Search Results
Search results for "land art"
"land art" için bulunan sonuçlar
- Vincent Leroy / Lenscape
Algımıza seslendiği çalışmalarıyla satırlarımızda sıklıkla yer verdiğimiz Vincent Leroy'un son durağı İzlanda'daki Fjallsálón oldu. Eşsiz doğasıyla bir çok gezginin rotasında yer alan buzdağı lagünlerinden birine de ev sahipliği yapan Fjallsálón'u tercih eden Leroy izleyicisini çokluluk üzerinden sonsuzluğa sürüklediği bu yeni çalışmasında da artık kendisiyle özdeşleştirdiğimiz merceklerine yer vermiş. Her biri farklı kesimlere sahip mercekler ile yanılsamalar üzerinden algımıza uzanan sanatçı doğayla olan ilişkimize yeni, sıradışı bir bakış açısı kazandırırken zihnimizin çevremizle olan bağını da sorgulatıyor. Vincent Leroy Lenscape adlı bu yerleştirmesinde sürüklenen buzul parçalarını, bulutları ve güneşi izleyiciye yakınlaştırarak bir gerçek dışılık yaratıyor. Sanatçı lensleri ile görüneni çoğaltırken, bilineni bozuyor ve inanılanı sorgulatıyor.
- Janet Echelman / Earthtime 1.26 Munich
ihtiyacı hissediyorum” diyen Echelman çevremizde meydana gelen ince değişimlere dair farkındalığımızı artıran
- Jordan Griska / Wreck
Brooklyn merkezli heykeltraş Jordan Griska'dan sıradışı bir eser Wreck/Enkaz... 2. Dünya Savaşı'ndan kalma bir B-52 bombardıman uçağıyla hazırladığı Grumman Greenhouse anıtsal heykeli, 2009 tarihli Icarus'u ve 2014'te akrilik malzemeden tasarladığı Dolos adlı çalışmalara imza atan Griska "güzellik, teknoloji ve mühendisliğin ölüm ve gerçeklikle çarpıştığı" bir işe imza atmış. Bir kazaya karışmış şekilde manipüle edilmiş bie video oyununda oluşturulan lüks bir araba modeline dayanan Wreck iki yıllık bir sürecin eseri. Griska 12.000 ayna görünümlü çelik parçadan oluşan eserin "kusursuz materyalleri ve mükemmel geometrisi temsil ettiği gerçeğin acımasızlığı ile taban tabana zıtlık içerdiğini" belirtiyor.
- Shepard Fairey’den New Orleans’a Yeni Mural: Harmonious Elements
Shepard Fairey, New Orleans’ın French Quarter bölgesinde, Mortal Machine Gallery’deki Warning Signs sergisi kapsamında Harmonious Elements adlı muralini tamamladı. New Orleans’ın müzik ve sanat mirasını onurlandıran eser, caz müzisyenleri Charlie Gabriel ve Walter Harris’i betimleyerek şehrin kültürel geçmişine vurgu yapıyor. " Mural "deki kadın figürü geleceğe umutla bakarken, lotus çiçeği dayanıklılığı ve güzelliği simgeliyor. Fairey, ayrıca sınırlı sayıda üretilen özel baskılar da hazırladı ve satışlardan elde edilen gelirin bir kısmı Yeni Yıl’daki saldırının mağdurlarına bağışlanacak. Warning Signs sergisi 2 Mart 2025’e kadar ziyaret edilebilecek. Hem kamusal sanat projesi hem de galeri sergisiyle Fairey, sokak sanatının en etkili isimlerinden biri olarak konumunu pekiştiriyor.
