top of page

Search Results

Boş arama ile bulunan sonuçlar

  • Gucci'den özgürlüğün ilahisi

    İlk olarak Roma'da Capitoline Müzesi'nde, markanın tasarım direktörü Allessandro Michele'in "gösteri özgürlüğün ilahisidir" sözleriyle tanıtımı yapılan Gucci Cruise 2020 Koleksiyonu'nun Gucci Mane, Iggy Pop ve Sienna Miller'lı kampanya filmi yayınlandı. "Come As You Are" sloganıyla şekillendirilen kampanya kapsamında, Gucci'nin kreatif direktörü Allessandro Michele imzası taşıyan, ışıltılı koleksiyon yönetmen Harmony Korine'in kamerasına herkesin rüyası olabilecek ve herkesin (Gucci dünyasından herkesin desek daha doğru olacaktır) olduğu gibi katıldığı bir parti olarak yansımış. Korine ünlü isimlerin yanı sıra sosyeteden isimleri de kamera karşısına geçirmiş. Her türlü "şey"in karşımıza çıkabildiği "sınırsız" parti kurgusu eklektik bir dünyada her şeyin, her an olabileceğinin sembolize edildiği videoda gördüğümüz karakterlerin çeşitliliği de Gucci'nin kapsayıcılığını ifade ediyor. Hazır kampanyadan bahsetmişken, koleksiyondan da söz etmeden geçmeyelim. Cruise koleksiyonu antik Roma'dan esinlenerek hazırlanmış ve 70'lerin retro çiçek baskıları, büyük gözlükleri ve toprak tonlarındaki trikolardan da ilham alınarak harmanlanmış. Koleksiyondaki 70'lere dair verilen güçlü referansları "bu süre zarfında kadınlar, önceki yüzyıllar boyunca giyim konusunda kendilerine uygulanan her şeyi serbest bıraktılar" sözleriyle anlamlandıran Michele sosyopolitik bakış açısını da kumaşlar üzerine basılmış "bedenim, seçimim" sloganıyla yansıtmış. Koleksiyonda kullanılan 22.5.78 tarihi ve 194 sayısının ise anneliğin korunması ve gebeliğin gönüllü olarak kesilmesiyle ilgili İtalyan yasalarına bir gönderme olduğunu söyleyebiliriz.

  • Bir Chris Cornell belgeseli

    Uzun zamandır Brad Pitt'in masasında duran Chris Cornell belgeseli için yol haritası ufak ufak şekillenmeye başladı. Film 45 tarafından yapımı üstlenen ve adını Audio Slave'in unutulmaz şarkısı Like A Stone'dan alan belgesel Cornell'in yaşamının hangi dönemine odaklanacak henüz belli olmamakla birlikte, Soundgarden yılları ön plana çıkıyor diyebiliriz. Film 45' sahiplerinden olan Brad Pitt belgeselin yapım kısmında kalırken Peter Berg, aynı zamanda, yönetmenliğini de üstlenmiş. The Man In The High Castle'dan tanıdığımız Lauchlin MacDonald’ın Chris Cornell'i canlandıracağı Like Stone'da Drena De Niro, Adelicia Morris ve Micah Fitzgerald da yer alacak. Peter Berg'in isteğiyle Chris Cornell'in eşi Vicky Cornell'inde yapım sürecine dahil olduğu belgesel için en olası tarih ise 2021 gözüküyor. Nirvana ve Pearl Jam ile birlikte "grunge" müziğin önde gelen gruplarından Soundgarden'ın solisti Chris Cornell 2017'de 52 yaşındayken aramızdan ayrılmıştı.

