirisi olarak çıkıyor karşımıza.

  • Bronze 56K ve Reebok'tan Club C ailesine yeni üye

    Bronze 56K ve Reebok birlikteliğinde bir Club C modeli daha geliyor. Geçtiğimiz yılki Club C 85 sonrası tekrar bir araya gelen markalar Club C'nin geçmişten gelen ikonik tasarımına sadık kalarak Club C Revenge'i yarattılar. Queens sokaklarında kaykay ve paten çekimleri yapan bir gruptan bir moda markasına evrilen Bronze 56K sokaktan gelen köklerine sıkı sıkıya bağlı bir marka. 1985'de piyasaya tenis ayakkabısı olarak sürülen Club C serisi zaman içinde kaykay kültürünün vazgeçilmezlerinden olmayı başarmıştı. Her ne kadar Club C ile kaykay modasında yer alsa da Reebok'ı çok da fazla görmediğimiz bu dalda Bronze 56K birlikteliği markanın bu alandaki payını büyütmeyi hedeflediğini de gösteriyor. Siyah ve beyaz olmak üzere iki versiyonu üretilen Revenge'in tasarımı Reebok'ın klasikleşmiş ayakkabı G Unit G6'dan ilham alınarak tasarlanmış. Çift markalamayla sunulan modelin dilinde Bronze 56K'nın Windows 96 çağrışımlı logosu yer alırken, yan yüzeyinde ise Birleşik Krallık bayrağıyla birlikte Reebok logosunu görüyoruz. Deri ağırlıklı bir yüzeye sahip modelde, aşınmaya dayanıkla lastik taban ve süet burun kaplaması kullanılırken, topuklarda yine Bronze 56K markalamasına yer verilmiş. Fotograflar Reebok.com'dan alınmıştır.

  • Living Proof; bir Jonathan Mannion retrospektifi

    20. yüzyılın ilk yarısına damgasını vurmuş moda ve portre fotografçısı Richard Avedon'un yanında stajyer olarak başlayan, 25 yıla 300'den fazla albüm kapağı, 500 kadar sporcu, müzisyen, tasarımcı ve oyuncuyla projeler sığdırmış bir isim Jonathan Mannion. Özellikle rap dünyasında yapmış olduğu portre fotograflarıyla tek isim haline gelen Mannion, geçtiğimiz hafta, bu dopdolu kariyerin karelerinden oluşan bir serginin kapılarını açtı. Aralarında günyüzüne çıkmamış bir çok fotograf karesinin de yer aldığı retrospektifte Vibe, Complex, The Fader gibi dergilerle yapılmış editöryal çalışmaların yanı sıra Eminem, Jay-Z, Lil Wayne, Dr. Dre, Dj. Khaled gibi bir çok isimle yapılmış çekimler yer alacak. Sanatçının içgörüsü ve fotografla olan psikolojik bağına ayna tutacak Living Proof sergisi Studiolo Berlin ve küratör Lukas Feireiss işbirliğinde gerçekleştirilmiş. fotograflar jonathanmannion.com'dan alınmıştır.

  • Coldplay'in gündoğumu ve günbatımı

    Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Coldplay'in 8. albümü Everyday Life'yan iki şarkıyla güne merhaba diyoruz. Berlin ve Hong Kong şehirlerde bir dizi afişle duyurulan Albüm tanıtımı için farklı yollar deneyen Coldplay North Wales Of Daily Post'ta çıkan bir reklamla şarkısı listesini açıkladı. Reklam Galler Hükümeti'nin kamuya açık bir duyurusu, bir dondurucu reklamı ve satılık ilanları arasında yer alan albüm için Coldplay hayranlarına bir de kartpostal gösterdi. Orphans ve Arabesque'i dinlerken kısaca albümden de bahsedecek olursak 53 dakikalık Everyday Life Sunrise ve Sunset adlı 8'er şarkılık iki bölümden oluşuyor. Albüm kapağı Johnny Buckland'in büyük-büyükbasına ait 1919 tarihli bir fotograftan dönüştürülmüş, çok da güzel olmuş.

