Search Results
Search results for "street art"
"street art" için bulunan sonuçlar
- Jeremy Geddes / Periphery
On yılı aşkın bir süreden sonra açtığı ilk kişisel sergisi Periphery, sanatçının sergi alanına yabancılık çektiği bir dönüş değil, aksine yeniden canlanmasını sağlayan bir deneyim oldu. Los Angeles’taki Thinkspace Projects’te gerçekleşen sergi, Geddes’in son beş yılda ürettiği eserleri bir araya getirdi. Detaylı grafit çizimlerden çarpıcı uzay mekiği kazalarına kadar uzanan eserleri, sanatçının benzersiz bakış açısını ortaya koydu. Geddes, kırılgan eserlerini dünyanın öbür ucuna göndermenin kaygı verici olduğunu kabul etse de, Thinkspace ekibinin süreci kusursuz yönetmesi sayesinde serginin başarılı geçtiğini ifade etti. Sanatçının "yavaş üretim süreci" nedeniyle serginin tek bir odak noktası etrafında şekillendiğini belirten Geddes, eserlerin doğal bir bütünlük oluşturduğunu söylüyor. Sergi, ağırlıklı olarak yabancılaşma, teknoloji ve geçicilik temaları üzerine kuruluydu. Eserlerinde, kozmonotların süzüldüğü, arabaların ve otobüslerin havada asılı kaldığı, binaların patlayarak duman gibi yükselen enkazlara dönüştüğü dinamik bir anlatım öne çıkıyor. Geddes, yeni bir eser yaratırken öncelikli olarak yakalamak istediği duygusal etkiyi izole etmeye çalıştığını ve bunu seyirciye aktarmanın en büyük zorluklardan biri olduğunu dile getiriyor. Ancak, Periphery sergisi, bu zorluğun üstesinden başarıyla gelindiğini kanıtladı. Sanatçının eserleri, izleyiciyi içine çeken beklenmedik detaylar ve sıra dışı kompozisyonlarla dolu. Thinkspace’te yılın başlarında sergilenen Periphery serisinden bazı eserler halen satışta. Sanatçı hakkında daha fazla bilgi edinmek için Jeremy Geddes’in web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
- Jr. soruyor "sanat savaşı değiştirebilir mi?"
Savaş karşıtı bir çığlık da satırlarımızda sıklıkla yer verdiğimiz Fransız sanatçı Jr.'dan geldi. Savaşın başlamasının ardından göç dalgasının en yoğun olarak görüldüğü Lviv'de ortaya çıkan Jr. sürecin sembollerinden biri haline gelen 5 yaşındaki Valeria'yı tuvaline taşımış. Devasa işleriyle tanıdığımız sanatçı mesajını bu sever 150 metrelik bir muşamba üzerine yaptığı baskı ile vermiş. Ukraynalı bir fotografçıdan talep ettiği mülteci fotografları arasından Valeria'yı baskısına taşıyan sanatçı Polonya ormanında rulo haline getirilen çalışmasını 100 kişiden oluşan bir gönüllü grup eşliğinde sınırdan geçirmiş. Lviv'in ulusal opera binası önündeki meydanda bir barış çığlığına dönüşen eser ile Jr. sanatın savaşı değiştirebileceği umudunu taşıyor. Bu süreçte sınır bölgesinde özellikle çocukların yaşadığı zorlukları deneyimleyen sanatçı farklı sınır geçişlerinde yaşananlara destek amaçlı bir de NFT projesine imza atıyor. Sanatçı bir seri video ve görseli NFT olarak satışa sunuyor ve elde edilecek gelir ile sınır kapılarındaki mültecilere yardım amaçlı lojistik bir zincir kurulması hedefleniyor.
- Michelangelo'nun gizli odasının kapıları açılıyor
Michelangelo'nun 50 yıl önce ortaya çıkarılan ve "Gizli Çizim Odası" olarak bilinen yeraltı koridoru, tarihle iç içe geçmiş sırlarını ziyaretçilere açıyor. Michelangelo'nun Floransa kuşatması sırasında Papa VII. Clement'in zulmünden kaçmak için sığındığı bu mekan, dehanın kireç ve karakalemle çizdiği insan figürlerine ev sahipliği yapıyor. Medici Şapellerinin altında bulunan bu özel eserler, 15 Kasım 2023 ile. 20 Mart 2024 tarihleri arasında ziyaretçilere kapılarını açıyor. Michelangelo'nun eşsiz sanatının bu özel keşfine tanıklık etmek için bu tarihleri kaçırmayın.
