Search Results
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- 28 Years Later: Danny Boyle’un korku serisi geri dönüyor
Danny Boyle’un büyük merakla beklenen post-apokaliptik korku serisi 28 Years Later için ikinci fragman nihayet izleyiciyle buluştu. Sony Pictures tarafından paylaşılan yeni görüntüler, izleyicileri bir kez daha ölümsüzlerin istila ettiği Birleşik Krallık’a davet ediyor. Boyle’un yönetmenliğini üstlendiği yapımın senaryosu ise Alex Garland imzası taşıyor. Film, 28 Days Later ve 28 Weeks Later’ın ardından serinin üçüncü halkası olarak karşımıza çıkıyor. Resmi sinopsis, “Rage virüsünün biyolojik silah laboratuvarından yayılmasının üzerinden neredeyse otuz yıl geçti. Hâlâ sıkı bir karantina altında olan bölgede, bazı insanlar enfekte olmuşların arasında yaşam yolları bulmuş durumda. Hayatta kalan bir grup, ana karaya yalnızca ağır korunan bir geçitle bağlı küçük bir adada yaşamaktadır. Ancak grup üyelerinden biri, karanlıkla çevrili anakaranın derinliklerine doğru yola çıktığında yalnızca enfekte olanların değil, diğer kurtulanların da uğradığı korkutucu değişimlerle yüzleşir,” sözleriyle özetleniyor. Filmin oyuncu kadrosunda Jodie Comer, Aaron Taylor-Johnson, Ralph Fiennes, Jack O’Connell ve Alfie Williams gibi yıldız isimler yer alıyor. Serinin orijinal filminde başrolde olan Cillian Murphy ise bu kez yapımcı koltuğunda oturuyor. Ancak, filmde konuk oyuncu olarak yer alıp almayacağı henüz kesinleşmiş değil. 28 Years Later filmi, 20 Haziran 2025 tarihinde dünya genelinde sinema salonlarında gösterime girecek. Korku ve gerilim sevenler için unutulmaz bir yaz deneyimi vadediyor.
- Eddington filminden ilk fragman geldi: Joaquin Phoenix, Pedro Pascal ve Emma Stone aynı kadroda
Ari Aster'in merakla beklenen yeni filmi Eddingtondan ilk fragman izleyiciyle buluştu. A24 tarafından hayata geçirilen yapım, pandemi döneminin gölgesinde, New Mexico’daki izole bir kasabada geçen çağdaş bir Western kara komedisi olarak öne çıkıyor. Yönetmenliğini Hereditary, Midsommar ve Beau Is Afraid gibi yapımlarla tanınan Ari Aster’in üstlendiği filmde; Joaquin Phoenix, Pedro Pascal ve Emma Stone başrollerde yer alıyor. Phoenix, kasabanın sert ve tehditkâr şerifini canlandırırken, Pedro Pascal ise onunla gerilim dolu bir ilişki içinde olan belediye başkanına hayat veriyor. Fragmanda Phoenix’in karakterine ait şu sözler dikkat çekiyor:“Hayatınızı önemsiyorsanız, iki kere düşünün. Çünkü Eddington’daki insanlar silahlarıyla konuşur.” Filmde ayrıca Austin Butler, Luke Grimes, Deirdre O’Connell, Micheal Ward, Clifton Collins Jr., William Belleau, Cameron Mann, Matt Gomez Hidaka ve Amélie Hoeferle gibi dikkat çekici isimler de yer alıyor. Emma Stone, Joaquin Phoenix’in eşi olarak karşımıza çıkarken; Austin Butler ise gizemli ve karizmatik bir vaizi canlandırıyor. Ari Aster’in yazıp yönettiği Eddington, dünya prömiyerini 2025 Cannes Film Festivali'nin ana yarışma bölümünde gerçekleştirecek. Film, ABD’de 18 Temmuz 2025 tarihinde vizyona girecek. Hikâye, Mayıs 2020’de geçiyor ve küçük bir kasabada, şerif ile belediye başkanı arasında yaşanan bir çatışma; komşuları birbirine düşüren büyük bir kaosun fitilini ateşliyor.
- The Life of Chuck: Tom Hiddleston’lı Stephen King uyarlamasından 13 Haziran 2025’te vizyonda
Stephen King’in aynı adlı kısa hikâyesinden uyarlanan The Life of Chuck, 13 Haziran 2025’te sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Başrollerinde Tom Hiddleston, Karen Gillan ve Kate Siegel gibi yıldız isimlerin yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda ise korku ve psikolojik gerilim türündeki başarılı projeleriyle tanınan Mike Flanagan oturuyor. Film, Charles Krantz’ın hayatını alışılmışın dışında bir kurguyla ele alıyor. Hikâye, Charles’ın beyin tümörü nedeniyle ölümünden başlayarak zaman içinde geriye doğru ilerliyor ve çocukluğuna, sözde perili bir evde geçirdiği günlere kadar uzanıyor. Bu ters zaman çizelgesi, izleyiciye karakterin yaşamını benzersiz ve duygusal bir biçimde deneyimleme fırsatı sunuyor . İlk kez geçtiğimiz haftalarda CinemaCon 2025 etkinliğinde özel olarak gösterilen fragman, şimdi tüm izleyiciler için YouTube üzerinden yayınlandı. Fragman, gerek atmosferi gerekse oyunculuk performanslarıyla şimdiden büyük ilgi gördü ve sosyal medyada olumlu yorumlarla karşılandı. Yönetmen Mike Flanagan, daha önceki Stephen King uyarlamaları olan Gerald’s Game ve Doctor Sleep ile geniş beğeni toplamıştı. The Life of Chuck da bu başarılı çizgiyi sürdürerek, hem Flanagan hayranlarını hem de King tutkunlarını heyecanlandırmış durumda.
