Search Results
Search this site
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- Nike Dunk Low Retro Premium “Light British Tan Corduroy”
Nike, klasik Dunk siluetini yeni “Light British Tan Corduroy” renk seçeneğiyle yeniden yorumluyor. Kadife dokulu üst yüzeyi ve sıcak toprak tonlarıyla öne çıkan model, premium detaylarıyla dikkat çekiyor. Nike Dunk Low Retro Premium “Light British Tan Corduroy”, tamamen korduroy kaplı panelleriyle farklı kahverengi ve bej tonlarını bir araya getiriyor. Light British Tan, Cinnamon, Cargo Khaki ve Baroque Brown gibi renklerin kullanıldığı tasarım, Off Noir dış tabanla dengeleniyor. Süet Swoosh ve topuk detayları ise modele ekstra doku ve premium bir görünüm kazandırıyor. Son yıllarda farklı materyallerle yenilenen Dunk Low serisi, bu modelde daha sade ve dengeli bir yaklaşım benimsiyor. Tekstür ve renk geçişlerinin uyumu sayesinde sneaker, hem günlük kombinlere hem de koleksiyon odaklı kullanıma hitap ediyor. 2026’da satışa çıkması beklenen modelin fiyatı ise 130 dolar olarak açıklandı.
- Mubi Türkiye'de izlenmesi gereken 10 film
Netflix size bir şeyler önerir. Mubi sizi bir yere götürür. İki platformun farkı bu kadar net. Netflix algoritması geçmişte ne izlediğinizi hatırlayıp benzerini sunar — sizi kendi içinizde döndürür. Mubi ise küratörlük üzerine kurulu: her film bir editör tarafından seçilir, belirli bir süre yayında kalır, sonra gider. Bu aciliyetin kendisi bile bir şeyi değiştirir — "sonra izlerim" diye erteleyemezsiniz. Türkiye'de Mubi'yi açan pek çok kişi ne izleyeceğini bilmediğinden kapıyı kapatıyor. Bu yazı tam o an için: platform hakkında doğru bir başlangıç noktası, hem güncel hem de her zaman geçerli kalacak önerilerle. Mubi Neden Farklı? Önce bunu anlamak lazım, çünkü Mubi'yi "daha ucuz bir Netflix" sanarak açanlar hayal kırıklığına uğruyor. Platform, festival sineması ile dünya sinemasının gizli kalmış başyapıtları arasındaki köprüdür. Cannes, Berlin, Venice'den çıkan filmler burada Türk izleyiciyle buluşur. Türk sinemasının da ciddi bir yer tuttuğu platformda yerli yapımları keşfetmek mümkün. Aylık abonelik ücreti Netflix'in çok altında. Üstelik her ay değişen seçki, sizi dünya sinemasının farklı coğrafyalarına taşır. Bir ay İran sineması, bir ay Doğu Avrupa, bir ay modern Kore klasikleri. 1. Görünmez Kaza — Jafar Panahi (2025) 2025 Cannes Film Festivali Altın Palmiye ödüllü bu film, İranlı yönetmen Panahi'nin en güçlü işlerinden biri. Sıradan bir trafik kazasıyla başlayan hikâye, ahlak ve vicdan üzerine derin bir sorgulamaya dönüşüyor. Panahi'nin sade ama keskin sinema dili, her sahneyi düşündürücü kılıyor. Mubi Türkiye'de izlenebilir. Neden izleyin: İran sinemasına ilk kez adım atacaklar için mükemmel bir giriş noktası. Hem erişilebilir hem de derinlikli. 2. Düşüşün Tınısı — Almanya (2025) 2025 Cannes'da Jüri Ödülü kazanan Alman yapımı, Almanya'nın Oscar adayı olarak da öne çıktı. Nisan 2026'dan itibaren Mubi'de mevcut. Ses ve sessizliğin bir arada kullanıldığı sinematografisiyle sinema dili açısından ders niteliğinde bir film. Neden izleyin: Müzik ve sinema ilişkisini yeniden düşündürecek, teknik açıdan olağanüstü bir yapım. 