Search Results
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- Vans ve Disney
Bu satırlarda, daha önce, Nike ve Netflix işbirliğinden bahsetmiştik. Spor markaları bu birlikteliklerin tadını fazlaca almış olacaklar ki bir haber de Vans cephesinden geldi. Van Gogh Müzesi ve Bizarre Adventure gibi farklı ortaklıklarını bildiğimiz marka, Mickey Mouse gibi, Disney ile olan çalışmalarına bir yenisini ekliyor. Bu sefer Vans'ın tasarımcılarının masasında Tim Burton'ın The Nighmare Before Christmas dosyası bulunuyor. Yeni koleksiyona ilham olacak 1993 tarihli film bakalım Vans'ın ürünlerinde nasıl hayat bulacak?
- The Light House
18 Ekimde beyaz perde ile buluşacağı açıklanan The Light House için bir tanıtım filmi daha yayınlandı. Bu sene Cannes'da festivalin en iyi filmi seçilen yapımda Willem Dafoe'ye Twilight serisinden de bildiğimiz Robert Pattinson eşlik ediyor. Kardeşi Max Eggers'la birlikte senaryo yazımını da üstlenen Robert Eggers aynı zamanda The Light House'un yönetmen koltuğuna da oturan isim olmuş. İlk uzun metrajlı filmi olan The Witch ile korku filmi sevenleri oldukça heyecanlandıran yönetmen The Light House'da ıssız bir adada görev yapan iki deniz feneri bekçisinin dalgalı ve fırtınalı akıl sağlıklarıyla mücadelesini anlatıyor.
- Isınma turları
Daha önce Skinny Pete'in sorgu sahnesiyle ilk tanıtımını izlediğimiz El Camino için Netflix, arayı çok da açmadan, bizleri biraz daha heyecanlandırmak ve hafif hafif, düz koşularla bizi tekrar konuya ısındırmak adına, filmden çok bir sahne görmesek de, bu sefer de Jesse Pinkman'ın sorguya çekildiği sahnelerle karşımıza çıktı. Sorguda Jesse'den geçmişi anlatması isteniyor ve dizinin unutulmaz sahneleriyle başbaşa kalıyoruz. Üstelik sabırsızlığımız da gün geçtikçe katlanarak artıyor.
- Dylan yine yollarda
En son 2017'de Triplicate albümüyle dinlediğimiz ve geçtiğimiz günlerde 1975 tarihli efsane turnesi Rolling Thunder Revue'yu anlatan Martin Scorsese belgeseli ile Netflix ekranlarımızda yerini alan Bob Dylan yeni bir turnenin duyurusunu yaptı. California'da başlayıp, Philadelphia'da son bulacak turne 28 adımdan oluşacak.
- Arkası yarınlı Örümcek Adam
Televizyon ve sinema hakları Sony'nin elinde olan Örümcek Adam Marvel ile Sony'i karşı karşıya getirmiş durumda. Captain America Civil War için orta noktada buluşmuş olan iki firma bu sefer anlaşabilecek gibi gözükmüyorlar. Kazançlarını yeterli bulmayan firmalar ellerine geçecek miktarı arttırmaya çalışa dururken, Variety'e konuşan, Sony'nin en yetkili ağızlardan Tony Vinciquerra'dan, elini güçlendirmek adına mıdır bilinmez ama, Örümcek Adam dünyasında geçen beş ya da altı bölümlük bir dizi üzerinde çalıştıklarına yönelik açıklamalar geldi.
- Rap harekettir ve politiktir
Bir gece ansızın gelen Şanışer'in manifesto da diyebileceğimiz Susamam'ı ve Ezhel'in Olay'ı tartışmaları da beraberinde getirdi. O bunu, şu onu dedi kısmına girmeden Bombastik olarak fikrimiz ise "Rap harekettir ve de politiktir, hazmedemiyorsan ha..." der Ceza Suspus'da. Başka hiçbir söze de gerek yoktur aslında.