  • Karşınızda yazar Quentin Tarantino

    Kariyerinin parlak günlerini geride bırakmış bir televizyon oyuncusu ve dublörün, 1969 Los Angeles'ında, film endüstrisinde şöhret ve başarıya ulaşmak için gösterdiği çabayı anlattığı filmi Once Upon a Time in Hollywood ile 9. filmini de seyirciyle buluşturdu Quentin Tarantino. Yıllar öncesinde, 10. film sonrası bana müsade, atımı alıp gün batımına doğru uzaklaşacağım manasında sözler etmişti ünlü yönetmen ve gözler şimdi Tarantino'nun son filmi olabilecek olan bu projeye çevrildi. Henüz yeni bir film ufukta gözükmese de Tarantino, Scorsese ile birlikte gerçekleştirdi son röportajdan duyduğumuza göre bir kitap üzerinde çalışıyor. "Tarantino'nun son filmi kendi kitabının beyaz perdeye uyarlaması olacak" söylentileri de şimdiden dillendirilmeye başladı bile. 2. Dünya savaşından dönen bir askerin hikayesine odaklanan Tarantino'nun baş karakteri savaş meydanlarında yaşadıkları sonrası Hollywood yapımlarından eskisi kadar tat almadığını fark eder ve onları çocukça bulmaya başlar. Farklı ekollere yönelen karakter Kurosawa ve Fellini'yi keşfeder. Dillerini anlamadan, beğenip beğenmediğini düşünmeden bu filmleri izlemeye devam eder. Karakterin asıl amacı Hollywood'un sahte dünyasının dışına çıkıp daha farklı dünyalar keşfetmektir. Kim bilir, belki de, bu eski asker Tarantino'nun alter egosudur. Belki de, allanıp pullanan, bolca makyaj ile spot ışıkların altında bizlere sunulan ve kendisinin de parçası olduğu Hollywood endüstrisine gider ayak "senden büyükleri var" demek istiyordur. Hep öyle olmaz mı zaten, kovboy kasabadaki herkesle hesaplaşır, sevgilisine son bir öpücük kondurur ve atına atlayıp batan güneşe doğru yol alır.

  • Peaky Blinders’in emriyle, bu Snoop Shelby’in Red Right Hand’i

    En son, BBC yapımı, Peaky Blinders'ın müzikleri arasında duyup tekrar aşık olduğumuz 94'te yayınlanan Nick Cave & The Bad Seeds'in unutulmaz şarkısı Red Right Hand Snoop'un ellerinde tekrar yoğrulmuş. Kasketini kafasına geçirip, "Peaky Blinders’in emriyle, bu Snoop Shelby’in Red Right Hand’i" girizgahıyla klibin başından bizi koltuğumuza çivilemeyi de başarıyor Snoop Dogg.

  • Agnes Obel'e turne yolları gözüktü

    Agnes Obel de 2020'nin ilk aylarını tur otobüsünde geçirecekler arasına adını yazdırdı. 2010'da Philharmonics ile ilk albümünü çıkaran, 2013'de Aventine ve son olarak da 2016'da Citizen of Glass için stüdyoya giren sanatçı 33 duraktan oluşan bir turne programını açıkladı. 24 Şubat'ta Oslo'dan yola çıkıp 9 Nisan'da Londra'da sonlanacak olan turne ne yazık ki Türkiye'ye uğramayacak.

  • Iggy Pop'tan klip geldi

    Rolling Stone Iggy Pop için "kendisini daha önce hiç olmadığı kadar net bir şekilde ifade etti" demişti Free albümü sonrası. Eylül başı Free'yi bizlerle buluşturan Iggy Pop bir de yeni klip yayınladı. Adından da belli olduğu üzere, insanoğlunun özgür olmadan duygularını tam anlamıyla yaşamayacağı düşüncesiyle yoğrulan albümden Loves Missing'in klibinde La Nubes üyesi Ale Campos'u da izleme fırsatı buluyoruz. Simon Taylor yönetmenliğindeki klipte Iggy Pop'un yüz ifadeleriyle duygularını özgür bırakarak bize aktarışına da şahit oluyoruz.

  • Stranger Things 4'te Hawkins'e veda ediyoruz.

    Stranger Things 4 için resmi açıklama yapıldı. Netflix ilk ipucunu da bir video ile yayınlandı. "Artık Hawkins'de değiliz" diyor Stranger Things. 2020'de yayınlanacak 4. sezon bakalım beraberinde nasıl doğa üstü güçler getirecek ve bizi nasıl bir paralel evrene sürükleyecek? Kaldığı yerden devam edeceği düşünülen dizide Joyce Ailesi'nin nereye gittiği, Hoppers'a ne olduğu ve Ruslarla hikayenin nasıl ilerleyeceğine dair soruların cevaplarını bulacağımız ise şimdilik sadece öngörüden ibaret.