3. Gündüz Apollon Gece Athena — Emine Yıldırım SİYAD'ın (Sinema Yazarları Derneği) 2025'in En İyi Filmi seçtiği yerli yapım, Cumartesi Anneleri'nin mücadelesini fantastik bir dille anlatıyor. Gişede hak ettiği ilgiyi göremeyen bu film Mubi üzerinden izlenebilir — ve Türk sinemasının son yıllarının en özgün işlerinden biri. Neden izleyin: Yerli sinema takipçilerinin kaçırdığı, ileride "keşke daha erken izleseydim" diyecekleri türden bir film. 4. Việt ve Nam — Minh Quý Trương (2024) Vietnam'lı yönetmenin 2024 Cannes'da Belirli Bir Bakış bölümünde prömiyer yapan filmi, iki genç madencinin ilişkisi üzerinden kimlik ve kaybı şiirsel bir dille işliyor. Sessiz anlatımı ve bedensel yakınlığa dayalı sinema diliyle dikkat çekiyor. Neden izleyin: Güneydoğu Asya sinemasını keşfetmek isteyenler için nadir bir fırsat. Türkçe kaynaklarda hakkında neredeyse hiçbir şey yazılmamış. 5. Blossoms Shanghai — Wong Kar-wai Chungking Express ve In the Mood for Love'ın yönetmeni Wong Kar-wai'nin ilk televizyon dizisi. 30 bölüm, Mubi'de yayında. Kar-wai'nin o tanıdık melankolisi, estetiği ve zamanın akışına dair duyarlılığı dizide de tam anlamıyla var. Neden izleyin: Kar-wai hayranlarının zaten bildiği, henüz tanışmamış olanların ise film sanatının nasıl bir şey olabileceğini anlayacağı bir yapım. 6. Tekrar (Reprise) — Joachim Trier (2006) Son filmi Manevi Değer ile yeniden gündemin üst sıralarına taşınan Norveçli yönetmen Trier'in ilk filmi. Mubi'nin "Muhteşem Çıkış Filmleri" seçkisinde yer alıyor. Yazar olmak isteyen iki gencin dostluk ve hayal kırıklığı üzerine hikâyesi, Trier sinemasının tüm izlerini taşıyor. Neden izleyin: Bir yönetmeni en başından takip etmenin zevkini yaşamak için. Manevi Değer'i beğendiyseniz buradan başlayın. 7. Harry Sally'yle Tanışınca… — Rob Reiner (1989) Platformun klasikler seçkisinden. Meg Ryan ve Billy Crystal'ın yıllarca hafızalarda kalan romantik komedisi. Mubi'nin güçlü yanlarından biri de yeni filmlerle birlikte, unutulmuş ya da yeniden keşfedilmesi gereken klasikleri de sunması. Neden izleyin: Türün nasıl işlemesi gerektiğini hatırlatıyor. Ve o sahne — hâlâ aynı etkiyi yapıyor. 8. Sarı Tebessüm — Seçkin Yaşar Türk sinemasının Mubi'deki güçlü seslerinden biri. Şahika Tekand ve Mahir Günşiray'ın performanslarıyla öne çıkan film, bir evliliğin çatlaklarını ve bastırılmış duyguları cesur bir sinema diliyle ele alıyor. Neden izleyin: Alman film ödüllerine kadar uzanan bir kariyer için başlangıç niteliğinde. Yerli sinemanın bu isimleri takip etmesi gerekiyor. 9. Pompei: Bulutların Ardında — Gianfranco Rosi Belgesel sinemanın ustası Rosi'nin Pompeii'yi işlediği son yapımı. Rosi'nin diğer filmlerini izlediyseniz — Şam Cephesi, Ateş Üzerinde Uyuma — bu da beklediğiniz şeyi sunuyor: yakın çekimde insan, tarih ve acı. Neden izleyin: Belgesel sinemanın nasıl sanat eseri olabileceğini görmek için. 10. Geber Aşkım (Die My Love) — Lynne Ramsay Jennifer Lawrence ve Robert Pattinson'ı başrole taşıyan Lynne Ramsay imzalı bu film, 2026'nın en iddialı yapımlarından biri olarak yılın başında Mubi'de izleyiciyle buluştu. Ramsay'nin sinema dili — We Need to Talk About Kevin'i izlediyseniz bilirsiniz — rahatsız edici, güçlü ve unutulmaz. Neden izleyin: Ana akım yıldızlarla arthouse sinemayı buluşturmayı seven yönetmenin en olgun işlerinden biri olmaya aday. Mubi'yi En İyi Nasıl Kullanırsınız? Platforma girip ne izleyeceğinizi bilemeden çıkıyorsanız şu iki yolu deneyin: Yönetmen bağlantısını takip edin. Bir film beğendiyseniz aynı yönetmenin diğer işlerine bakın. Mubi bu yolculuğu kolaylaştırmak için tasarlanmış. "Şimdi Gösterimde" listesini haftalık takip edin. Filmler belirli süre sonra platformdan kalkıyor. Bu aciliyet, gerçekten izlemenizi sağlar. Bu liste düzenli olarak güncellenmektedir. Mubi'de kaçırmamamız gereken bir film mi var? Yorumlarda paylaşın. İlgili yazılar: Bir Filmden Fazlasını Almak: Sinema Gerçekten Nasıl İzlenir? Parasite'ten Başlamak: Güney Kore Sinemasına Giriş Nuri Bilge Ceylan: Nereden Başlamalı?