  • Peaky Blinders OST yolda

    Sahneleri ve o sahnelerdeki müziklerle zihnimizde bir bütün olarak yer etmiş Peaky Blinders'ın, beş sezon boyunca duyduğumuz, tüm parçaları bir albüm haline geliyor. Radiohead, The White Stripes, David Bowie, Black Sabbath, Laura Marling, The Last Shadow Puppets gibi saymakla bitiremeyeceğimiz ama Nick Cave And The Bad Seeds'den Red Right Hand yorumuyla Pj Harvey'i belirtmeden geçemeyeceğimiz 49 şarkının bir araya geldiği albüm 2 CD'den oluşuyor. 11 Kasım'da satışa çıkacak CD'lerin ardından 15'inde dijital ortamlarda dinleyiciyle buluşacak. CD'lerin yanında bir de kitapçık yer alacak. 32 sayfalık kitapçık, dizinin kamera önü ve arkasından fotograflar, oyuncularla söyleşiler, kostüm tasarımcısı Alison McCosh ile yapılmış bir röportaj ve Guardian'dan Phil Harrison'ın Peaky Blinders hakkında kaleme aldığı yorumlardan oluşacak. Bize de kadehimize viski koymak, sigaramızı yakmak ve gözlerimizi kapayıp şarkıları dinlemek ve Shelby alemine dalmak kalacak. CD1 1. Tommy: ‘It’s Not A Good Idea…’ 2.  Nick Cave And The Bad Seeds – Red Right Hand 3.  The White Stripes – St James Infirmary Blues 4.  Truce – From ‘Peaky Blinders’ Original Soundtrack / Series 1 (Score) 5.  Tommy: ‘Right I Have Bought You Hear Today…’ 6.  Dan Auerbach – The Prowl 7.  Polly: ‘There’s Only One Thing…’ 8.  Jack White – Love Is Blindness 9.   PJ Harvey – To Bring You My Love 10.  Alfie: ‘I’ve Heard Very Bad, Bad, Bad Things…’ 11.  Black Rebel Motorcycle – River Styx 12.  Post Irish Meeting – From ‘Peaky Blinders’ Original Soundtrack / Series 2 (Score) 13.  PJ Harvey – Red Right Hand 14.  Laura Marling – What He Wrote 15.  Arthur: ‘Do You Wanna Tell ‘Em…’ 16.  Royal Blood – Come On Over 17.  Arctic Monkeys – Do I Wanna Know? 18.  Tommy: ‘I Love You…’ 19.  Nick Cave And The Bad Seeds – Breathless 20.  Radiohead – You And Whose Army? 21.  Polly: ‘A Woman Of Substance…’ 22.  PJ Harvey – This Is Love 23.  Sons – From ‘Peaky Blinders’ Original Soundtrack / Series 3 (Score) 24.  Tommy: ‘You Can Change What You Do…’ 25.  Queens Of The Stone Age – Burn The Witch 26.  The Last Shadow Puppets – Bad Habits 27.  David Bowie – Lazarus CD2 1.      Tommy: ‘Sex, Freedom, Whiskey Sours…’ 2.      Savages – Adore 3.      Nick Cave And The Bad Seeds – The Mercy Seat (Live From KCRW) 4.      Rachel Unthank & The Winterset – I Wish 5.      Ballad Of Polly Gray – From ‘Peaky Blinders’ Original Soundtrack / Series 4 (Score) 6.      Tommy: ‘I’m Not A Traitor To My Class…’ 7.      Frank Carter And The Rattlesnakes – Devil Inside Me 8.      Foals – Snake Oil 9.      Polly: ‘It’s In Our Gypsy Blood…’ 10.  Radiohead – Pyramid Song 11.  Laura Marling – A Hard Rain’s A-Gonna Fall 12.  Ada: ‘So, Tommy Shelby, MP…’ 13.  Black Sabbath – The Wizard 14.  Anna Calvi – Papi Pacify 15.  Joy Division – Atmosphere 16.  Tommy: ‘You Need To Understand…’ 17.  Anna Calvi – You’re Not God 18.  Arthur: ‘There’s A Bentley Outside…’ 19.  Jehnny Beth – I’m The Man 20.  Idles – Never Fight A Man With A Perm 21.  Tommy: ‘I Will Continue…’ 22.  Richard Hawley – Ballad Of A Thin Man

  • Steven Knight SAS'ın tarihine uzanıyor

    Peaky Blinders'ın yaratıcısı ve senaristi Steven Knight BBC yapımı olacak yeni bir drama için kolları sıvadı. Ben Macintyre'ın SAS: Rogue Heroes uyarlaması olacak dizi İngiliz Özel Kuvvetleri SAS'ın kuruluşunu anlatacak. Dizi, 2. Dünya Savaşı sırasında, Kuzey Afrika Çölleri'nde yeni bir mücadele şeklinin ortaya çıkmasına ön ayak olan düşünce yapısını seyirciye aktaracak. Sorunlu ve umursamaz oldukları kadar en amansız çatışmaları göğüsleyecek cesarete sahip bir avuç subayın psikolojisine odaklanan hikaye SAS'ın gizli tarihinden de bilgiler içerecek. Hikaye aynı zamanda sskerlerin gerçek hikayelerinden de beslenecek. BBC Dramalarının başındaki isim Piers Wenger dizinin, "İngiltere'nin en köklü kurumlarından birinin kökenindeki kapakları kaldırdığını" belirtirken, Steven Knight'tan beklentilerini ise "askerlerin karakterleri ile kusurlarını açıkça ve dürüstçe keşfedip ortaya koyması" şeklinde özetliyor. Muhtemelen bir pazarlama tekniği olsa da, hikayenin yaratım sürecinde Macintyre SAS'ın gizli arşivlerine ayrıcalıklı bir erişim iznini kapmış olduğu da söylentiler arasında. İlk sezonu 6 bölümden oluşan dizi de, Peaky Blinders ve Taboo'yu da göz önünde bulundurursak, Steven Knight'ın ikonik* karakterler ortaya çıkaracağını umabiliriz. *(Yazar burada, Steven Knight için, oyuncuların içindeki farklı ruhları ortaya çıkarma ve elindeki kumaşı şekillendirmekteki deha konusunda bir Şenol Güneş benzetmesini de yapmadan geçemedi:)

