Search Results
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- Coldplay'den Higher Power'a bir klip daha
Coldplay geçtiğimiz günlerde klibiyle birlikte yayınladığı Higher Power adlı teklisini bir kliple daha taçlandırdı. Grup elemanlarının "gerçek bir evren harikası" şeklinde tanımlayarak yere göğe sığdıramadıkları parça için çekilen yeni klip bizi kaosun hüküm sürdüğü bir gezegen olan Kaotica'ya götürüyor. İlk klipteki hologram dansçıların yerini yeni klipte uzaylılar alıyor. Çöp dolu sokaklarda gezen Chris Martin müziğe kendini kaptırıp, dans ediyor. Küçük çaplı bir bilim kurgu da diyebileceğimiz klip robot köpekler ve uzaylılar eşliğinde bizi sokaklarda gezdirirken The Fifth Element, Blade Runner ve The Terminator gibi unutulmaz filmlere göndermeler de içeriyor. Yönetmen Dave Meyers videoyu, hayatımızın bir yılını alan Covid-19 sürecinde, kendine yabancılaşan bizlerinin dünyamızdan uzaklaşması ve bilinmedik bir gezegendeymişiz gibi hissettiğimizin bir meteforu olarak özetliyor.
- Neill Blomkamp 7 yıl sonra çektiği ilk uzun metrajla ürkütmeye geliyor
Elysium ve District 9 ile kendisinden bolca bahsettiğimiz ve son olarak 2015 yılında çektiği Chappie sonrası kendini kısa filmlere veren yönetmen Neill Blomkamp neredeyse 7 yıl sonra gelen ilk uzun metrajıyla sinemalara dönmeye hazırlanıyor. Bu süreçte bir çok farklı projede adı geçen ama sonuca varamayan yönetmen senaryosunu da kendi yazdığı bilim kurgu korku türündeki filminden ilk tanıtım filmini de yayınladı. 20 Ağustos'a tarihlenen film sinemaların yanı sıra VOD platformlarında da gösterime girecek. Bir anne ve kızı arasında uzun yıllar boyu süren anlaşmazlığın altında yatan doğaüstü güçlerin ortaya çıkmasıyla korkunç şeytanların serbest kalması olarak özetlenen Demonic bu kısa tanımıyla bile karmaşık ve ürkütücü bir olay örgüsünün bizi beklediğini gösteriyor. Blomkamp oyuncu kadrosunda da daha önce çalıştığı isimlere ağırlık vermiş. Elysium'da yönetmenle birlikte çalışan Carly Pope'un yanı sıra District 9'da da gördüğümüz Nathalie Boltt'a Chris William Martin ve Andrea Agur eşlik etmiş.
- Noel Gallagher's High Flying Birds tekrar kanatlandı
Şu aralar Manchester City'nin şampiyon olmasından dolayı keyfine diyecek olmayan Noel Gallagher 4 yıllık bir ara sonrası Noel Gallagher's High Flying Birds adını verdiği grubu ile birlikte 10. yılını kutluyor. Gallagher'ın 2009'da kurduğu ve aslında solo projesi olan ama turnelerinde birlikte sahne aldığı müzisyenler ile birlikte kurduğu Noel Gallagher's High Flying Birds geçtiğimiz haftalarda albümün öncüsü rolündeki We're On Our Way Now adlı parçayı yayınlamıştı. Kardeş Gallagher ile çıkan bir barıştılar bir barışmadılar haberlerinin önüne geçmek istercesine "ben yoluma bakarım" dercesine davranan Noel Gallagher 8 Haziran'da da Flying On The Ground adlı teklisini yayınladı. Bununla da kalmayan Gallagher bir de video ile gözümüzü şenlendirmeyi de unutmadı. Back To Way We Come adlı albüm 11 Haziran'da dijital olarak yayınlanacak, hemen ardından 12 Haziran günü de kanlı canlı olarak raflarda yerini alacak.