- LEGO Star Wars May the 4th 2025 Koleksiyonu
Jango Fett’in Gemisi, Yeni Setler ve Sürpriz Hediyeler! Star Wars hayranları, her yıl 4 Mayıs’ta kutlanan “May the 4th” günü için yeniden heyecanla geri sayımda. Disney ve LEGO bu özel gün için büyük sürprizler hazırladı. Özellikle LEGO Star Wars serisine eklenen yepyeni setler dikkat çekiyor. İşte bu yılın en çok beklenen LEGO Star Wars yenilikleri! Listenin başında Ultimate Collector Series (UCS) serisine katılan yepyeni bir model var: Jango Fett’in Firespray-Class Yıldız Gemisi. Daha önce Boba Fett’in ikonik yeşil-kırmızı versiyonunu UCS formatında görmüştük, ancak bu yeni set Jango Fett’in gemisini ilk kez detaylı bir şekilde sunuyor. Tam 2.970 parçadan oluşan bu dev set, iç tasarım, hareketli giriş bölümü ve ünlü sismik bomba gibi birçok özelliğe sahip. Ayrıca Jango Fett ve çocuk Boba Fett’in özel minifigürleri de setle birlikte geliyor. Standart LEGO setlerinde de hayranları sevindirecek pek çok yeni parça yer alıyor. Sevilen droid karakteri Chopper (C1-10P) şimdiye kadarki en büyük formuyla geliyor. Rebel U-Wing Starfighter ise 594 parça ile sezonu yaklaşan Andor dizisinin ikinci sezonuna göz kırpıyor. Cassian Andor, K-2SO, Dedra Meero ve bir İmparatorluk ajanı da minifigür olarak sete dahil. Farklı bir tarz sunan Brick-Built Star Wars Logo, film başlık kartını 700 parçalık yapısıyla yeniden yaratıyor. Ayrıca Kylo Ren’in Komuta Gemisi orta boyutlu (Midi-scale) yeni bir set olarak karşımıza çıkıyor. Kask koleksiyonuna ise Jango Fett ve Kylo Ren’in kaskları ekleniyor. BrickHeadz serisinde ise “Revenge of the Sith” temalı kahraman ve kötü karakterlerden oluşan beşli bir set ile Rebel Pilot kıyafetli Luke Skywalker bulunuyor. Bazı setler şu anda LEGO’nun resmi sitesinde ön siparişe açılmış durumda. Tüm koleksiyonun resmi çıkış tarihi ise 1 Mayıs 2025. İlk beş gün boyunca stoklarla sınırlı olmak üzere satın alımlarda özel hediyeler de verilecek. Bu promosyon ürünler arasında Jango Fett’in yıldız gemisi anahtarlığı, Kamino Eğitim Tesisi seti, Mini Millennium Falcon ve daha fazlası yer alıyor. Fiyatlar 10 dolardan başlayıp 300 dolara kadar çıkıyor. Özellikle koleksiyoncular ve Star Wars tutkunları için bu yeni LEGO setleri kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor.
- Snoop Dogg’tan anlamlı Gospel albümü “Altar Call” 27 Nisan’da yayında
Rap müziğin efsane ismi Snoop Dogg, Missionary albümünde Dr. Dre ile gerçekleştirdiği başarılı iş birliğinin ardından bu kez ruhani bir projeyle karşımıza çıkıyor. Yeni albümü “Altar Call”, 27 Nisan 2025’te Death Row Records etiketiyle yayınlanacak. Tam 21 parçadan oluşan bu gospel albümü, sanatçının 2021 yılında hayatını kaybeden annesi Beverly Tate’e duyduğu derin sevgi ve özlemin bir yansıması niteliğinde. Albümün yayın tarihi de özel bir anlam taşıyor: Beverly Tate’in doğum gününe denk gelen 27 Nisan, projeye daha da kişisel bir boyut kazandırıyor. Albüm kapağında da annesinin bir fotoğrafı yer alıyor, bu da duygusal bağın altını bir kez daha çiziyor. Snoop Dogg , Okayplayer ile yaptığı röportajda projenin manevi yönünü şöyle dile getiriyor: “Annemin ruhu her zaman benimle. Bu albüm, onun bana öğrettiği değerlerin bir yansıması. Sesimi ve platformumu sevgi yaymak, dünyayı iyileştirmek için kullanmayı bana o öğretti. Bu, Love kitabımdan bir başka kutsal bölüm.” Altar Call, sadece duygusal değil aynı zamanda müzikal açıdan da güçlü bir kadroya sahip. Albümde yer alan isimler arasında Jamie Foxx, Robert Glasper, Denaun Porter, Jazze Pha, Charlie Bereal, Jane Handcock, October London ve Death Row Mass Choir bulunuyor. Albümün çıkış parçası olan ve John P. Kee’nin duygusal şarkısı “Mother I Miss You”’nun yeniden yorumu niteliğindeki single, 18 Nisan Cuma günü müzikseverlerle buluşacak. “Altar Call” albümü, Snoop Dogg’un müzikal çeşitliliğini ve kişisel dönüşümünü bir kez daha ortaya koyuyor. Hem gospel müziğe olan ilgisini hem de annesine duyduğu sevgiyi harmanlayan bu proje, hayranları için manevi bir yolculuk sunuyor.