- Mononoke: The Curse of the Serpent'ten fragmanı
Twin Engine, Mononoke the Movie: The Curse of the Serpent için yeni fragmanı paylaştı. Üçlemenin final filmi olan yapım, Medicine Seller’ın karanlık ve gizemli yolculuğunu son kez izleyiciyle buluşturacak. Yeni görüntülerde, neon ışıklarıyla çevrili saray atmosferinde geçen hikâyede Medicine Seller’ın “Yılan Tanrısı” olarak bilinen kötücül varlığın ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalıştığı görülüyor. Film, serinin ikonik Ukiyo-e esintili görsel tarzını sinematik ölçekte genişleterek dikkat çekiyor. Yönetmen koltuğunda, orijinal 2007 yapımında da görev alan Kenji Nakamura bulunuyor. Serinin final bölümünde ayrıca AiNA THE END yeni tema şarkısıyla geri dönüyor. Kült anime serisinin 15. yılı için yeniden hayata geçirilen proje, deneysel anlatımı ve psikolojik korku atmosferiyle anime dünyasının en özgün yapımlarından biri olarak öne çıkıyor. Film, 29 Mayıs 2026’da Japonya’da vizyona girdikten sonra global olarak dijital platformlarda yayınlanacak.
- Florence Pugh’lu East of Eden dizisinden ilk fragman
Netflix, East of Eden uyarlaması yeni mini dizisinin ilk fragmanını yayımladı. Yönetmenliğini Zoe Kazan’ın üstlendiği yapım, 2026 sonbaharında izleyiciyle buluşacak. Yedi bölümden oluşan dizide başrolde Florence Pugh yer alıyor. John Steinbeck’in klasik romanını modern bir bakışla yeniden yorumlayan yapım, Trask ailesinin kuşaklar boyunca süren hikâyesini anlatırken Cathy Ames karakterine yeni bir perspektif sunuyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Christopher Abbott, Mike Faist, Ciarán Hinds ve Martha Plimpton gibi isimler bulunuyor. Çekimleri Yeni Zelanda’da gerçekleştirilen proje, 1955 tarihli klasik film uyarlamasının ardından hikâyeyi yeni nesil izleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor.
- Julian Klincewicz x OTW by Vans Koleksiyonu Tanıtıldı
Julian Klincewicz, Vans’in OTW serisi için hazırladığı yeni koleksiyonunu duyurdu. “Joyous Chorus” konsepti etrafında şekillenen proje; sneaker, giyim ve aksesuar parçalarını kişisel çizimler ve günlük sembollerle bir araya getiriyor. Koleksiyonun merkezinde yer alan OTW by Vans Old Skool 36 ve OTW by Vans Style 31 modelleri; süet paneller, deri detaylar ve özel grafiklerle dikkat çekiyor. Tasarımlarda Klincewicz’in günlük çizim alışkanlıklarından ilham alan detayların yanı sıra, köpeği Roo’ya gönderme yapan özel aksesuarlar da bulunuyor. Old Skool 36 modeli Ivy Green ve Mango Mojito Orange renkleriyle öne çıkarken, Style 31 daha sade Ink tonuyla geliyor. Koleksiyon ayrıca polar üstler, vintage görünümlü tişörtler, carpenter pantolonlar, tote bag ve çorap gibi parçalarla tamamlanıyor. Julian Klincewicz x OTW by Vans Collection, 15 Mayıs itibarıyla satışa sunulacak.
- Matthew McConaughey’li Suç Gerilimi The Rivals of Amziah King
The Rivals of Amziah King için ilk fragman yayımlandı. Andrew Patterson’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, atmosferik anlatımı ve karakter odaklı suç hikâyesiyle dikkat çekiyor. Filmin merkezinde, Oklahoma’nın geniş ve sert coğrafyasında geçmişiyle yüzleşmeye çalışan Amziah King karakteri yer alıyor. Başrolde Matthew McConaughey bulunurken, ona Kurt Russell eşlik ediyor. Hikâye, yerel suç ağları ve kişisel hesaplaşmalar etrafında şekillenen gerilimli bir çatışmayı konu alıyor. İlk filmi The Vast of Night ile büyük övgü toplayan Patterson, yeni projesinde daha büyük bir prodüksiyon ölçeğiyle çalışıyor. Yönetmenin Oklahoma manzaralarını hikâyenin atmosferine güçlü şekilde dahil ettiği belirtiliyor.