  • Jesus Is King: A Kanye West Experience

    Çıktı, çıkıyor, çıkamadı derken Kanye'nin Jesus Is King albümünün belgeseli çıktı. Albümün Detroit'teki Fox Tiyatrosu ve Chicago'daki Auditorium Tiyatrosu'ndaki tanıtım gecelerinde bazı bölümlerine yer verilen Jesus Is King: A Kanye West Experience adlı belgesel 25 Ekim'de gösterime girecek. Sanatçının pazar günleri bir aile buluşması olarak başlatıp büyüttüğü ve en son bir James Turrell yerleştirmesi olan Roden Crater'da gerçekleştirilen "Sunday Service" günlerinden görüntüler içerecek olan belgeselde albümün stüdyo aşamasına da şahit olacağız.

  • The King's Man ile tarihte yolculuk

    Serinin 3. filmi olacak King's Man'den ilk fragman geldi. 2014 The Secret Service ve 2017 The Golden Circle'ın ardından gelen yeni film diğerlerinden farklı olarak bizi örgütün geçmişine götürecek. Sorun ne olursa olsun, bir şekilde başa çıkabilen kahramanlardan oluşan örgütün nasıl böyle efsanevi bir koruyucu haline geldiğini izleyeceğimiz film Şubat 2020'de gösterime girecek. Filmin başrolündeki Ralph Fiennes'in 1. Dünya savaşında yer alan bir askeri canlandıracağı filmin oyuncaları arasında ise Harris Dickinson, Gemma Arterton, Aaron Taylor-Johnson, Alison Steadman, Matheew Goode, Djimon Hounsou gibi isimler yer alıyor. The King's Man'in yönetmen koltuğunda ise Matthew Vaughn oturuyor.

  • The War Of The Worlds'den ilk fragman

    Biyografi, kısa hikayeler, roman, tarih gibi bir çok türde kitapları bulunan ve hiciv üstadı da diyebileceğimiz İngiliz yazar Herbert George Wells'in romanı The War Of The Worlds bu sefer de dizi olarak uyarlanıyor. Bu sefer de diyoruz çünkü Wells'in bilimkurgu romanı daha önce Byron Haskin ve Spielberg tarafından beyaz perdeye uyarlanmıştı. Romanın Orson Welles tarafından bir radyo versiyonu olduğunu da belirtelim. Öncekilerden farklı olarak, hikaye sadık kalması beklenen dizi Kral Edward dönemi ve Londra'da geçecek. 3 bölümlük mini bir dizi olacak BBC yapımı The War Of The Worlds yönetmeni ise Craig Viveiros olacak. Peter Harness imzalı senaryoyu canlandıracak isimler için de Black Mirror'dan Rafe Spall, Sherlock'tan Rupert Graves, Trainspotting'den Robert Carlyle ve Poldark'tan tanıdığımız Eleanor Tomlinson'ı sayabiliriz.

  • Uzun bir aradan sonra Fiona Apple

    7 yıllık bir aradan sonra Fiona Apple'dan bir albüm geliyor. Apple, New York Magazine'e yapmış olduğu açıklamada, yeni albümün öncekilerden farkını; "kendine özgü, uzun bir süre kimseyi görmüyorsunuz ve ilk karşılaşmanızda, insanlar sizdeki değişimi hissederler, ama siz içinde olduğunuz için büyümeyi ve evrimi göremezsiniz, yaptığı şeyin tam ortasında olduğu için bu değişimi göremiyorum" diyerek özetliyor.

  • Uzayın efendisi Moore'dan For All Mankind

    Mart ayında tanıtımı yapılan ve 1 Kasım'da yayına başlayacak olan Apple Tv+'da yayınlanacak olan For All Mankind Hollywood'un hesaplaşmayı bir türlü sonlandıramadığı hikayelerden biri. Doğu Almanya, Afganistan, Suriye ve uzay... Amerika'nın Ruslarla bitmek bilmeyen mücadelesi boşta kaldıkça sarıldığı bir konu Hollywood'un.... Hikaye, bu sefer tersten işlenmiş olsa da, muhtemelen Amerikan bayrağı göklerde dalgalanacaktır diyerek izleyeceğimiz For All Mankind aya ilk insanın Rusya tarafından gönderilmesi sonrası Amerika'lıların bir kadını aya gönderme hikayesi... Bakalım uzayın efendisi Ronald Moore "tar Trek ile Battlestar Galactica'daki başarısını For All Mankind'da yakalacak mı?" sorusunun yanında cinsiyet'in bir rekabet unsuru olarak kullanılması ve üstünlük olarak gösterilmesini kahvelerimizi içerken tartışalım, insanlık için büyük adımlar bunlar diyerek el sıkışıp ayrılalım..