- Tolga Karaçelik’in kara komedisi “Saykoterapi” 18 Nisan’da Sinemalarda
Tolga Karaçelik, İngilizce çektiği ilk uzun metraj filmi “Saykoterapi: Bir Seri Katil Hakkında Yazmaya Karar Veren Yazarın Sığ Hikâyesi” ile kara komedi türünde sıra dışı bir yapımla izleyicinin karşısına çıkıyor. Steve Buscemi, Britt Lower ve John Magaro gibi Hollywood yıldızlarını bir araya getiren film, 18 Nisan 2025’te Chantier Films dağıtımıyla Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor. Orijinal adıyla "Psycho Therapy: The Shallow Tale of a Writer Who Decided To Write About A Serial Killer", film, boşanma sürecindeki bir yazarın, kendisini emekli bir seri katille iş birliği yaparken bulduğu tuhaf ilişkisini konu alıyor. Yazar Keane, hem yıkılan evliliğini toparlamaya çalışıyor hem de yazmakta zorlandığı yeni romanı için ilham arıyordur. Bir gece karşılaştığı Kollmick adındaki ilginç adam, kendisinin eski bir seri katil olduğunu iddia eder. Bu tuhaf tanışıklık, sabahları evlilik danışmanlığı, akşamları ise cinayet danışmanlığına dönüşen absürt bir dostluğa evrilir. Film, dünya prömiyerini 2024 Tribeca Film Festivali’nde gerçekleştirdi ve festivalden Seyirci Ödülü ile döndü. ABD’de vizyona giren film, Türkiye prömiyerini ise 44. İstanbul Film Festivali kapsamında yaptı ve Altın Lale ödülü için yarışıyor. “Sarmaşık”, “Kelebekler” ve “Gişe Memuru” gibi ödüllü yapımlarıyla tanınan Karaçelik, Sundance 2018’de Dünya Sineması Büyük Ödülü’nü kazanan ilk Türk filmi olan “Kelebekler” ile hafızalara kazınmıştı. Yeni filmi “Saykoterapi” ile de uluslararası başarılarına bir yenisini eklemeye hazırlanıyor. Toplam 22 günde New York’ta çekilen yapımın post prodüksiyon süreçleri New York, Los Angeles ve İstanbul’da tamamlandı. Yapımcılığı, Curious Gremlin, Olive Productions ve Tolga Karaçelik Productions üstlenirken, yürütücü yapımcı kadrosunda Britt Lower, John Magaro, Aret Taşçıyan, Kanat Doğramacı, Irmak Pakdemir ve Ali Yürüer yer alıyor. Filmin görüntü yönetmenliğini, Emmy ödüllü Natalia Kingston üstlenirken, prodüksiyon tasarımı Lance Mitchell, müzik süpervizörlüğü ise yine Emmy ödüllü Ciara Elwis imzası taşıyor. Kurguda ise Evren Luş yer alıyor. Dünya satış hakları ise sektörün iki dev ismi CAA Media Finance ve UTA tarafından yönetiliyor.
- Air Jordan 1 Low OG “Washed Teal” renk seçeneğiyle yeniden yorumlanıyor
Air Jordan 1 Low OG, yeni “Washed Teal” rengiyle buz gibi taze bir stil sunuyor. Modelin üst kısmı, asit yıkama efektli teal (camgöbeği) tonlarında süet malzemeyle tasarlanmış. Bu efekt, sneaker’a hem doğal hem de çarpıcı bir hava katıyor. Nike’ın ikonik Swoosh logosu, tüy benzeri dokusuyla dikkat çeken kabarık süetle öne çıkarken, bağcık kısmındaki tie-dye desenli detaylar tasarıma ekstra karakter kazandırıyor. Sneaker’ın genel havasını tamamlayan yarı saydam yeşil dış taban ise ton sür ton bir geçiş yaratarak bütünlüğü sağlıyor. “Washed Teal” versiyonu, sokak modasına yön veren Jordan tutkunları ve sneaker koleksiyoncuları için göz alıcı bir alternatif sunuyor. Air Jordan 1 Washed Teal sizlerle!