- Time / Rone
Sokak sanatçılarının ne zaman nerede hangi işle karşımıza çıkacağı belli olmuyor ve belki de onları değerli kılan hiç aklımızda ya da planımızda yokken bir sanat eseri ile bizi karşılaştırıyor olmaları. Bu sefer yolumuz Avustralya'ya uzanıyor ve sanatçı Rone'un duvar resimlerine göz atıyoruz. Time adlı sergide sanatçı ülkesinin terkedilmiş ve unutulmuş orta yüzyıl mekanlarını dev duvar resimleri ile süslüyor ve izleyiciye sanatını keşfetme yolu açarken mekanları da hayatla bir kez daha buluşturuyor. Aralarında bir haber ajansı, posta ofisi, santral, dikiş atölyesi gibi mekanlar bulunan 12 farklı alan yıpranmış olsalar da bırakıldıkları günkü gibi dururken Rone'un devasa portreleri besteci Nick Betterham'ın notalarından oluşan sesler eşliğinde sergileniyor.
- The Devil Wears Prada 2’den yeni tanıtım yayımlandı
Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci ikonik rollerine geri dönerken; Kenneth Branagh
- Jr. yine iş başında
Her işinde bakış açımızı genişleten çevremizle olan ilişkimizi sorgulatan JR. epik bir çalışmasıyla daha karşımızda. Louvre'un avlusunda kurguladığı The Secret of the Great Pyramid'e benzer bir optik yanılsamayla belirli bir noktadan bakan izleyiciyi Eyfel Kulesi'nin altındaki bir boşluğa çekiyor. Eyfel'in en güzel seyredilebildiği meydanlardan Le parvis des droits de l'homme'da konumlandırılan çalışma devasa bir yarığın içerisinde kalmış bir caddeyi ortaya çıkarıyor.
- Mateo Humano'dan portreler
Fransız sanatçı Mateo Humano hayalindeki portreleri bizlere aktarmak için sıradışı bir portre kullanmış. Sanatçı beyaz tuvallerin yerine kendi deyimiyle "akıllıca yer verilmiş felsefi mesajların yanı sıra totem, kabile veya manevi sembollerle" bezenmiş İran halılarını tercih etmiş. Humano standartizasyon ve kitle kültürü tarafından yamyamlaştırılan kültürel kimlik sorgusunu halıda ve yüzde var olan simetri kurallarına bir insan unsuru ekleyerek, derin varlığımıza ve evrensel bilince temas eden çalışmalar ortaya koymuş. Portrelerindeki kadının varlığı ise halının dokuma ve tasarım aşamalarındaki yadsınamaz katkılarından dolayı bir onurlandırma ve saygı vurgusu olarak tanımlanmış. Diğer bir yandan da sanatçı halının dokuma ve tasarım aşamalarında katkısı yadsınamaz kadınları portrelerine taşıyarak onlara olan saygısını sunmuş.
- Patta x New Balance
Kapılarını ilk kez 2004 yılında, sokak modasına yön veren merkezler arasında üst sıralarda bulunan Amsterdam'da açan Patta geçtiğimiz kasımda Reebok işbirliğinde çıkardığı Club C yorumunun ardından 2021'e hızlı bir giriş yaparak New Balance ile masaya oturdu. Daha önce toprak tonlarında piyasaya sürdükleri 920'yi anımsatan bir tasarım dilini sürdüren Hollandalılar süet ve yansıtıcı yüzeylere olan tutkularını 991'e de yansıtmışlar. 920'de kullanılan renk kartelasının aksine, 991'in bu yeni yorumu pudramsı pembe tonu ile bulunduğu ortamda varlığını daha belirgin şekilde ortaya koyan bir karaktere sahip olmuş. Ağ malzeme üzerine katmanlandırılmış yağlı süet ile geçişleri netleştirilen model bir çok NB modelinde karşımıza çıkan yansıtma özellikli N logosu ile tamamlanmış. Dış yan yüzeylerin topuk kısmına nakşedilen Patta yazısı ile işbirliği vurgulanırken topukta 991 vurgusu da ürüne zenginlik katmış. Yüzeylerindeki hareketliliği tabana da taşıyan tasarımcılar hava yastıklı orta tabanı önde yarıda beyaz tutarken ürünün arka yarısında ise bej rengi tercih ederken, 921'i siyah alt taban ile sonlandırmışlar. Fiyatı henüz belirsizliğini koruyan 991 29 Ocak'tan itibaren sadece Naked gibi belli başlı mağazalarda satılacak.