  • Ex Machina, The Witch ve Moonlight için kitaplıklarda yer açın

    Kısa zamanda çok yol kateden ve muhtemelen bundan sonra da adlarını sıkça duyacağımız, 25 Oscar'lı, yapım şirketi A24 sürpriz bir projeyle daha çıktı karşımıza. Bugüne kadar ekranlarda görmeye alıştığımız A24 kitaplıklarımızda yerini almaya çalışıyor. İlk etapta kitap haline gelecek filmler ise Moonlight, Exmachina ve The Witch. Her bir kitap sınırlı sayıda basılacak. A24'ün twitter hesabından öğrendiğimize göre kitapların içeriklerinde de bizi bekleyen bazı sürprizler yok değil. Buna göre, Moonlight kitabında Oscar töreninde yapılan konuşmaları, The Witch'de tarihçi David Hall ile Robert Eggers'ın diyaloğunu ve Ex Machina'da da Alex Garland'ın film adına yapmış olduğu tasarımları bulabileceğiz. 30 Eylül'den itibaren satışa sunulacak ve fiyatı 60$ olacağı tahmin edilen kitaplara A24'ün sanal mağazası üzerinden ulaşabilirsiniz.

  • Chaplin'in Roman köklerine bir yolculuk

    Şarlo karakteriyle sistemi sessiz sessiz eleştiren, eleştirirken güldüren ve sinema tarihinin gelmiş geçmiş en büyük karakterlerinden birine hayat vermiş bir sanatçı Sir Charlie Spencer Chaplin. Bir yandan "Gülmeden geçen bir gün boşa harcanmış gündür" derken diğer yandan da "kimse ağladığımı anlamıyor diye yağmurda yürümeyi severim" diyor Chaplin. İçindeki fırtınalar, yaşadıkları ve onda bıraktığı izler ve kökleri... Hollywood'un bugüne kadar pek de üzerinde durmadığı yönleriydi. Ancak San Sebastian Film Festivali'nden gelen haberlerde duyduk ki, Chaplin'in bugüne kadar üzerine düşülmemiş, bilinçli ya da bilinçsiz görmezden gelinmiş kökleriyle ilgili bir belgesel geliyor. A Man of The World adlı belgeselin odak noktası Chaplin'in Roman kökleri. Belgesel Chaplin'in sanat yaşımını Roman perspektifinden yorumlarken, Romanların yaşadıkları zulmu de Chaplin'in bakış açısıyla inceliyor. Chaplin'in geçmişine doğru derin bir keşif olarak tanımlanan A Man of the World ikonik karakter Tramp'ın yaratıcısını mercek altına alıyor. Belgeselde aile üyeleri ve Roman kültürüne hakim sanatçılarla röportajlar, Roman yaşamına dair görüntüler, filmlerinden alıntılar, animasyonlar ve sanatçının filmindeki müziklerin muhtemelen Roman müziği ile harmanlandığı ya da yorumlandığı versiyonlarını da bulacağız. Yapımcılığını oğul Michael Chaplin ve torun Dolores Chaplin'in üstlendiği belgeselin yönetmenliğini ise diğer torun Carmen Chaplin yapacak. 2018 yapımı Another Day of Life'ın da senaristi Amaia Remirez'in de kalemiyle katkıda bulunacağı yapımın dağıtım şirketi ise, Chaplin filmlerinin haklarına da sahip olan Fransız Mk2 Film. Roman kültürü deyince, konuya en hakim isimler arasında sayabileceğimiz, yönetmen Tony Gatlif ve gitarist Stochelo Rosenberg'in de belgesele katkıda bulunan isimler arasında olduğunu belirtmeden geçmeyelim. A Man of the World'un çekimlerine 202o'de başlanacak.