- Oasis’in tarihi dönüşü belgesel oluyor
Disney+, Sony Music Vision ve Magna Studios, Oasis’in “Oasis Live ‘25” reunion turnesini konu alan yeni bir belgesel filmi duyurdu. İsimsiz proje, 11 Eylül’de seçili IMAX salonlarında ve sinemalarda gösterime girdikten sonra yıl içinde Disney+ üzerinden yayınlanacak. BAFTA ve Oscar adaylığı bulunan Steven Knight tarafından geliştirilen belgeselin yönetmen koltuğunda Dylan Southern ve Will Lovelace oturuyor. Yapım, turne sürecine ait prova, kulis ve sahne görüntülerinin yanı sıra, Liam Gallagher ve Noel Gallagher’ın 25 yılı aşkın süredir gerçekleştirdiği ilk ortak röportajları da içeriyor. Belgesel, sadece Oasis’in geri dönüşünü değil; müziğin farklı kuşakları bir araya getiren etkisini de merkeze alıyor. Sinema gösteriminin ardından yapım, uluslararası olarak Disney+’ta, ABD’de ise Hulu ve Disney+ platformlarında izleyiciyle buluşacak.
- JW Anderson x Diadora: Equipe
JW Anderson ve Diadora, dikkat çekici yeni sneaker iş birliklerini duyurdu. İkilinin yeniden yorumladığı Equipe modeli, retro koşu ayakkabısı estetiğini modern ve cesur renk bloklarıyla bir araya getiriyor. İlk olarak 1975 yılında atletizm için tasarlanan Diadora Equipe, bu yeni versiyonda JW Anderson’ın sıra dışı tasarım anlayışıyla yeniden şekilleniyor. İnce taban yapısı ve düşük profilli silueti koruyan model, çok renkli süet paneller sayesinde klasik görünümüne daha deneysel bir hava katıyor. Markanın karakteristik “uyumlu kontrast” yaklaşımını taşıyan JW Anderson x Diadora Equipe, hem retro sneaker tutkunlarına hem de moda odaklı sokak stili takipçilerine hitap ediyor. JW Anderson / Sammy Khoury
- Bir Filmden Fazlasını Almak: Sinema Gerçekten Nasıl İzlenir?
Çoğumuz filmi izleriz, bitince de "güzeldi" ya da "beğenmedim" deriz. Sonrası? Hiç. Bir sonraki filme geçeriz. Oysa iyi bir film, bitmesinin ardından da konuşmaya devam eder — eğer siz onu konuşturmaya hazırsanız. Sinema izlemek aslında iki farklı eylem. Birincisi, hikâyeyi takip etmek: kim ne yaptı, sonra ne oldu, final nasıl bitti. Bu, çoğumuzun yaptığı şey. İkincisi ise filmi okumak: yönetmen neden bu kamerayı seçti, bu renk neden burada, bu sessizlik ne söylüyor. Bu ikincisi öğrenilen bir şey — ve bir kez öğrenilince, hiçbir film bir daha aynı görünmüyor. Bu rehber, o ikinci katmana geçmek isteyenler için. 1. İzlemeden Önce: Boş Kafa Meselesi En iyi sinefiller bile bir filme oturmadan önce küçük bir hazırlık yapar. Bu, filmi "spoiler"lamak değil — sadece zemin oluşturmak. Yönetmeni bir kez ara. Daha önce ne yapmış? Hangi akımdan geliyor? Fransız yeni dalgasından mı beslenmiş, yoksa Japon sinemasından mı? Bu bilgi, filmi izlerken elinizdeki en iyi pusuladır. Bir de şunu deneyin: filmin yapım yılına ve ülkesine bakın. 1970'lerin İtalya'sında çekilen bir film, bugünkü Hollywood'la aynı reflekslerle izlenemez. Her dönemin ve coğrafyanın sineması kendi dilini konuşur. 