- Reebok x Keith Haring
Foundation'ın desteğiyle ortaya çıkan koleksiyonun bizce en güzel üyesi ise beyaz zemin üzerine Haring'in pop art
- Banksy'den Aachoo
Akdeniz üzerinden Avrupa'ya geçmeye çalışan yüzlerce göçmeni kurtaran aktivist kaptanlardan biri olan ve hapis cezasıyla yargılanan Pia Kemp'e aldığı gemi ile takdirimizi bir kez daha kazanan sokak sanatçısı Banksy bu sefer Bristol duvarlarında gösterdi kendini. En son işleri arasında George Floyd cinayetinin ardından Black Lives Matter hareketine destek olmak adına yaptığı tablosu, Notthingam'da resmettiği bisiklet lastiği ile hulahup çeviren kızı sayabileceğimiz sanatçı bir kez daha baba ocağına dönmüş de diyebiliriz. Sanatçı bu sefer Bristol duvarlarına Aachoo (hapşuu) olarak anılan eserde hapşurunca protez dişleri fırlayan yaşlı bir kadını resmetmiş. Şehrin en dik yokuşlarından birine sahip olan Vale Caddesi'nde yer alan Aachoo'ya konu olan yaşlı kadın hapşurmasıyla birlikte binaları da yan yatırmış gibi görünüyor. Banksy'nin kişisel hesabından herhangi bir açıklama yapılmadan paylaşıldığını da belirtelim. Zülfüyâre dokunmaktan ve arı kovanlarına çomak sokmaktan pek de kaçınmamasıyla tanıdığımız sanatçı herhangi bir detay vermemiş olsa da pandemi günlerinde hapşuran bir kadının yer aldığı eseri bir Covid-19 göndermesi olarak yorumlandığını da ekleyelim.
- Keith Haring: Street Art Boy
Sanatçının 30. ölüm yıldönümünde bir anma niteliği de taşıyan Keith Haring: Street Art Boy adlı belgesel Ben Anthony tarafından çekilen belgesel pop art sokak resimleriyle tanınan Haring'in hayatından kesitler kendi adını taşıyan vakıfta bulunan hiç yayınlanmamış kayıtların da yer aldığı Keith Haring: Street Art izlenebiliyor. etiketler: keith haring documentary belgesel streetart sanat keith haring: a street art
- Rosie Woods...
Bulunduğu kentleri sanal kumaşları ile kaplayan Londralı sanatçı Roosie Woods'un Grenoble Street Art
- Jr. Roma'da
10 gündür herhangi bir paylaşımda bulunmadık, bulunamadık. Hala yapacak çok işimiz, saracak çok yaramız olsa da akıl sağlığımızı yitirmeden, yaşadığımız cehennem sürecinden sonra ufak ufak hayata dönmeye çalışmak için oturduk bugün bilgisayarımızın başına. Yazacak çok konu birikti bu süreçte. İlk paylaşımımızda satırlarımızda sıklıkla yer verdiğimiz Jr.'dan. Floransa'da bulunan Palazzo Strozzi'de sergilediği La Ferita'nın dahil olduğu "trompe l'oeil" enstalasyon serisinin devamı olan bu yeni eser Roma'da bulunan Fransız Büyükelçilik binası Palazo Farnese'nin cephesini süslüyor. Fasadın ötesini açılmış sanal bir yaradan bizlere sunan sanatçı 600 metrekarelik bu çalışmasında şu günlerde tadilatta olan Palazzo Farnese'yi bir hayal üzerinden ulaşılabilir kılıyor. Duvarların ardında kalanı, ortaya çıkarmak için kurgulanan ve bir nevi röntgencilik eylemini de içinde n bu serinin en yeni eseri iskele üzerine sahiplenmiş alüminyum üzerine basılmış görsellerden oluşuyor. İnşaat alanının güvenliğini sağlayan çitler üzerine sabitlenmiş vinil brandalarla tamamlanan çalışma bir gerçeklik tasviri olarak özetleniyor.