  • Kanye West rötar yaptı

    Kim Kardashian'ın, twitter hesabından paylaştığı, 27 Eylül'e tarihlenmiş ve Jesus is King'in şarkı listesinin yazılı olduğu bir kağıdın fotografı sonrası geri sayıma başlayan Kanye West hayranları biraz daha bekleyecek gibi gözüküyor. Variety ve Rolling Stone muhabiri Joe Coscorelli'nin, sektörün önemli isimlerine dayanarak, duyurduğu habere göre bugün beklediğimiz Kanye West'in 9. solo albümü olacak Jesus is King bilinmeyen bir tarihe ertelendi. Bize de "tanrı büyüktür, tamamına erdirsin" deyip beklemek kaldı...

  • McCartney Ailesi ve Polaroid Günlükleri

    Linda McCartney's Polaroid Diaries Taschen tarafından yayınlandı. Kitap için, sanatçının 70'li yılların başlarından 90'ların ortasına kadar çekmiş olduğu fotograflardan derlenmiş bir külliyat diyebiliriz. 200'den fazla fotograftan oluşan kitapta ağırlıklı olarak sanatçının, Paul Mccartney ile evliliği sonrası, çekmiş olduğu aile içi anılarına tanıklık edeceğiz. 68'de Rolling Stone'un kapak fotografını çeken ilk kadın olan Linda McCartney'nin dünyayı görme biçimine odaklanan koleksiyon, bir ailenin samimi anlarını da gözler önüne seriyor. Sanatçının desen, doku, renk ve ışıkla olan ilişkisini de ortaya koyan seçkinin imzalı bir koleksiyoner sürümü de bulunuyor. Linda'nın objektifinden yansıyanlar için Paul Mccartney de diyor ki; "Sadece bir şeyler görürdü. Fotoğraflarının çoğu, sadece bir tık. Önünüzde harika bir fotografın ne zaman gerçekleştiğini görebilmelisiniz. Ve sonra onu tam olarak doğru anda yakalamanız gerekir… Ve bunu o kadar çok yaptı ki, beni hep etkiledi."

  • The Irıshman'den ilk tanıtım filmi

    Oyuncu kadrosundaki yıldızları saymakla bitiremediğimiz The Irishman 27 Eylül'de New York Film Festivali'nde ilk gösterimini yapmaya hazırlanıyor. 160 milyonluk bütçesiyle Scorsese filmleri arasında en pahalı yapımlardan biri olan The Irishman 27 Kasım'da da Netflix'de boy göstermeye başlayacak. Senaryosunu Steven Zillian'ın yazdığı ve mafya tetikçisi Frank Sheeren'ın hikayesini anlatan The Irishman'den ilk tanıtım filmi de yayınlandı. Bununla da kalmayan yapımcılar farklı dönemlerini izleyeceğimiz Frank Sheeren rolündeki De Niro'nun CGI teknolojisiyle nasıl gençleştirildiği ve yaşlandırıldığını gösteren görselleri de paylaştılar.

  • Almodovar'dan bir nevi özçekim

    Almodovar'ın Pain & Glory'si 11 Ekim'de beyaz perdede. Cannes'da eleştirmenlerden tam not alan, Antonio Banderas'ın en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görüldüğü Pain & Glory, İspanya Akademisi tarafından, Oscar adayı olarak seçilmişti. Alejandro Amenabar’ın While at War'u ve Salvador Simo’nun animasyonu Buñuel in the Labyrinth of the Turtles'ın arasından sıyrılıp adaylığı göğüsleyen film aynı zamanda Banderas ile Almodovar için muhteşem bir geri dönüş olarak gösteriliyor. Venedik Film Festivali'nde yaşam boyu başarı ödülüyle onurlandırılan ünlü yönetmenin kendisi ve geçmişiyle de yüzleştiği düşünülen film Salvador Mallo adındaki bir yönetmenin, çocukluğundan itibaren, hayatındaki dönüm noktalarının yaşamında bıraktığı izleri anlatıyor. Eski ışıltı günlerin özlemiyle yaşayan Mallo'nun aile bağlarını, Madrid'deki ilk aşkını, sinemanın duygusal ve ruhsal dünyasındaki etkilerini de göreceğimiz Pain & Glory kişisel bir hesaplaşma hikayesi. Anlaşılan o ki, film izleyicisini, Almodovar'ın hikaye anlatıcılığının zirvesine taşımaya geliyor. Almodovar'ın alter egosu da denebilecek Mallo karakterini canlandıran Antonio Banderas'ın omzuna aldığı yükün ağırlığını da görmezden gelmemek gerek.