- Oscar ödüllü “Kaplan ve Ejderha” dizisi Amazon Prime Video’da
Kaplan ve Ejderha dizisi resmen duyuruldu. Ang Lee imzalı, 2000 yapımı Oscar ödüllü film Crouching Tiger, Hidden Dragon, yıllar sonra bu kez televizyon ekranlarına uyarlanıyor. Amazon’un dijital yayın platformu Prime Video üzerinden izleyiciyle buluşacak olan dizi , Sony ve Amazon iş birliğiyle hayata geçiriliyor. Orijinal film, yazar Wang Dulu tarafından 1938-1944 yılları arasında kaleme alınan Crane-Iron Pentalogy isimli beş kitaplık seriye dayanıyordu. Yeni dizi uyarlaması da yine bu kaynak eserlerden ilham alacak. Hatırlanacağı üzere film, aralarında En İyi Yabancı Film, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Sanat Yönetimi ve En İyi Özgün Müzik kategorilerinin bulunduğu dört Oscar ödülünün sahibi olmuştu. Fantastik dövüş sanatları ve derin felsefi anlatımıyla hafızalara kazınan “Kaplan ve Ejderha”, yeni nesil izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Amazon Prime Video üzerinden yayımlanacak olan dizi, hem nostalji rüzgârı estirecek hem de epik hikâyesini yeni bir formatta yeniden anlatacak.
- Elif Kozan’dan yeni tekli: “Tek Başıma”
Yalnızlığın Derinliklerine Yolculuk Alternatif müziğin yükselen isimlerinden Elif Kozan, son teklisi “Tek Başıma” ile dinleyicileri duygusal bir iç yolculuğa çıkarıyor. Elif Kozan, geçtiğimiz aylarda yayımladığı ve büyük beğeni toplayan “Ben Bu Kalbi Ne Yapsam” şarkısının ardından, bu kez Emircan Fidan ile ortak imza attığı bir eserle karşımızda. Söz ve bestesi Elif Kozan ile Emircan Fidan’a ait olan “Tek Başıma”, yalnızlık temasını içten bir dille ele alıyor. Şarkı, zaman zaman kaybolmuşluk hissini derinlemesine yaşatırken, zaman zaman da içsel bir kabullenmeye dönüşen güçlü duygularla örülü bir anlatım sunuyor. Herkesin kendi yaşamından izler bulabileceği şarkı, empati kurmaya açık sözleriyle dikkat çekiyor. Mert Türidi yönetmenliğinde çekilen etkileyici video klibiyle birlikte yayımlanan “Tek Başıma”, GROW etiketiyle tüm dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluştu.
- Nike Golf ve Justin Timberlake’ten lüks dokunuş: Victory Tour 4 “Raggio Di Sole”
Nike Golf, pop müziğin ikonik ismi Justin Timberlake ile bir araya gelerek, performans odaklı golf ayakkabısı Victory Tour 4'ün özel bir versiyonunu tanıtıyor. “Raggio Di Sole” adlı bu yeni renk seçeneği, zarafet ve yenilikçi spor teknolojisini bir arada sunarak dikkat çekiyor. İtalya’nın Montebelluna kentinde üretilen bu model, hem lüks tasarım hem de üstün performans sunuyor. Üst yüzey, yumuşak yulaf tonlarında hazırlanmış tumbled deri, süet detaylar ve ince dikişlerle premium bir görünüm kazanıyor. Canlı lav kırmızısı ve pembe vurgular, modern bir kontrast yaratarak ayakkabının sportif ruhunu koruyor. Ayakkabının dili üzerinde “Raggio Di Sole” yani “güneş ışığı” ifadesi ve Timberlake’in imzası yer alıyor. İç tabanlarda kullanılan mantar malzeme, kahve lekelerini andıran tasarımıyla Timberlake’in kahve kültürüne olan ilgisine gönderme yapıyor. Nike’ın gelişmiş Flyplate dış taban teknolojisi, zemin tutuşunu artırarak sahada üstün performans sağlıyor. Ayrıca, özel kutulama ve uyumlu çoraplarla gelen bu model, koleksiyon değeri taşıyan detaylarıyla öne çıkıyor. Sadece 1.981 çift üretilen bu özel sürüm, Justin Timberlake’in doğum yılına atıfta bulunuyor. Dil kısmında “1981” ve “2025” yazan özel etiketler, bu sınırlı üretimin kimliğini vurguluyor. Timberlake’in 2018’den bu yana ilk Nike iş birliği olan bu tasarım, aynı zamanda Nike Golf çatısı altındaki ilk ortaklığı.
- Ayumi Shibata’nın kağıttan heykelleriyle ışık ve gölgenin dansı: “Poem of Life”
Japon sanatçı Ayumi Shibata, sıradan beyaz kağıdı olağanüstü sanat eserlerine dönüştürmesiyle tanınıyor. İncecik kesilmiş manzaralarla dolu cam kürelerden, üç boyutlu kağıt dünyalara kadar uzanan çalışmaları, kağıdın sınırlarını yeniden tanımlıyor. Sanatçının son sergisi olan “Micro and Macro Universe of Paper Art”, bu yaklaşımını bir adım ileri taşıyor. Shibata’nın sergi kapsamında oluşturduğu yeni serisi “Poem of Life”, mekâna asılan heykeller aracılığıyla ışık, boşluk ve gölgeyle etkileyici bir oyun kuruyor. Müzenin dokuz metrelik yüksekliğindeki atriyumuna sarkıtılan bu kağıt heykeller, ziyaretçilere adeta başka bir dünyaya adım atmış hissi yaşatıyor. Ziyaretçiler sergi alanında serbestçe dolaşarak her bir detayın incelikle işlendiği bu eserleri yakından gözlemleyebiliyor. Sergi, Ocak 2025’te Tokyo’ya yaklaşık bir saat mesafedeki Ichihara Lakeside Museum’da gerçekleşti. Etkinlikte Ayumi Shibata’ya, kağıt sanatı alanında farklı teknikler kullanan iki önemli Japon sanatçı daha eşlik etti: Tomoko Fuse (origami) ve Noriko Ambe (katmanlı kesim teknikleri). Üç kadın sanatçı, origami ve kirigami gibi geleneksel Japon kağıt sanatlarını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayarak, kağıdın sanattaki yerini sorgulayan etkileyici eserler sundular. Ayumi Shibata’nın büyüleyici kağıt evrenini daha yakından keşfetmek için aşağıdaki görsellere ve videolara göz atabilir, sanatçının Instagram hesabı üzerinden daha fazla çalışmasına ulaşabilirsiniz.