- Altın Aslan cepte... sıra Oscar'da
4 Ekimde gösterime girecek olan Tod Phillips'in Joker'i geçtiğimiz günlerde 76.'sı gerçekleştiren Uluslararası Venedik Film Festivali'nde seyirci karşına çıktı. Gösterim sonrası dakikalarca ayakta alkışlandığı söylenen Joker festivalden altın aslanı da kaparak, Akademi ödüllerine eli oldukça güçlenerek dönüyor da diyebiliriz. The Dark Night'taki Oscar'la taçlandırılan oyunculuğu ve aramızdan ayrılışının ardından Heath Ledger sevenlerin yerine kimseyi koyamadığı Joker karakterini canlandıran Joaquin Phoenix'in performansı ise bu sefer Ledger sevenlere, en azından, "neden olmasın" dedirtecek gibi duruyor.
- Bff
En son Hong Kong'da Holiday yerleştirmesiyle karşımıza çıkan Kaws, 20 Eylül'de Melbourne'de, National Gallery of Victoria'da, Companionship in the age of loneliness sergisinde Gone adlı işiyle yer alıyor. Sergide Kaws'ın ikonik karakteri Companion, "Bff" olarak adlandırılan, kendi tüylü maskotunu taşıyor. Çalışmasında homonimlik/eşseslilik üzerinde duran sanatçı Michelangelo'nun Pieta'sına da göz kırpıyor gibi dursa da sanatçı sadece Companion'un kaybetmişlik hissini yansıtmasına odaklandığını belirtiyor.
- Bumpy geri dönüyor
The Last King of Scotland'daki unutulmaz, Uganda Kasabı olarak da anılan, diktatör Idi Amin performansı ile Oscar'lı ünlüler arasında yerini alan ama nedense Hollywood dünyasında hep bir adım geride duran Forest Whitaker, on yıllık hapis yılları ardından Harlem'e dönen bir mafya babası olarak çıkıyor karşımıza. Hoodlum'da Laurence Fishburn tarafından da canlandırılan ünlü mafya babası Bumpy Johnson'un hikayesini anlatan Godfather of Harlem, yokluğunda değişen mafya ve devlet yapılanmasına karşı Johnson'un mücadelesini konu ediyor. Johnson'un Malcolm X ile tanışması sonrasında boyut değiştiren mücadelesi, Harlem'deki savaşta, taşları yerinden oynatıyor. Godfather of Harlem 29 Eylül'de Netflix ekranlarında başlıyor.
- Dj Elijah
Müzik ve viski tutkusunu yıllar önce, Bushmill ve Grado Labs ortaklığında, kullanılmış viski fıçılardan ürettiği kulaklıklardan bildiğimiz Elijah Wood şu günlerde ne yapıyor derseniz, hevesten de öteye geçen müzik tutkusunu Dj'lik yaparak geçiriyor diyebiliriz. Müziğe saplantılı olduğunu açıklayan sanatçı, ABC ile yapmış olduğu röportajda insanlar için dj'lik ve kayıt yapmanın saf bir ifadeden ibaret olmasa bile kendisi kadar saf olduğunu belirtiyor. İnsanların evine girdiğinizde gördüğünüz plakların ve kitapların onlar hakkında size çok bilgi vereceğini, hatta kim olduklarını bile anlatacağını belirten Wood dj'liği de aktörlük gibi yaratıcılığın bir uzantısı olarak gördüğünü belirtiyor. Bu arada şunu da belirtelim ki bilinenin aksine Elijah Wood'un setinin arkasındaki ismi de Dj Frodo değil. Elijah Wood da sahnede partneri Zach Cowie gibi kendi adını kullanıyor. İkili olarak çıktıkları sahnelerde ise Wooden Wisdom oluveriyorlar. Dj Elijah hayatının arka planında ise kesinlike Prince şarkılarının çaldığını düşünüyor. Özellikle de Purple Rain, Around the World in a Day ve Parade...