  • O gün sonunda geldi Harry

    25 yıl önce, 52 yaşında bizlere veda etmişti. Harry Nilsson. Arkasında nasıl bir müzikal miras bıraktıysa, kendinden sonra gelen her neslin yolu, özellikle film ve dizi müziklerinde, Nilsson'ın müziğiyle bir şekilde kesişti. Goodfellas, Reservoir Dogs, Midnight Cowboy ve son olarak da Netflix serisi Russian Doll... Harry Nilsson karşımıza çıkmaya devam ediyor. Üstelik, Spotify açıklamasına göre, dizi sonrası, Nilsson'a olan ilgi %2000 artmış. Bu artışla ilgili midir bilinmez ama sanatçının 1988 sonrası üzerinde çalıştığı şarkılardan oluşan bir albümün duyurusu da yapıldı. 11 şarkılık yeni albümde Yoko Ono ve Jimmy Web de iki şarkıda yer alıyor. Losst and Founnd adlı albüm 22 Kasım'da Omnivore Recordings'den çıkıyor. U.C.L.A ve albüme de ismini veren Lost and Found adlı iki şarkının şimdiden yayınlanan albümün yapımcısı Mark Hudson olmuş. Aranjör Van Dyke Pars, davulcu Jim Keltner, Nilsson'ın oğlu Kiefo'nun da albümde payı olduğunu belirtelim. Yapımcı Mark Hudson albüm kartonetinde Harry Nilsson'a da şöyle seslenmiş; "Son görüşmemizden beri 25 yıldan fazla zaman geçti. ve sana bilgelik, mizah, tutku, hikayeler ve hepsinden önemlisi ... müziğini ne kadar özlediğimi söyleyemem… Her neyse, sonunda Üzerinde çalıştığımız kayıtları tamamladım… Notlarını aldığım tüm fikirleri bu projeye koydum… Bu albümü yapmak benim için gerçek bir rüyaydı. Sana bir gün bitirip oradan çıkacağımıza söz verdim ve o gün sonunda geldi!

  • Air Max 90 30 yılı devirdi

    Cross Training kategorisinin yaratıcısı, Air Jordan serisinin tasarımcısı, sektörün en vizyoner isimlerinin başında gelen ve Nike'da "mimar" diye anılan Tinker Hatfield'in ikonik tasarımı Air Max 90 önümüzdeki sene 30. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. 2020'de retro bir Air Max 90 görme ihtimalimiz oldukça yüksek. Og Infrared, Moon Landing, Untold Truth ve Lemon Forest gibi serinin efsane modelleri, 2020'de göreceğimiz tasarımdan beklentimizi de oldukça yükseltiyor. Yeni Air Max ile ilgili konuşulanlar arasında ise silüetin aynı kalacağı, deri, süet ve ağlarla bezenmiş modeller olabileceği, Nike'ın, yan bantların ardına gizlenmiş, "swoosh"unun da aynı şekilde kullanılmaya devam edeceğini sayabiliriz.

Video

Pharrell Williams x

Human Made x Adidas

pharrell williams, adidas and human made collabration for an adidas sneaker

Peaky Blinders’in emriyle, bu

Snoop Shelby’in Red Right

Hand’i

snoop dog

Michael Stipe'dan ilk solo tekli

michael stipe, moby

Geçmişten

Merhaba Dünya! Bombastikdergi popüler kültür hakkında bir şeyler yazıp çizmek için kuruldu. Konuştuklarınız, konuşacaklarınız ya da gördükleriniz ve göreceklerinizden oluşan "şeyler" hakkında bir "şeyler" bulacaksınız bu dergide. Sinemadan müziğe, "sneaker"lardan sanata kadar bir çok konuda yazıp çiçeceğiz. Keyfinize keyif katabilirse ne ala. 

Bombastikdergi © 2019. Tüm hakları saklıdır.

İletişim

bottom of page