- Tom Cruise Geri Dönüyor: “Görevimiz Tehlike – Son Hesaplaşma 2” 23 Mayıs’ta
Tom Cruise, “Görevimiz Tehlike – Son Hesaplaşma” filminin yeni fragmanında aksiyon dolu sahnelerle geri dönüyor. Serinin yeni filmi, 23 Mayıs 2025'te sinemalarda izleyiciyle buluşacak. Bu yapımda, Cruise’un canlandırdığı IMF ajanı Ethan Hunt karakterine son kez tanıklık edebiliriz. Filmin adı olan “Son Hesaplaşma”, “Görevimiz Tehlike” serisinin finaline işaret ediyor. 2023 yılında vizyona giren ilk bölümde Ethan Hunt, tehlikeli bir yapay zekâ sistemi olan The Entity’nin kontrolünün kötü ellere geçmesini engellemeye çalışıyordu. Yeni bölüm, bu hikâyenin devamı niteliğinde. Tom Cruise’a filmde; Simon Pegg (Benji Dunn), Ving Rhames (Luther Stickell), Vanessa Kirby (Alanna Mitsopolis), Hayley Atwell (Grace), Esai Morales (Gabriel), Shea Whigham (Jasper Briggs), Greg Tarzan Davis (Degas) ve Pom Klementieff (Paris) eşlik ediyor. Serinin bu yeni filmine katılan taze yüzler arasında ise “Ted Lasso” dizisiyle tanınan Hannah Waddingham, Nick Offerman, Lucy Tulugarjuk, Katy O’Brian, Tramell Tillman ve Stephen Oyoung dikkat çekiyor. “Görevimiz Tehlike – Son Hesaplaşma: İkinci Bölüm”, aksiyon, gerilim ve teknolojik tehdit temalarını bir araya getirerek sinema tutkunlarına unutulmaz bir deneyim vaat ediyor.
- 44. İstanbul Film Festivali
44. İstanbul Film Festivali: Kültürlerin ve Hikâyelerin Kesişim Noktası İKSV tarafından bu yıl 44. kez düzenlenen İstanbul Film Festivali, 17-28 Nisan tarihleri arasında sinemaseverleri dünya sinemasının en güncel, çarpıcı ve ilham verici örnekleriyle buluşturuyor. Türkiye’nin en köklü ve prestijli sinema etkinliği olan İstanbul Film Festivali, bu yıl da zengin programıyla hem sinema sanatına hem de kültürel çeşitliliğe büyük bir katkı sunuyor. Festivalin en dikkat çeken bölümleri arasında Uluslararası Yarışma, Ulusal Yarışma ve Genç Ustalar gibi klasikleşmiş seçkilerin yanı sıra, Kapsayıcılık, Hafıza, Edebiyat Uyarlamaları ve Kültürlerarası Temas gibi temalar öne çıkıyor. Filmler Aracılığıyla Hafıza ve Mekân Festivalin bu yılki programı, hafıza ile mekân arasındaki ilişkiye odaklanan filmleriyle dikkat çekiyor. Özellikle savaş sonrası travma, göç ve aidiyet temalarını işleyen yapımlar, yalnızca bireysel hafızayı değil, aynı zamanda kolektif bilinçaltını da görünür kılıyor. Bu bağlamda, filmlerin mekânla kurduğu ilişki, geçmişin izlerini bugünde sürmek adına güçlü bir anlatı zemini oluşturuyor. Kültürlerarası İletişim ve Ortadoğu Coğrafyas ı Festivalde, Ortadoğu coğrafyasından gelen filmlerin önemli bir yer tuttuğu görülüyor. Bu filmler, yalnızca politik temsillerle değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel kodlarla da seyirciye farklı perspektifler sunuyor. Ortadoğu’daki gündelik hayatın, kadın temsillerinin ve inanç sistemlerinin kesiştiği anlatılar, kültürlerarası etkileşimi hem sorunsallaştırıyor hem de zenginleştiriyor. Genç Ustalar ve Yeni Anlatılar Festivalin “Genç Ustalar” bölümü, sinemanın geleceğine dair umut veren yapımları bir araya getiriyor. Yeni kuşak yönetmenlerin deneysel anlatı teknikleri, hem biçim hem de içerik açısından cesur denemelere olanak tanıyor. Bu bölüm, sinemanın sadece geçmişi anlatmakla kalmayıp aynı zamanda geleceği de inşa eden bir sanat formu olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Kapsayıcılık ve Sinema Bu yılki festival, kapsayıcılık ilkesini güçlü biçimde benimseyerek, kadın yönetmenlerin ve queer sinemanın görünürlüğünü artırıyor. Farklı cinsiyet kimlikleri, sınıfsal arka planlar ve marjinalleştirilmiş topluluklar, perdede yalnızca temsil edilmekle kalmıyor; kendi dillerinde, kendi ritimlerinde hikâyelerini anlatma imkânı da buluyor. İstanbul’da Sinemanın Ruhu İstanbul Film Festivali, yalnızca bir film gösterim programı değil; aynı zamanda bir sinema hafızası, bir diyalog alanı ve bir kültürel buluşma noktası. Taksim’den Kadıköy’e uzanan sinema salonları, festivali bir şehir deneyimi haline getiriyor. Film gösterimlerinin ardından gerçekleşen söyleşiler, paneller ve atölyeler ise seyircinin sinema ile kurduğu bağı daha da derinleştiriyor.