- All Work and No Play
Kült filmlerin zihnimize kazınmış sahnelerini Osmanlı minyatürü şeklinde illüstre etmesiyle tanıdığımız Murat Palta üçüncü kişisel sergisi All Work and No Play günümüzün eğlence kavramını irdeliyor. Zaman öldürmeye evrilen eğlence kavramına odaklanan sanatçı geleneksel minyatür sanatını güncel hikayelerle harmanladığı bu çalışmasında bizi bizden olanla bize sunuyor. All Work and No Play'e 5 Eylül, 19 Ekim arasında X-ist'te ziyaret edebilirsiniz.
- Ya içindesindir çemberin Jun, ya da...
Japon moda tasarımcısı Jun Takakashi'nin, Hong Kong'da suçluların Çin'e iadesini kolaylaştıran yasa sonrası çıkan ve sonrasında daha fazla özgürlük talebine evrilen gösterilere destek olmak için, kendi markası Undercover'ın instagram hesabı üzerinden yapıp sildiği bir paylaşım ortalığı karıştırdı. Takakashi paylaşımında gösterilere destek olmak amacıyla Nike ile ortak yürüttükleri Daybreak modeli ile ilgili projeyi durdurduğunu açıklarken, Undercover ise, sonrasında yapmış olduğu bildiride, bunun kişisel bir görüş olduğu ve markanın böyle bir kararının olmadığını belirterek projenin devam ettiğini açıkladı. Bu açıklamalar yeterli olmamış olacak ki, Çinli perakende markası YYSports 14 Haziran'da yeni sürümü yapılan Daybreak modelini raflardan kaldırmakla kalmayıp markaya ait tüm ürünleri satış kanallarından kaldırdığını açıklamış.
- Aheneah dokumaya devam ediyor
Büyükannesinin yaptığı nakışları grafik tasarımıyla birleştiren ve şehrin duvarlarını dokuyarak oluşturduğu çalışmalarıyla bildiğimiz, sokakta Aheneah olarak tanıdığımız, sanatçı Ana Martins bugüne kadar yapmış olduğu işlerin aksine bu sefer ölçeği küçültüp, algılar ile oynamayı tercih etmiş. Bunu yaparken kendine meydan okuduğunu da belirten sanatçı insan gözünün mesafeye, ışığa, parlaklığa olan tepkilerine odaklandığı Perception adlı çalışmasını "bir şeye her baktığınızda son seferden farklı gözükebilir, şeyleri aslında oldukları gibi görmüyoruz, bu yüzden bunlar hiç bitmeyen parçalar" diyerek özetliyor.
- Denizin sesi
Tokyo'lu sanatçı Toshihiko Hosaka "Sessizce acı çeken deniz adına yüksek bir sesle konuşmak istiyoruz. 50 m uzunluğunda ve 35 m genişliğinde daha önce görülmemiş bir boyuta sahip bir gazete yarattık. Gazetemizi sahilde yaptığımız sığ bir çukura oyarak doğanın ortasında yarattık" diyor Voice of the Sea News için. Milyonlarca ton çöpünü denizlere döken insanoğlunun bir nebze de olsa ilgisini çekip, vermiş olduğu zarara odaklanması için sanatçı ve ekibi tarafından hazırlanan heykel ile yerleştirme arası olan çalışma soyu tükenmekte olan canlıların da sesi olmaya çalışıyor.
- Funan
Yönetmen Denis Do'nun annesi ile yapmış olduğu söyleşiler ile şekillendirdiği animasyonu Funan 1975 ve 1979 yılları arası Kamboçya'da yapmış oldukları katliamlar ile tanıdığımız Kızıl Kmerler'in baskıcı rejimlerinden 4 yaşındaki oğlunu koruyup, ailesini bir arada tutmaya çalışan bir annenin mücadelesini anlatıyor.