- Vhils'den The End of the Industrial Era
Bina cephelerini kazıyarak yaptığı aşina olduğumuz sanatçı Alexandre Farto, ya da sokaklarda bilinen ismiyle Vhils The End of the Industrial Era adını verdiğini çalışmasını sergiledi. Yapı cephelerinde beton ve sıvayı kazıyarak yarattığı resimler ile dikkatleri üzerine çeken Vhils bir taş ustası detaycılığı ile ortaya çıkardığı eserlerini devasa gravürler olarak da tanımlayabiliriz. 2007 yılında gerçekleştirdiği Scratching The Surface projesi "çığır açıcı" olarak nitelenen sanatçı, son olarak, pandemi sürecinde gösterdikleri üstün performanslarına bir saygı gösterimi olarak São João Universitary Hospital Center'da yer alan bir duvara kazıdığı 10 maskeli sağlık çalışanının portresi ile karşımıza çıkmıştı. Yaratım sürecindeki zorlu koşulları mesajını daha sert bir şekilde iletmede bir araca dönüştermeyi başaran sanatçı The End of the Era adlı çalışmasında biraz daha ileri giderek patlayıcıları fırçası olarak kullanmış. Eserlerini sergilediği bölgelerden seçtiği insanları portrelerinde tercih eden sanatçının bu sefer tercihi ise bir dönem sanayi ve üretim merkezi olup değerini yitiren Barreiro'dan yerel bir fabrika işçisi olmuş. Vhils'in doğup büyüdüğü bölge de olan Barreiro'da terkedilmiş bir fabrika binasının duvarında yer alan çalışmada Vhils patlayıcılar ile saniyeler içinde resmettiği portreyi belirmesinin hemen ardından yine patlayıcılar kullanarak tüm yapıyla birlikte yerle bir ediyor. Kaşla göz arasında var olup, bir anda yok olan eser "bir varmış, bir yokmuş" ile başlayan masalsı bir sürece evriliyor. Balistik kameralar sayesinde saniyede 2000 karesi kayıt altına alınan süreç somut bir formada yok olan bir eser dijital formla ölümsüzleşerek tekrar hayatımızda var oluyor. Başkalaşıp başkalaşmadığını sorgulayabileceğimiz The End of the Era için "imgesel bir ihanet" tartışması zihnimizi kurcalarken "bu bir pipo değildir" diyerek René Magritte'i de anarak sizi bu güzel eser ile başbaşa bırakalım. The End of the Era'nın hem video olarak hem de yıkıntıdan elde edilen enkaz parçalarının fotograflarının, bir NFT olarak, dijital sanat müzayede platformlarından biri olan Nifty Gateway aracılığı ile yayınlanacağını da belirtelim.
- INO...
Apocalypse Now Bu yazıda Tiflis Mural Festivali'nde resmettiği Blue Angel murali ile kendisine olan saygımızı ve sevgimizi arşa çıkaran sanatçı Ino'ya çeviriyoruz merceğimizi. Olağanüstü figüratif duvar resimlerine imza atan Atina'lı sanatçı toplumdan izin almadan çeşitli işler yapan siyasetçilere karşılık olarak eserlerini izin almadan kamu binalarının cephelerine resmediyor. İnsanlara ulaşabilmek için sanatı seçen Ino derdini, mesajını ve düşüncelerini devasa boyuttaki eserleriyle bizlere aktarıyor. Ekonomik sıkıntılar ile boğuşan işçi aileleri, bombaların altında yaşayan çocuklar, şehrin her tarafına yerleştirilmiş kameralar ile gözetlenen insanları duvarlara taşıyan Ino zaman zaman kullandığı distopik anlatım diliyle sorgulatmak istediklerini daha yüksek bir tondan izleyiciye aktarmayı başarıyor. Kültürel köklerinden gelen sanat birikimini DNA'sından fırçasına aktarmayı başaran sanatçı Kutaisi International University'de gerçekleştirilen KUI Mural Fest için remettiği Hyperthinker, National Geographic The Greeks: Episode 2 - The Good Strife'taki çalışması We Have The Power ve 2018'deki çalışması Bomber ile bu birikimi duvarlara yansıtmıştı. Ino'nun bizi etkileyen diğer işleri arasında Ibiza'daki Bloop Fest için hazırladığı Melting Earth, Hopeless gibi işlerine ek olarak Apocalypse Now'ı da saymadan geçemeyiz. We Have The Power Hopeless Melting Earth Bomber @inoexpo - ino.net