  • Bu işte bir terslik "yok"

    Bugün sokak modasını sahiplenmiş bir çok büyük markanın henüz sokakla tanışmadığı yıllarda arka sokakların sanat kültürüyle olan bağıyla bilinen Luca Benini'nin markası Slam Jam 30. yılını kutluyor. Yıldönümünü Nike işbirliğiyle taçlandıran Slam Jam oldukça cüretkar bir tasarımla çıkıyor karşımıza. Marka direktörleri, reklam ajansı, Nike tasarım birimiyle nasıl büyük mücadelelerden zaferle çıkmışlarsa Slam Jam, muhtemelen, olamaz denilenleri oldurmuş. Bir Nike Blazer yorumuyla karşımıza çıkan marka Nike'ın işbirlikçilerini oldukça özgür bıraktığı şu günlerde bile zor denilecek bir şeyi başarmış ve Nike'ın "swoosh"unu Blazer'a ters bir şekilde uygulamış. Ayakkabının dil kısmında açıkta bırakılmış sünger dolgularıyla birmemiş ya da eskimiş bir ürün hissi uyandırılırken "vintage" vurgusu arttırılmış. Ürünün sırt kısmında ise "Class" ve "77" eklentileriyle Blazer tarihine bir de selam çakılmış.

  • Parasite Oscar'ı almış gibi

    Mother, The Host ve Memories Of Murder ile önce ülkesi Güney Kore'de adını duyuran ve Snowpiercer ile Hollywood'a "ben de varım" diyen yönetmen Bong Joon-ho'yu en son Netflix filmi Okya ile izlemiştik. Yönetmen Cannes'da sunduğu ve festivalin en beğenilen filmi olan Parasite ile Altın Palmiye'yi kapmış ve Kim Ki-duk'un topraklarına bir ilk yaşatmıştı. Sınıf farklılığını yolları kesişen iki aile üzerinden anlatan Parasite elde ettiği başarı ve oldukça olumlu yorumlar sonrası Akademi Ödüllerinde de Güney Kore'yi temsil etmeye hak kazanmıştı. Oscar'ı almasına kesin gözüyle bakılan film gelir eşitsizliğinin gitgide arttığı Güney Kore'deki durumu oldukça basite indirgeyerek anlatmakla birlikte güncel olaylara da referanslar içeriyor. Bong Joon-ho filminde 80'li yıllardan itibaren sürekli yükselişte olan Güney Kore ekonomisine olan inancı da sorguluyor. Filmin başrolünde yönetmenin The Host, Snowpiercer'da da birlikte çalıştığı isim Song Kang-ho yer alıyor. 18. Filmekimi'nde Türk izleyiciler ile buluşan Parasite 1 Kasım'da gösterime giriyor.

  • The Rise Of Skywalker'dan son tanıtım filmi

    Geçtiğimiz Ağustos ayında başlayıp Şubat ayında çekimleri tamamlanan Star Wars serisinin 9. filmi The Rise Of Skywalker'dan gösterim öncesi son tanıtım filmi de yayınlandı. Son üçlemenin yönetmeni J.J. Abrams yapmış olduğu açıklamalarda izleyiciyi tatmin edici ve destansı bir sonla buluşturmak istediğini belirtirken, Star Wars'un yaratıcısı George Lucas'ın evreni genişletecek dizi fikirleri olduğunu da ekliyor. 9. filme bir son olduğunu bilerek başladığını ve bu düşüncenin çevresinde dolaşmak gibi bir niyetinin hiç olmadığını söyleyen J.J. Abrams The Rise Of Skywalker'ın son film olmasının kendisini korkuttuğunu da itiraf ediyor. Yönetmen, tutarlı bir seri oluşturmak ve izleyicide soru işaretleri bırakmayacak bir son olması gerektiğinin de farkında olduğunu belirtiyor.

Video

Pharrell Williams x

Human Made x Adidas

pharrell williams, adidas and human made collabration for an adidas sneaker

Peaky Blinders’in emriyle, bu

Snoop Shelby’in Red Right

Hand’i

snoop dog

Michael Stipe'dan ilk solo tekli

michael stipe, moby

Geçmişten

Merhaba Dünya! Bombastikdergi popüler kültür hakkında bir şeyler yazıp çizmek için kuruldu. Konuştuklarınız, konuşacaklarınız ya da gördükleriniz ve göreceklerinizden oluşan "şeyler" hakkında bir "şeyler" bulacaksınız bu dergide. Sinemadan müziğe, "sneaker"lardan sanata kadar bir çok konuda yazıp çiçeceğiz. Keyfinize keyif katabilirse ne ala. 

Bombastikdergi © 2019. Tüm hakları saklıdır.

İletişim

bottom of page