- Jun Ong'dan Star/KL
"Dünya dışından gelen bir ışık varlığı" olarak tanımlanan eser The Godown ArtCenter'da 26 Mart'akadar
- Gregory Orekhov'dan Nowhere
Crosswalks ve Black Square gibi sıradışı kamusal sanat örneklerine imza atan sanatçı Gregory Orekhov derdini bu sefer 250 metre uzunluğunda kıpkırmızı bir halı ile aktarıyor. Moskova'da bulunan Malevich Park'ta konumlandırılan Nowhere yeleştirmesi Beyaz Orman adlı bir arazi sanatı sergisinin parçası. Ormanın ortasında karşımıza çıkan sonsuz görünümlü kırmızı halı perspektifi kullanan bir ifade aracına dönüşüyor. Nowhere, kırmızı halının tarihsel süreçte üstlendiği görevler eşliğinde, üzerinde yürüyenlere sonsuza giden bir görkem ve ihtişam hazzı sunarken diğer bir yandan da bembeyaz bir zemin üzerine çizilmiş bir kırmızı çizgi olarak algılamaya başladığımızda bize sınırlar ve engeller çıkarmaya başlıyor.
- Steve Messam'dan Oranje ve Tunnel
Mekana özgü geçici kurulumları ile bilineni yeniden algılamamızı sağlayan sanatçı Steve Messam Blow Up Art
- Perpetual Plastic...
Liina Klauss insanoğlunun dünya üzerindeki etkisini sanatını görsel bir dile çevirerek gözler önüne seren bir sanatçı. "Deniz enkazı" olarak tanımladığı atıkları mozaik parçacıkları gibi kullanan sanatçı çevreye karşı olan görevlerimizi bir kez daha sorgulatabilmek adına denizlerden toplanan plastik atıkları sanat ve aktivizmi birleştiren bir deneyime çeviriyor. Sanatçı son çalışmalarından biri olan Perpetual Plastic adlı yerleştirmesinde Amerika deniz bilimci Skye Morét ve Alman veri görselleştirmeci Moretz Stefaner ile güç birliği yaparak plastik üretimi ve kullanımının her geçen gün çığ gibi büyüyen etkilerine dikkat çekmeyi hedeflemiş. 50 gönüllü eşliğinde okyanustan toplanan ve renklerine göre sınıflandırılan 4.760 adet atık ile 1950'den günümüze üretilen 8.3 milyar ton plastiğin kaderini izleyiciye aktarıyor. Her bir renk grubu ile dönüştürülen (yeşil), dönüştürülmeyen ve çöp olan (beyaz), hala kullanılan (mavi), yakılan (kırmızı) plastikleri temsil ettiği Perpetual Plastic'teki kümelerin genişlikleri ise istatistiksel verilerin oranını yansıtıyor. Bize dünya hakkında yeni bilgiler veren bilim ve dünyaya karşı yeni bakış açıları sunan sanatın birleşiminden doğan bir etki oluşturmasına yönelik yapılan yerleştirme 12 saatte kurulurken kaldırılması ise 6 saat sürmüş. 4670 atıktan geri dönüştürülemeyen atıkların yakılmak zorunda kalırken, terlik gibi bir sonraki yerleştirmede iş görebilecek atıklar depolanmış, dönüştürebilir kısım ise bir atık yönetim ve geri dönüşüm firması olan Ecobali'ye teslim edilmiş.
- Keita Morimoto'nun fırçasından gece vakti
Japon sanatçı Keita Morimoto, şehirlerin gece karanlığındaki büyüleyici anlarını tablolarında hayata geçiriyor. Toronto ve Tokyo arasında mekik dokuyan Morimoto, sokak lambaları, neon tabelalar ve otomatların ışığında parlayan gizli köşeleri resmediyor. İnsan figürleriyle gizemli bir atmosfer yaratan sanatçı, akrilik ve yağlı boya kullanarak her tablosunda dramatik bir ışık oyununu yakalıyor. Sanatçının eserleri "Illuminated Solitude" adlı kitabında bir araya geldi.
- Ai vs AI
Londra merkezli sanat ve kültür platformu Circa Art sosyal ve politik konularda insanları düşündürmeye
- Bodega x Reebok
2006 yılında kurulan, ayakkabı, aksesuar ve giyim alanında 100'den fazla markanın seçkisini sunan Bodega'nın 15. yaş günü Reebok işbirliğinde çıkarılan Club C Legacy ve Club C 85 silüetleri ile taçlandırıldı. Club C ailesinin köklerine saygısın yitirmeden ve geldiği yeri unutmadığını hissettiren bir tasarımla karşımıza çıkan modeller geçmişte de bir çok defa bir araya gelen iki markanın uyumunun eseri. Deri, süet ve nefes alabilen file malzemenin tercih edildiği silüetlerden Club C 85'de retro görünüm korunurken Club C Legacy'de daha zamansız bir tasarıma gidilmiş. Dil etiketinde Reebok Classics logosunun tercih edildiği her iki modelde de işbirliği kalın ve altın harflerle yazılmış marka isimleri ile vurgulanmış. 120 $'dan satışa çıkması beklenen modeller 6 Ağustos'ta Bodega, 7 Ağustos'ta ise Reebok'ın internet sitesinde satışa sunulacak.