2. İzlerken: Gözünüzü Hikâyeden Bir Anlığına Kaldırın Filmin ortasında sizi durduran bir sahne olduğunda — bilmiyorsunuz neden ama bir şey hissettiniz — o hissin kaynağına bakın. Kamera açısı ne diyor? Karaktere aşağıdan mı bakılıyor? O kişiyi güçlü, hatta tehlikeli göstermek istiyor olabilir yönetmen. Yukarıdan mı çekiliyor? O zaman bu karakter küçük, savunmasız, kaybetmeye mahkûm hissettirilebilir. Bu tesadüf değil, bilinçli bir seçim. Renkler nerede değişiyor? Renk, sinema dilinin en az konuşulan ama en güçlü araçlarından biridir. "Her Şey Her Yerde Aynı Anda"nın iki farklı evreninin iki farklı renk paletiyle çekilmesini düşünün. "Parasite"in bodrum katının soğuk mavi tonlarını. Bu renkler sizi bilinçsizce yönlendiriyor — üstelik bunun farkında bile değilsiniz. Sessizlik ne zaman geliyor? İyi yönetmenler sessizliği müzik gibi kullanır. Bir sahnede sesin kesildiği anı yakalayın. O an genellikle filmin en yoğun anlarından biridir. 3. Karakterleri Değil, Değişimlerini İzleyin Bir film, başından sonuna karakterin dönüşüm hikâyesidir — ya da dönüşememesinin hikâyesi. Bunu bilinçli takip etmek, filmi bambaşka bir boyuta taşır. Şu soruyu sorun: Bu karakter film boyunca ne kaybetti, ne kazandı? Sadece "kötüden kurtuldu" ya da "aşkını buldu" gibi plot düzeyinde değil — psikolojik olarak. Filmin başındaki adam ile sonundaki adam aynı mı? Nerede kırıldı? Nerede güçlendi? Bu değişimin, ya da değişmemenin, filmin gerçek konusu olduğunu anlayan an — işte o an sinema okumaya başlıyorsunuz demektir. 4. Filmin "Alt Metni" Denen Şey Nedir? Her iyi film iki hikâye anlatır aynı anda. Biri yüzeyde: bir adamın intikam yolculuğu, iki insanın aşk hikâyesi, bir dedektifin cinayeti çözmesi. Diğeri altta: kimlik, kayıp, güç, özgürlük, aidiyet. İşte ikinci hikâyeye alt metin deniyor. "Parasite" yüzeyde gerilim ve suç anlatır. Altta sınıf çatışması ve kapitalizm eleştirisi var. "Her Yerde Beraberinde" bir baba-kız yolculuğudur — ama aynı zamanda dünyanın farklı ülkelerindeki göç deneyimlerinin sessiz bir belgesi. Alt metni bulmak için şu soruyu sorun: Bu film neden bu hikâyeyi seçti? Aynı duyguyu başka bir hikâyeyle de verebilirdi — neden bu? Cevap sizi alt metne götürür. 5. Film Bittikten Sonra: En Önemli 10 Dakika Filmin kredileri akarken kalkıp telefona bakıyorsanız, filmin belki en değerli kısmını kaçırıyorsunuz. O ilk birkaç dakika, film sizde yaşarken bıraktığı izin en taze halidir. Bu süreyi şu iki soruyla geçirin: Hangi sahne aklımda kaldı — ve neden? İnsanların hatırladığı sahneler genellikle filmin duygusal merkeziyle örtüşür. Tesadüf değil. Bu filmi bir arkadaşıma nasıl anlatırdım? Eğer sadece "harika bir film" diyorsanız, henüz işiniz bitmemiş. Onu neyin harika kıldığını bulmak — o filmi gerçekten anlamak anlamına gelir. 6. İkinci İzleme: Sinemanın Gizli Hediyesi Büyük filmlerin ortak özelliği şudur: ikinci kez izlenince bambaşka görünürler. İlk izlemede hikâyeyi takip edersiniz. İkincisinde hikâyeyi zaten bildiğiniz için, yönetmenin ne yaptığını izleyebilirsiniz. Bir sahnenin nasıl kurgulandığını, bir karakterin ilk bakışta fark etmediğiniz jestiyle ne söylediğini, arka planda gizlenmiş bir detayı — bunlar ancak ikincide görünür. "Mavi" (Kieslowski, 1993) ilk izlemede bir kadının yasını anlatır. İkincisinde yas ile müziğin nasıl iç içe geçtiğini görürsünüz. Aynı film, iki farklı deneyim. 