- Jörg Gläscher'den C19/18
Almanya'nın Kasım 2020 ve Mart 2021 arasında yakalandığı Covid-19'un ikinci dalgasını yaşadığı yaşadığı karanlık günlerde kendini Hamburg yakınlarındaki bir ormana atan fotografçı Jörg Gläscher yaşadığı endişeyi temel alan bir çalışmaya imza attı. Dalları keserek doğaya zarar vermek yerine ormanın zeminine düşmüş çürümeye yüz tutmuş dalları toplayarak gerçekleştirdiği dalga formundaki yerleştirmelerinin her birini fotografladıktan sonra yok eden sanatçı dalları bir sonraki yerleştirmesinde tekrar kullanmış. C19/18 adını verdiği çalışmasına dalganın tanımıyla başlamış Jörg Gläscher. “Dalga, bir sistemin durumundaki periyodik bir salınım veya bir defalık bozulma değişikliğidir” cümlesinden yola çıkan sanatçı Almanya gibi her açıdan büyük ve güçlü bir devleti bile hareketsiz hale getirebilen doğanın gücünü dalga formuyla görselleştirmiş. Ormanın derinliklerinde oluşan ve gitgide büyüyerek bizleri vurmaya gelen bir gücü yansıtan çalışma korkuyla başa çıkmanın verimli halini bulmayı araştıran ve korkunun nevrotik hale gelmemesini vurgulayan The Diary Complex adındaki bir serinin parçası. fotograflar: https://glaescher.de/
- Rick and Morty'nin yaratıcı ekibinden yeni animasyon: Haunted Hotel
Netflix, Rick and Morty ekibinin imzasını taşıyan yeni yetişkin animasyon dizisi Haunted Hotel ile izleyicilere
- Helen Bur Aberdeen sokaklarında
Bu sefer Aberdeen sokaklarına uzanıyoruz ve Nuart Festivali kapsamında bir duvar resmine imza atan Helen Bur'un çalışmasına odaklanıyoruz. Daha çok tuval üzerine yağlıboya tablolarıyla tanıdığımız Bur'un bu çalışmasının hikayesi, 2019 yılında, Alice ve Hugo adlı iki arkadaşını resmettiği bir duvar resmine kadar uzanıyor. Granite şehrinde yer alan çalışma yapının yıkılmasıyla birlikte yok olmuş ve sanatçı Nuart Festivali'n davetiyle birlikte Alice ve Hugo'yu hayatlarına yeni giren bebekleriyle birlikte tekrar resmetmiş. Bebekli bir ailenin oldukça doğal ve sıradan bir anını şehrin duvarlarına taşıyan sanatçı çalışmasını Alice, Hugo ve ailenin yeni üyesi için bir övgü olarak nitelerken çalışmanın yapıldığı günlere denk gelen ulusal emzirme haftasında anne sütünün gücüne bir gönderme de yapıyor. Hareket halindeki insanların endişeli anlarını konu aldğı çalışmalarına aşina olduğumuz Bur hislere odaklandığı işlerinde bize hep o anın sonrasını düşündürtüyor. forogtaflar: Clarke Joss
- Netflix, Oscar Isaac'lı In the Hand of Dante Fragmanını Yayımladı
Netflix, yönetmen koltuğunda Julian Schnabel’ın oturduğu In the Hand of Dante filminin ilk resmi fragmanını In the Hand of Dante, 12 Haziran 2026’da sınırlı sinema gösterimiyle izleyici karşısına çıkacak, ardından
- Bir Luc Besson filmi: June and John
Luke Stanton Eddy ve Matilda Price’ın başrollerini üstlendiği Luc Besson’un yeni filmi, 2 Mayıs’ta izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Film , sıradan ve tekdüze bir yaşam süren John’un, gizemli ve büyüleyici June ile karşılaşmasıyla değişen hayatını konu alıyor. John, alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı, sıradanlığın güvenli sınırlarında yaşayan bir adamdır. Hayatında hiçbir değişiklik yapmaya çalışmaz, aksine her şeyin olduğu gibi kalmasını ister. Ancak bir gün metroda karşılaştığı June, onun dünyasını altüst eder. John, bu karşılaşmayla birlikte hayatta ilk kez bir amaç edinir: June’u sonsuza kadar sevmek ve ne olursa olsun onun peşinden gitmek. Luc Besson’un karakter derinliği ve görsel anlatımıyla dikkat çeken bu yapımı, duygusal ve gerilim yüklü hikâyesiyle izleyicileri etkileyici bir yolculuğa davet ediyor.