- Ed Fairburn'den Yoko Ono ve John Lennon
İngiliz sanatçı Ed Fairburn , tarzını "topopointilism" olarak tanımlayarak haritalar üzerinde insan figürleri oluşturuyor. Mürekkep, kurşun kalem ve boya gibi geleneksel malzemelerle çalışan Fairburn, haritalardaki yollar ve konturlar üzerinde kademeli değişiklikler yaparak figürlerini ortaya çıkarıyor. Sanatçı, haritanın işlevselliğine karşı gelmek yerine onu beslediğini ve koruduğunu belirtiyor. Uzaktan bakıldığında bir portre gibi görünen eserleri, yakından incelendiğinde detaylarını yitirerek bir paradoks yaratıyor. Fairburn'un son işi ise Mind Games için John Lennon ve Yoko Ono Portresi oldu. Ed Fairburn, John Lennon’ın portresini müzik ikonunun doğduğu şehir olan Liverpool’un 46 inçlik haritası üzerine işledi. Sanatçının ustaca dokunuşlarıyla, kentin dolambaçlı sokakları Lennon’ın yüz hatlarına dönüşüyor. Işık ve gölge oyunlarıyla derinlik kazanan eserde, ultraviyole mürekkeple vurgulanan 550 numaralandırılmış yer bulunuyor ve bu noktaların tarihi hikayeleri özel bir kitapçıkta anlatılıyor. Fairburn, Yoko Ono’nun portresini ise Tokyo haritası üzerine uyguladı. Şehrin karmaşık sokakları ve su yolları Ono’nun yüzünü şekillendirirken, 167 farklı lokasyona ait hikayeler yine özel bir kitapçıkta bir araya getirildi. Böylece sanatçı, Ono’yu doğduğu şehirle sanatsal bir bağ içinde sunuyor. Ed Fairburn'den Yoko Ono ve John Lennon...
- Ai Wei Wei /Arch
2017 yılında New York'da sergilenen Ai Wei Wei yerleştirmesi Arch'ı Stockholm'de yer alan National Museum'un önünde sergilenmeye başladı. İlk olarak Good Fences Make Good Neighbours adlı bir Kickstarter projesi ile fonlanan yerleştirmede aktivist sanatçının bu sefer ki destekçisi ise Spotify'ın kurucusu Daniel Ek'in, dünyayı değiştiren fikirler için bir buluşma noktası olması içim kurduğu, vakfı Brilliant Minds olmuş. Dünyanın farklı bölgelerindeki sınırlarda sıkışıp kalmış tartışmaları ateşlemeyi ve yaşanan sorunları bir kez daha düşündürmeyi amaçlayan çalışmada Ai Wei Wei sınırları olmayan bir dünya hayalini 12 metre yüksekliğinde ve birbiri içine girmiş iki karakter tarafından yarılmış paslanmaz çelik heykeli ile bir kez daha ortaya koyuyor.
- Saype Nairobi'de
Kampüsü ve Haliç'te Beyond Walls projesinin İstanbul ayağında eserlerini görme fırsatı bulduğumuz "land art
- Spike Jonze'un gözünden The Day I Met Björk
Oyuncu, yapımcı ve fotoğrafçı Spike Jonze'un arşivinden çıkan Björk karelerinden oluşan sergisi, Los Angeles'taki Arroz § Fun sanat galerisinde açıldı. 90'larda Chateau Monmant'ta çekilen ve Jonze'un yönetmenliğini üstlendiği "It's Oh So Quiet" klibinin öncesindeki fotoğrafları içeren sergi, Humberto Leon küratörlüğünde izleyicilerle buluşuyor. Spike Jonze The Day ı Met Björk karşısınızda!
- Antonio Santín / Puente de Plata
Madrid merkezli sanatçı Antonio Santín, halıların büyüleyici detaylarını ve dokularını tuvale taşıyarak gerçekçiliğin sınırlarını zorluyor. Santín, hayal gücünden ilham alarak tasarladığı desenleri katman katman işleyerek, yoğun detaylar ve canlı renklerle dolu eserler ortaya çıkarıyor. Santín’in bu etkileyici tekniği, New York’taki Marc Straus Galerisi’nde düzenlenen yedinci kişisel sergisi Puente de Plata (Gümüş Köprü) ile sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Sergi, Santín’in minyatür noktalar, kıvrımlar ve şekillerle oluşturduğu muhteşem halı tablolarını gözler önüne seriyor. Antonio Santín Puente de Plata sergisi 1 Mart 2025’e kadar ziyaret edilebilir.



