- Nike, xDevin Booker x Chevrolet Book 1
Nike, Devin Booker’ın Chevrolet ile gerçekleştirdiği özel iş birliğinin kampanyasını geçtiğimiz gün tanıtmıştı. Şimdi ise koleksiyonda yer alan üç ayakkabıya ait resmi görseller de paylaşıldı. Tasarımlar, hem stil hem de detay açısından dikkat çekici bir bütünlük sunuyor. Koleksiyonun merkezinde yer alan model, Devin Booker’ın imza ayakkabısı Nike Book 1. “Dark Gold Leaf” isimli bu versiyon, tamamı tüy gibi yumuşak kahverengi süetle kaplı. Dil kısmında mavi renkli bir Chevrolet logosu yer alırken, topuk ve iç tabanda beyaz detaylar dikkat çekiyor. İç dil etiketinde ise “The Heartbeat of America” yazısı bulunuyor. Ayakkabı, temaya özel kutusuyla birlikte geliyor. İki farklı Nike Blazer Low modeli de koleksiyona eşlik ediyor: “Team Dark Green” ve “Surf Blue” renk seçenekleri, Booker’ın 1972 model mavi Chevrolet Blazer’ına yani “Uncle Larry”e selam niteliğinde. Her iki modelin dil etiketi ve iç tabanında Chevrolet logosu öne çıkarken, topuk kısmında büyük “BOOK” yazısı yer alıyor. Gümüş renkli özel bir hangtag üzerinde hem Chevrolet logosu hem de Devin Booker x Blazer arması bulunuyor. Ayakkabılar, kampanya temasına uygun özel kutularla satışa sunulacak. Nike SNKRS ve seçili mağazalarda 22 Nisan’da piyasaya sürülecek koleksiyonda, Blazer Low’lar 100 USD’den, Book 1 modeli ise 150 USD’den satışa çıkacak.
- The Last of Us dizisi 3. sezon onayını aldı
Yeni Bölümler Yolda1 HBO ve Max platformlarında yayınlanan The Last of Us dizisi, henüz ikinci sezonu başlamadan üçüncü sezon onayını resmen aldı. 13 Nisan’da izleyiciyle buluşacak olan ikinci sezon öncesinde yapılan açıklamayla, yapımın geleceği güvence altına alınmış oldu. Serinin video oyunlarının ortak yaratıcısı ve dizinin eş yapımcısı Neil Druckmann, “The Last of Us’un bu denli etkileyici ve sadık bir şekilde hayata geçirilmesi kariyerimin en özel anlarından biri oldu. Bu başarının büyük kısmı Craig Mazin’le olan iş birliğimize, HBO ile olan güçlü ortaklığımıza ve PlayStation Productions’taki yetenekli ekibimize borçlu,” ifadelerini kullandı. Ayrıca hayranlara teşekkür ederek, yeni sezonlarla hikâyeyi sürdürmekten heyecan duyduklarını belirtti. Dizinin yaratıcı ismi ve baş yapımcısı Craig Mazin ise, “İkinci sezona başlarken amacımız gurur duyacağımız bir iş ortaya koymaktı. Sonuçlar ise beklentilerimizin çok ötesinde oldu. Bu da, HBO ile süregelen iş birliğimizin ve eşsiz oyuncu ile ekip kadromuzun ürünü,” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi. Yedi bölümden oluşacak ikinci sezon, ilk sezondaki olayların beş yıl sonrasında geçecek. Resmi açıklamaya göre, Joel ve Ellie bu kez hem birbirleriyle hem de çok daha tehlikeli ve öngörülemez bir dünya ile karşı karşıya kalacaklar. Pedro Pascal (Joel), Bella Ramsey (Ellie), Gabriel Luna (Tommy) ve Rutina Wesley (Maria) rollerine geri dönerken; Kaitlyn Dever (Abby), Isabela Merced (Dina), Young Mazino (Jesse), Ariela Barer (Mel), Tati Gabrielle (Nora), Spencer Lord (Owen), Danny Ramirez (Manny), Jeffrey Wright (Isaac) gibi yeni isimler kadroya dahil oldu. Ayrıca Catherine O’Hara da özel konuk oyuncu olarak yer alacak. The Last of Us’ın ikinci sezonu 13 Nisan’da HBO ve Max’te yayınlanacak. Üçüncü sezonla ilgili yeni detaylar için takipte kalın.