7. Nereden Başlamalı: Pratik Öneriler Bu rehberi okuyup "peki ne izlesem?" sorusunu sormak çok normal. Birkaç başlangıç noktası: Bir yönetmen seçin ve onun tüm filmografisini takip edin. Tek bir film değil, bütün bir bakış açısını keşfetmek, sinemanın gerçek dili olan "otör" kavramını anlamanın tek yolu. Nuri Bilge Ceylan, Yorgos Lanthimos ya da Hirokazu Koreeda iyi başlangıç noktaları. Bir sinema akımını keşfedin. Fransız Yeni Dalgası, İtalyan Neorealizmi, İran Sineması — her birinin kendine özgü bir dili ve dünyaya bakışı var. Bu akımlardan birini seçip orada birkaç hafta geçirin. Mubi kullanın. Algoritma yerine küratörlük prensibine dayanan platform, sizi Netflix'in sizi götürmeyeceği yerlere götürür. Son Söz Sinema, anlaşılmayı bekleyen bir bulmaca değil. Hissedilmek ve düşünülmek isteyen bir deneyim. Bu rehberdeki sorular ve araçlar, o deneyimi daha derin yaşamanız için — ama unutmayın, en büyük araç hâlâ sizin dikkatiniz ve merakınız. Bir sonraki filmi izlerken bir şeye dikkat edin, sadece bir şeye. Kamera açısı, renk, sessizlik — hangisi olursa. O tek şeye odaklanmak, sizi birkaç ay içinde bambaşka bir yere taşır. Bu yazıyı beğendiyseniz, her hafta sinema, müzik ve pop kültür üzerine Bombastikdergi'yi takip etmeye devam edin. Aşağıdaki yorumlarda bize sorun: Sizi en çok etkileyen film hangi sahnesiydi? İlgili yazılar: Nuri Bilge Ceylan: Nereden Başlamalı? Yorgos Lanthimos Filmlerine Giriş Rehberi Mubi Türkiye'de Bu Ay İzlenmesi Gereken 5 Film
- Lina Lapelytė’nin “We Make Years Out of Hours” Sergisi Berlin’de
Lina Lapelytė, Berlin’deki Hamburger Bahnhof müzesinde gerçekleştirdiği “We Make Years Out of Hours” sergisiyle izleyicileri zaman, emek ve ortak deneyim kavramları üzerine düşünmeye davet ediyor. CHANEL Next Prize desteğiyle hazırlanan proje, heykel, performans ve ses yerleştirmelerini aynı mekânda buluşturuyor. Serginin merkezinde yer alan 400 bin ahşap küp, ziyaretçiler ve performans sanatçıları tarafından sürekli yeniden düzenlenerek geçici yapılar oluşturuyor. Haftalık performanslarda ise Etel Adnan, Mahmoud Darwish, Ocean Vuong ve Forugh Farrokhzad gibi isimlerin şiirlerinden ilham alan müzikler seslendiriliyor. Müzik, performans ve sosyal yorumları bir araya getiren Lapelytė’nin çalışması, çağdaş sanatın disiplinlerarası yönünü öne çıkarırken, sergi 10 Ocak 2027’ye kadar ziyaret edilebilecek.
- OTW by Vans Old Skool 36 Souvenir “Oatmeal”
Vans, Souvenir serisini yeni Old Skool 36 “Oatmeal” modeliyle genişletiyor. Vintage görünümlü detayları modern tasarım dokunuşlarıyla bir araya getiren sneaker, koleksiyon odaklı yapısıyla dikkat çekiyor. “Aatmeal” tonundaki eskitilmiş canvas üst yüzey, tonal dikişler ve deri panellerle tamamlanırken; yan bölümlerde ve dil kısmında kullanılan çok renkli bouclé dikiş detayları modele farklı bir karakter katıyor. Çeşitli Vans logoları ise tasarımı zenginleştiren diğer unsurlar arasında yer alıyor. Kaykay kültüründen gelen klasik Old Skool çizgisini koruyan OTW by Vans Old Skool 36 Souvenir “Oatmeal”, günlük kullanım ile koleksiyon estetiğini bir araya getiriyor. Modelin Temmuz 2026’da 125 dolar fiyat etiketiyle satışa çıkması bekleniyor.