- Joe Black / Made in China
Küçük objelerle büyük portrelere imza atan sanatçı Joe Black'in son çalışmaları arasında en etkileyicilerden biri olan Made in China 2012 ne zamandır yazmak için beklediğimiz eserlerden biriydi. Fotporaf sanatının efsanelerinden biri olarak görülen Robert Capa'nın bir fotografını tasvir eden çalışma 5500 adet plastik askerden oluşuyor. 1938 Mayıs'ında Life dergisinin kapağında yer alan ikonik fotograf Çin Japon savaşını konu alan bir haberin görseli olarak kullanılmıştı. Her biri elle boyanmış plastik oyuncaklar Çin'de üretildiği için eserin adı da Made in China konmuş. Sıradan olanı beklenmeyi ortaya çıkaracak şekilde pikselleştiren sanatçı ormana bakarken ağaçları, ağaçlara bakarken ormanı odağımızdan çıkarmayı başarıyor.
- Ed Fairburn'den...
Tarzını topography ve pointilism kelimelerinin birleşiminden türettiği "topopointilism" kelimesiyle tanımlayan İngiliz sanatçı Ed Fairburn mürekkep, kurşun kalem ve boya gibi geleneksel malzelemeri kullanarak haritalardaki yolları, kontürler üzerinde kademeli olarak yaptığı değişiklikler ile insan formları ortaya çıkarıyor. Haritanın işlevselliği ile savaşmak yerine onu besleyerek koruduğunu söyleyen Fairburn figürünü ortaya çıkarırken senkronizasyonun ardındaki incelik derecesiyle ve tamamlanmış bir haritanın daha uzaktan bakıldığında bir portre gibi davranma biçimine odaklanıyor, detaylara girildiğinde portrenin ayrıntılarını yitirmesini ise bir paradoks olarak tanımlıyor.
- Daniel Popper'dan Thrive...
Artemis ve Apollo'nun annesi Leto'nun efsanevi hikayesine atıfla Mikonosta yarattığı heykeli Leto ve Çevre ve iklim sorunlarını bir kez daha izleyicisini içine alabilecek kemerli yapısıyla da etkileşimini arttırıyor
- Vhils'den Jose Saramago portresi
Vhils mahlası ile sokaklardan tanıdığımız Portekizli sanatçı Alexandre Farto'nun en son pandemi sürecinde São João Universitary Hospital Center'da çalışan sağlıkçıları yüceltmek için yaptığı duvar kazılamarını konu etmiştik. İlk kez 2007'de Scratching The Surface projesi'nde sıradışı yaklaşımını ortaya koyan sanatçının son çalışması Nobel ödüllü yazar José Saramago'ya bir saygı niteliğinde. Akla ilk gelen Umut Tarlaları, Kabil ve Küçük Anılar gibi unutulmaz romanların yanında denemeler, oyunlar, öykü ve şiirler de kaleme alan yazarın portresi Portekiz'in atlantiğe bakan kayalıklarına Vhils tarafından kazındı. Vhils'den jose saramago portresi Yazarın The Stone Raft romanında taş bir filikada okyanusun gelgitleriyle kaos, değişim, kader ve varoluşsal sorgulamalar içerisindeki karakterleri gibi Saramago'nun portresi de gelgitler ile mücadele ediyor. Doğanın gücü karşısında muhtemelen belirli bir zaman sonra yok olup gidecek çalışmayı Vhils "bir sanatçının gerçek armağanı, ne kadar geçici olursa olsun, evrensel anlam taşıyan ve dolayısıyla sonsuza dek süren işler yaratmaktır. José Saramago'nun sözleri ve eseri, yazıldığı gün olduğu kadar bugün de geçerli olarak, zaman içinde yankılanıyor. Zamanımızın en parlak beyinlerinden birine bir saygı duruşu olarak bu hayattan daha büyük parçayı yaratmak benim için bir onurdu. Ne kadar büyük veya ne kadar güçlü olursa olsun, asla onun mirasının büyüklüğüne ulaşamayacak - sadece onun eseri gibi, zamanın erozyonuna karşı hayatta kalabileceğini umuyorum." sözleriyle paylaştı. Vhils'den jose saramago portresi



