- Apple TV+’ın yeni bilim kurgu dizisi Murderbot’tan ilk fragman geldi
Apple TV+, Emmy ödüllü oyuncu Alexander Skarsgård’ın hem başrolünde yer aldığı hem de yapımcılığını üstlendiği yeni bilim kurgu dizisi Murderbot’un resmi fragmanını yayınladı. Martha Wells’in çok satan ve Hugo ile Nebula ödüllü roman serisi The Murderbot Diaries’ten uyarlanan bu 10 bölümlük dizi, mizah ve gerilimi harmanlayan özgün yapısıyla dikkat çekiyor. Dizi, Skarsgård’ın hayat verdiği bir güvenlik robotunu merkezine alıyor. Bu robot, insan duygularından rahatsızlık duyan ama aynı zamanda müşterilerinin kırılganlıklarına karşı bir yakınlık hisseden, kendi bilincine sahip bir yapay zekâ. Fragmanda da görüldüğü üzere, Murderbot özgür iradesini gizleyerek tehlikeli bir görevi tamamlamaya çalışırken aslında sadece tek istediği şey; futuristik pembe diziler izlemek ve evrendeki yerini anlamaya çalışmak. Kadrosunda Noma Dumezweni, David Dastmalchian, Sabrina Wu, Akshay Khanna, Tattiawna Jones ve Tamara Podemski gibi isimleri barındıran dizinin arkasında ise Oscar adayı kardeşler Chris ve Paul Weitz yer alıyor. Murderbot, Weitz kardeşlerin Depth of Field yapım şirketi aracılığıyla hayata geçiriliyor. Dizi, 16 Mayıs’ta Apple TV+ ’ta ilk iki bölümüyle ekranlara gelecek ve ardından her Cuma yeni bölümlerle Temmuz ortasına kadar devam edecek.
- Air Jordan 1 “Ruby” renk seçeneği ile Jordan Brand’in 40. yılına zarif bir kutlama
Jordan Brand’in 40. yıl dönümünü kutlamak amacıyla Nike, Air Jordan 1 siluetine zamansız ve zarif bir yorum kazandıran “Ruby” renk seçeneğini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Tasarımında, değerli yakut taşının ihtişamından ilham alan bu özel model, klasik yapıyı modern detaylarla buluşturuyor. Sneaker’ın üst kısmı, sade ve şık bir görünüm sunan Sail tonlarında kaliteli deriyle kaplanmış. Bu nötr zemin, derinlik ve doku katan çatlak görünümlü yakut kırmızısı kaplamalarla dengeleniyor. Topuk kısmında yer alan kırmızı işleme Wings logosu ve dildeki Jumpman detayı, tasarıma hem nostaljik hem de estetik bir bütünlük kazandırıyor. Air Jordan 1 “Ruby”, zarafeti ve klasik sneaker kültürünü bir araya getirerek, Jordan Brand’in köklü mirasını onurlandıran güçlü bir duruş sergiliyor.
- Tom Hardy başrollü Havoc fragmanı yayımlandı
Netflix’te Aksiyon Dolu Bir Yolculuk Başlıyor! Netflix, yönetmen Gareth Evans’ın merakla beklenen aksiyon gerilim filmi Havoc için tam uzunlukta resmi fragmanı yayımladı. Tom Hardy ’nin başrolünde yer aldığı film, 25 Nisan’da platformda izleyiciyle buluşacak. Evans ve Hardy’nin ilk kez birlikte çalıştığı bu proje, 2021’de duyurulmuştu ve o zamandan bu yana büyük bir heyecanla bekleniyor. Filmde Tom Hardy, Walker adında yıpranmış bir dedektife hayat veriyor. Kötü giden bir uyuşturucu anlaşmasının ardından, Walker kendisini suçla sarmalanmış bir şehrin ortasında bulur. Hem yeraltı suç örgütleri hem yozlaşmış siyasetçiler hem de kendi meslektaşları peşindeyken, bir politikacının uzaklaştığı oğlunu kurtarmaya çalışırken geniş bir yolsuzluk ve komplo ağını ortaya çıkarır. Bu zorlu süreç, Walker’ın geçmişiyle yüzleşmesini de kaçınılmaz hale getirir. Evans, filmin hikâyesini “1980 ve 90’ların Hong Kong çıkışlı kahramanca aksiyon filmlerine yazılmış bir aşk mektubu” olarak tanımlıyor. Aksiyon sahneleriyle dikkat çeken fragman, bu atmosferin ipuçlarını şimdiden veriyor. Filmin oyuncu kadrosu da oldukça iddialı: Hardy’ye Justin Cornwell, Quelin Sepulveda, Luis Guzmán, Michelle Waterson, Sunny Pang, Jim Caesar, Xelia Mendes-Jones, Yeo Yann Yann, Timothy Olyphant ve Forest Whitaker gibi isimler eşlik ediyor. Empire ile yaptığı röportajda Evans, Hardy’nin karakteri için “Ahlaki olarak sorgulanabilir bir cinayet masası dedektifi. Noel’e iki gün kala tek istediği, kızına hediye alıp onunla ilişkisini düzeltmek” ifadelerini kullanıyor. Yönetmen ayrıca fragmanın, filmin zaman zaman oldukça sert sahneler içereceğini göstermek için tasarlandığını da belirtiyor. Evans, fragmanda görülen sahnelerin aslında prodüksiyonun ilk günü için planlanan test çekimlerinden oluştuğunu ancak zamanla gerçek bir çekim gününe dönüştüğünü de sözlerine ekliyor. Netflix ’ in aksiyon severler için hazırladığı bu sürükleyici yapım, suç dünyasının derinliklerine inmeye hazır.