- Money Heist Evreni Genişliyor
Netflix, Money Heist evreninin genişleyeceğini resmi olarak duyurdu. Açıklama, Álvaro Morte tarafından Berlin 2. sezonunun Sevilla prömiyerinde yapıldı. Paylaşılan kısa teaser videosu, yeni projelerin yolda olduğunun sinyalini verdi. Netflix, henüz yeni yapımların bir 6. sezon mu yoksa farklı karakterlere odaklanan spin-off diziler mi olacağını netleştirmedi. Ancak açıklamada kullanılan “Money Heist dünyası büyümeye devam ediyor” ifadesi, çoklu proje planına işaret ediyor. İspanyol basınından gelen bilgilere göre, Álex Pina’nın yapım şirketi Vancouver, Fernando Cayo’nun canlandırdığı Albay Tamayo karakterine odaklanan dört bölümlük yeni bir mini dizi üzerinde çalışıyor. Bu yapım gerçekleşirse, “Berlin” sonrası evrendeki ikinci büyük spin-off olacak. Küresel çapta büyük başarı yakalayan Money Heist, Netflix’in en güçlü uluslararası markalarından biri olarak büyümeyi sürdürmeye hazırlanıyor.
- Mavi’den Teoman Yorumu: “Duş”
Mavi ve Teoman, “Teoman Şarkıları” projesinde bir araya geldi. Türkçe rap sahnesinin dikkat çeken isimlerinden Mavi, Teoman’ın sevilen parçalarından “Duş”u kendine özgü tarzıyla yeniden yorumladı. Söz ve müziği Teoman’a ait olan şarkı, orijinal atmosferini korurken Mavi’nin vokal yaklaşımıyla daha modern ve içe dönük bir his kazanıyor. “Teoman Şarkıları” projesi, farklı sanatçıların yorumlarıyla Teoman repertuvarını yeniden keşfetmeye devam ederken, “Duş” da projenin öne çıkan çalışmalarından biri olarak dikkat çekiyor. Mavi yorumuyla “Duş”, Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle tüm dijital müzik platformlarında yayınlandı.
- Kith x New Balance / Made in USA 99X
Kith ve New Balance, 2026’daki üçüncü iş birlikleri kapsamında Made in USA 99X Series koleksiyonunu tanıttı. Dört parçadan oluşan seri; 990v3, 990v4, 992 ve 993 modellerini premium materyaller ve Kith’e özgü renk paletleriyle yeniden yorumluyor. Koleksiyonun en dikkat çeken modeli olan 990v3, ilk kez resmi bir ortak çalışmayla piyasaya çıkıyor ve modelin 2026’daki tek satış noktası Kith olacak. “Hallow” renk seçeneğiyle gelen sneaker; süet, açık örgü mesh yüzey ve ENCAP taban teknolojisini bir araya getiriyor. 990v4 ise “Dusty Mauve” tonlarıyla daha sade ama lüks bir görünüm sunuyor. Seriyi tamamlayan 992 ve 993 modelleri ise performans odaklı detaylarıyla öne çıkıyor. “Argon” renkli 992, ABZORB yastıklama sistemiyle dikkat çekerken; “Asteroid” tonlarındaki 993 modeli ACTEVA ve NDurance teknolojileriyle konfor ve dayanıklılığı artırıyor. Ronnie Fieg imzasını taşıyan koleksiyon, Kith’in 15. yıl kutlamaları kapsamında yaz sezonunun en dikkat çekici sneaker lansmanlarından biri olmaya hazırlanıyor.
- Deep Purple'dan Yeni Albüm: SPLAT!
Deep Purple, yeni stüdyo albümü “SPLAT!”i resmi olarak duyurdu. Grup, albümü 3 Temmuz’da earMUSIC etiketiyle yayınlayacak. Ön sipariş süreci ise şimdiden başladı. Efsanevi rock grubu, yapımcı Bob Ezrin ile yeniden bir araya gelerek klasik Deep Purple ruhunu modern bir sound ile buluşturuyor. Frontman Ian Gillan, yeni albümün enerjisini grubun 70’li yıllardaki dönemine yakın gördüğünü belirtirken; “Highway Star”, Smoke on the Water ve “Lazy” gibi klasiklerin dinamiğine geri döndüklerini ifade ediyor. “SPLAT!”, insanlığın sonunu klasik bir kıyamet anlatısından çok dönüşüm ve değişim fikri üzerinden ele alıyor. Grup ayrıca 2026 turnesi kapsamında üç kıtada 28 ülkede toplam 86 konser vereceğini açıkladı.
- Jack Harlow “Prague” klibiyle karşımızda
Jack Harlow, büyük ilgi gören albümü Monica’nın dikkat çeken parçalarından “Prague” için resmi müzik videosunu yayımladı. Şarkının enerjisini görsel olarak da güçlendiren klip, sanatçının özgüvenli tarzını ve modern hip-hop estetiğini ön plana çıkarıyor. “Prague”, yayınlandığı günden bu yana akıcı flow’ları, zekice yazılmış sözleri ve uluslararası atmosferiyle dinleyicilerin favorileri arasına girmişti. Yeni klip ise yüksek moda detayları, sinematik görüntüler ve Harlow’un rahat ama karizmatik duruşuyla bu havayı ekrana taşıyor. Yeni video ile birlikte Jack Harlow, “Monica” döneminin etkisini sürdürmeye devam ederken, çağdaş rap sahnesindeki güçlü konumunu da pekiştiriyor.