- Papa var, papa var
Sigarasını yakıp, ilk nefesi çekmeden önce dudaklarına yerleşen o ufak ve muzip gülücükle birlikte, "hadi bakalım, şimdi ne yumurtlayacak din adına" beklentisiyle geçti bir sezon ve Jude Law yerini bir başka büyük isim John Malkovich'e bırakıyor. The New Pope ismi ile devam edecek olan The Young Pope'un ilk fragmanı da yayınlandı. Pius XVII'yı canlandıran Jude Law'un komaya girmesinden sonra papalık makamına seçilecek olan Giovanni Paolo III'ün hikayesine odaklanan yeni sezonda iki ustayı bir arada izleme fırsatımız olacak.İlk tanıtım filminden anladığımız kadarıyla iki papanın farklılıkları üzerine kurulmuş olan senaryo için Paolo Serrantino ruhani bir dünyada her an her şeyin olabileceğini belirtiyor ve tanrısal güçlerin de etkisiyle komada olan Papa Pius'un çok da yatağa bağlı kalmayacağının sinyallerini de veriyor.
- Geliyor gönlümüzün efendisi
Yerini dolduramamıştık, üzerine farklı güller koklasak da bulamadık aynı tadı... Devamı geldi, geliyor söylentilerinin arkası kesilmeyince kesmiştik umudumuzu ama onlar, sır gibi sakladıkları senaryolarıyla, film olarak karşımıza çıktılar. Satır aralarında isminin Greenbrier olacağı konuşulan devam niteliğindeki film El Camino adını alıvermiş. Umduğumuzdan da kısa bir zamanda Netflix ekranlarında bizimle birlikte olacak El Camino, Skinny Pete'in sorgu sahnesiyle sınırlı tutulmuş olan tanıtım filminden de anlaşılacağı üzere Jesse Pinkman'ın kaçısı üzerine odaklanıyor diyebiliriz.
- Thom Yorke'dan
Uzun zamandır fısıltılar halinde duyumlarını aldığımız proje sonunda notalara dökülmüş. Thom Yorke sonunda kayıtları bitirmiş ve Edward Norton imzalı Motherless Brooklyn'in film müzikleri arasındaki yerini almış. Söylentilere göre müzik Norton'un filmde bazı değişiklikler yapmasını sağlayacak kadar da etkileyici olmuş. Daily Battles adlı şarkıda Thom York'un Atoms for Peace'den grup arkadaşı Flea da yer alıyor. Hazır konusu açılmışken, filmden de biraz bahsedecek olursak, 1 Kasımda izleyici ile buluşacak olan Motherless Brooklyn'de Edward Norton kamera arkasında olduğu kadar önünde de yer alacak. Tourette sendromlu bir dedektifi canlandıracak olan Norton hastalığı ile mücadele ederken bir yandan da en yakın arkadaşının uğradığı cinayeti de aydınlatmaya çalışıyor. Bruce Willis, William Dafoe ve Alec Baldwin gibi birbirinden ünlü isimler de Norton'a eşlik edecek isimler arasında yer alıyor.
- Son 5
Yaşasaydı 8 Ocak'ta 71. yaşını kutlayacak olan David Bowie'nin hastalığıyla mücadele ettiği yılları konu alan mini belgesel The Last Five Years sanatçının popüler kültürün yanı sıra sanata, yaşama, sektöre nasıl yön verdiğine ve Bowie'nin çok yönlülüğüne, üretkenliğine odaklanıyor. Belgesel aynı zamanda Bowie'nin müzikali Lazarus ve en başarılı albümleri arasında gösterilen The Next Day ile Blackstar'ın yaratım süreçlerini de bizlere aktarıyor. HBO tarafından ilk gösterimi efsanenin doğum gününde yapılacak olan belgesel sabırsızlıkla beklediklerimiz listesinde ilk sıralardaki yerini almayı hakediyor.
- Lekeliler Kulübü
Vücudlarındaki lekelerden dolayı çevreleri tarafından ötekileştirilen bir grup arkadaşın kurdukları Lekeliler Kulübü'nü anlatan The Stained bir animasyon okulu olan Club Supinfocom Rubika öğrencileri tarafından çekilmiş. Her bir karakterin lekesini ve o lekenin arkasındaki hikayelere yer veren bu kısa animasyonda çocukların belleklerinde kalan kötü izlere yönelik farkındalık yaratma amacı güdülmüş.

