- Yeni Superman filminden ilk görüntüler CinemaCon’da gösterildi: Krypto ve Lex Luthor sahneye çıkıyor
Yeni Superman filmi, Las Vegas’ta düzenlenen CinemaCon etkinliğinde sinemaseverlerle buluşan özel bir ön izleme videosuyla dikkatleri üzerine çekti. Yönetmen James Gunn, yaklaşık beş dakikalık bu tanıtımı etkinliğin ardından çevrimiçi olarak da yayınladı. Fragmanda odak noktası, Superman ’i canlandıran David Corenswet ile sadık dostu Krypto arasındaki güçlü bağ. Ağır yaralı olan Krypto’nun Superman’i evine taşıdığı sahnede, kahramanı karşılayan gelişmiş robotlar devreye girerek iyileştirme sürecini üstleniyor. Bu sekans, filmin duygusal yönünü öne çıkarıyor. Tanıtım videosu aynı zamanda, Lex Luthor rolünde izleyici karşısına çıkacak olan Nicholas Hoult’un karakterine daha yakından bir bakış sunuyor. Clark Kent ile Lois Lane (Rachel Brosnahan) arasındaki romantik dinamikler de ekranlara yansıtılıyor. James Gunn’ın hem yönetmen hem de senarist olarak imza attığı film, DC Studios’un yeni sinematik evreninin ilk uzun metraj yapımı olma özelliği taşıyor. Bu yeni evrenin kapılarını aralayan yapım, animasyon dizisi Creature Commandos ile başlarken, sinema tarafındaki açılışı Superman ile yapıyor. Yapımcı koltuğunda Gunn’a, DC Studios’un diğer CEO’su Peter Safran eşlik ediyor. Filmin yürütücü yapımcıları arasında ise Nikolas Yorda, Chantal Nong Vo ve Lars Winther yer alıyor. Warner Bros. tarafından yapılan açıklamaya göre film, “epik aksiyon, mizah ve duyguyu harmanlayan” bir yaklaşımla, insanlığa olan umudunu kaybetmeyen yeni bir Superman portresi çizecek. Henüz tüm hikâye detayları gizliliğini korusa da, Lex Luthor’un ana kötü karakter olacağı doğrulandı. Tanıtımda Luthor’un Superman’e dair endişeleri, ikili arasındaki karmaşık ve gerilimli ilişkinin ipuçlarını veriyor.
- Birkenstock Boston Nova ve London Nova: şehir hayatına uygunikonik tasarımlar
Birkenstock Boston terliği, zamansız tasarımıyla ayakkabı dünyasının gerçek ikonlarından biri. Kusursuz silueti, üzerinde oynamaya açık olsa da iyileştirmeye ihtiyaç duymayan bir mükemmellik sunuyor. Kısacası, daha iyisi mümkün değil. Elbette bu durum, markanın Boston ya da diğer klasik modeller üzerinde güncellemeler yapmadığı anlamına gelmiyor. Birkenstock , ikonik modellerini dönem dönem yeniden yorumluyor, bazen de tamamen yeni versiyonlar sunarak stilini dinamik tutuyor. Ancak, temel form genellikle aynı kalıyor. Bu yüzden ilk bakışta "Boston Nova" ve "London Nova" isimleri kulağa gereksiz bir yenilik gibi gelebilir. Oysa Boston Nova ve London Nova, markanın klasik kapalı burunlu modellerinin modern şehir versiyonları olarak öne çıkıyor. Bu yeni varyasyonlar, sırt kısmı açık olan Boston ve kapalı London modellerine sert nubuk paneller, kolay ayarlanabilir tokalar ve “her şehir ortamına uygun şekilde tasarlanmış özel bir taban” ekliyor. Bu da onları şehirde uzun yürüyüşler için ideal hale getiriyor. Zaten Birkenstock’un şehir yaşamına uygun pek çok modeli mevcut. Ancak Nova serisi, markanın köklü tasarımlarına getirdiği çağdaş bir dokunuşla dikkat çekiyor. Boston, markanın belki de en çok tanınan modeli olarak öne çıkarken, London ise çoğu zaman göz ardı edilen ama bir o kadar da işlevsel ve şık bir alternatif. London modelinin hak ettiği ilgiyi görmemesinin nedeni, muhtemelen sandalet formundan çok ayakkabıya yakın bir yapıya sahip olması. Ancak bu da onu dört mevsim kullanılabilecek son derece esnek bir seçenek haline getiriyor. Boston Nova ve London Nova, klasik tasarıma sadık kalırken modern şehir yaşamının ihtiyaçlarını karşılayan detaylarla fark yaratıyor. Hem sadık Birkenstock tutkunları hem de şehirde stilinden ödün vermek istemeyenler için kaçırılmayacak bir güncelleme.

