- LEGO Fast & Furious Toyota Supra MK4
LEGO, Speed Champions serisini The Fast and the Furious evreninden ikonik Toyota Supra MK4 modeliyle genişletiyor. 292 parçadan oluşan set, 2001 yapımı filmin unutulmaz sokak yarış atmosferini koleksiyonluk bir tasarımla yeniden canlandırıyor. Yaklaşık 15 cm uzunluğundaki model, aracın dikkat çekici turuncu renk şemasını ve Troy Lee imzalı “Nuclear Gladiator” grafiklerini detaylı şekilde yansıtıyor. Krom görünümlü jantlar, büyük arka spoyler ve modifiye yarış estetiği, sete gerçekçi bir görünüm kazandırıyor. Koleksiyonun en dikkat çekici parçalarından biri ise Paul Walker’ın canlandırdığı Brian O’Conner karakterine özel minifigür. Tişört ve jean kombiniyle tasarlanan figür, serinin nostaljik ruhunu güçlendiriyor. LEGO Speed Champions The Fast and the Furious Toyota Supra MK4, hem koleksiyon meraklılarına hem de otomobil kültürü hayranlarına hitap ediyor.
- Nike Air Max 1 “San Diego Padres”
Nike, beyzbol sezonuna özel hazırladığı Air Max 1 “San Diego Padres” modeliyle spor kültürünü sokak modasına taşıyor. San Diego Padres’in dikkat çeken City Connect formalarından ilham alan sneaker, enerjik renk paleti ve detaylı tasarımıyla öne çıkıyor. Dark Obsidian, Fireberry ve Magma Orange tonlarını Coconut Milk tabanla birleştiren model, San Diego’nun kültürel dokusuna da göndermeler yapıyor. Özellikle iç tabandaki çiçek desenli kafatası grafikleri, Día de los Muertos estetiğini tasarıma dahil ediyor. Ayakkabıda kullanılan tüylü süet Swoosh detayı ve metal MLB logolu lace lock aksesuarı, beyzbol temasını güçlendirirken modele premium bir görünüm kazandırıyor. 29 Mayıs 2026’da satışa çıkacak olan Nike Air Max 1 “San Diego Padres” modelinin fiyatı ise 150 dolar olarak açıklandı.
- Asın bayrakları, Şebnem Ferah sahnelere dönüyor: İstanbul konseri 3 Haziran 2026
Şebnem Ferah, uzun süredir beklenen sahne dönüşünü sosyal medya paylaşımıyla duyurdu. Sanatçı, “03.06.2026 İstanbul” notuyla yaptığı açıklamayla hayranlarına yeniden konser müjdesi verdi. Paylaşımında heyecanını kısa ama samimi ifadelerle dile getiren Ferah, buluşma anını sabırsızlıkla beklediğini belirtti. Bu dönüş haberi, müzikseverler arasında büyük ilgi uyandırırken konserin şimdiden yılın öne çıkan etkinliklerinden biri olması bekleniyor. Güçlü vokali ve duygusal şarkılarıyla geniş bir dinleyici kitlesine sahip olan sanatçının bu geri dönüşü, Türk rock sahnesinde önemli bir hareketlilik yaratabilir. Konserle ilgili detayların ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.
- Teoman Şarkıları Projesi için Sufle’den “Çölde Çiçek” yorumu
Teoman’ın eserlerinden oluşan “Teoman Şarkıları” projesi, farklı sanatçıların yorumlarıyla ilerlemeyi sürdürüyor. Serinin bu haftaki konuğu Sufle olurken, grup “Çölde Çiçek” şarkısını kendine özgü tarzıyla yeniden seslendirdi. Söz ve müziği Teoman’a ait olan parça, Sufle’nin buğulu vokalleriyle daha yoğun ve etkileyici bir atmosfere kavuşuyor. Proje kapsamında her hafta farklı bir sanatçı tarafından yeniden yorumlanan şarkılar, Teoman repertuvarını yeni bir bakış açısıyla dinleyiciye sunuyor. Sufle yorumuyla “Çölde Çiçek”, Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle tüm dijital platformlarda yayımlandı.


