- Icy ve Sot'tan "EU Flag"
Baskıya karşı başkaldırılarını Tebriz ve Tahran sokaklarında sanatlarıyla dile getiren ikili Icy ve Sot dünyanın farklı köşelerinde gerçekleştirdikleri yerleştirmeler ile göçmen krizine olan ilgimizi sıcak tutmaya devam ediyor. Çoğunlukla sınırların varlığını sorgulayan sanatçılar benzersiz yaklaşımları ile yarattıkları dili kullanarak insan hakları, gözaltı, kadın hakları, göçmenlerin ve mültecilerin kötü durumları, iklim değişikliği veya kapitalizmin tuzakları ile günümüz insanının çelişkilerini kendisine sorgulatıyor. 2017 yılında Berlin'de sergiledikleri ve bir pano içinden "dekupe" olup uzaklaşan elele tutuşmuş bir ailenin yerdiği "Refugees Welcome" adlı çalışmalarında vicdanımıza da seslenen ikili bir 2015-2018 arası ölen 3000 göçmeni anmak için "Missing Migrant" adını verdikleri yerleştirmeyi Ostend, Belçika'da sergilemişlerdi. Son yıllarda çelik çitler ve dikenli teller üzerinden vermek istedikleri mesajı iletmeyi tercih eden Icy ve Sot göçmen sorununun en yoğun olduğu bölgelerden biri olan Amerika-Meksika sınırında 2019 yılında yellerden oluşturdukları simgesel bir kayığı kumsala kadar inmenin ötesinde denizin içine kadar giren sınır çitlerinin hemen yanına bırakmışlardı. Aynı yıl Time Square'in ortasına bir de yine çitlerden yapılmış "The New American Flag"i dikmişlerdi. Sanatçılar benzer bir çalışmayı da yine göçmenlerin yoğun birşekilde kullandığı bir diğer nokta olan Cebelitarık Boğazı'ndaki dramı bir kez daha düşündürtmek için Lizbon'da sergilediler. Bu sefer Avrupa Birliği bayrağını eserlerine taşıyan sanatçılar farklı umutlarla yola çıkıp kendilerini mülteci kamplarında bulan göçmenlerin karşılaştıkları insanlık dışı müdahaleleri bir kez daha gündemimize getiriyorlar. Malzemesinden verdiği mesaja kadar sahip olduğu sert ve bükülmez gerçekliğe sahip olsa da "EU Flag" adlı çalışma içinde insanların umudunu da taşıyor. Bu umudu gökyüzü üzerinden görünür kılmak isteyen sanatçılar geçirgen bir yapı ile sınırın ötesinin hala var olduğunu ve tüm maviliği ile bizi beklediğini vurguluyor. Okyanusa akan nehrin yanına yerleştirilen bayrak bir çok mültecinin daha iyi bir yaşam arayışında üstlendiklerine ve yapmakta oldukları deniz yolculuğuna gönderme içeriyor.
- Ezhel x Masked Wolf ve Astronaut In The Ocean
2019'da çıkardığı Astronaut In The Ocean ile yeri göğü sallayan, dinlenme oranlarında nirvanaya doğru yükselen ve oradan da pek ineceğe benzemeyen Avustralyalı rapçi Masked Wolf ve plak şirketi Elektra Records International Remixes adındaki projelerinde Ezhel'e de yer verdiler. Astronaut In The Ocean'ın 4 farklı versiyonu dinlediğimiz derlemeye Ezhel de aklımızı başımızdan alan "verse"leri ile katılıyor. Neredeyse her hafta farklı bir isimle karşımıza çıkan Ezhel, görünen o ki, üretmeye gitgide artan bir ivmeyle devam edecek. Sosyal medya kanallarında bir viral haline gelen Astronaut In The Ocean Internatıonal Remix'de Loopy, Owen, ve Bloo ile The Synaptik ve Freek'in birer parçasının yanı sıra Shane Cood'un da bir şarkısı yer alıyor.
- Nike Air Force 1 Low "Happy Pineapple"
Nike'tan "biz o mantarları atmayaydık iyiydi" dedirtecek bir Air Force 1 yorumu geldi. Uzun bir süredir karbon ayak izini azaltmaya çalışan Nike her geçen gün geri dönüştürülmüş malzemelerden ürettiği ayakkabılara koleksiyonunda daha çok yer vermeye başladı. Happy Pineapple adını alan AF1 yorumu geri dönüşümle elde edilmiş mantar malzemeden üretilmiş. Kauçuk taban üzerine beyaz orta taban bir altlığa sahip olan modelin üst yüzeyi markalama yüzeyleri dışında mantardan inşa edilmiş. İç tabanlıkları da mantardan üretilen Happy Pineapple dilde yer alan ananas logosu ile de ailenin sıradışı karaktere sahip bireylerinden biri olmuş. Nike'ın sürdürülebilirlik arayışlarının bir meyvesi olan mutlu ananas altın sarısı swoosh, topuk şeridi ve bağcıklar ile tamamlanmış. Air Force 1 Happy Pineapple için henüz bir fiyat belirtilmiş değil ama önümüzdeki haftalarda raflarda yeri alması bekleniyor.
- Barış Demirel'den Mutluluklar
Hiphop'tan elektronik müziğe rapden caza kadar çok farklı sahnelerde ya da albümlerde karşımıza çıkan Barış Demirel Barıştık Mı adı altında çıkardığı T.E.A.R ve Fair Play'in ardından üçüncü albümü Mutluluklar'ı yayınladı. Kadebostany yorumuyla da dinlediğimiz Sal Beni öncüsüyle hakkında fikir edinmeye başladığımız Mutluluklar 8 parçadan oluşuyor. Albümde yer şarkılarının tümünde söz ve müzikleri kendisi yazan Barış Demirel enstrümantalist yönünü de gösterek albüm duyduğunuz tüm enstrümanları da kendisi çalmış. Demirel'i bir arada görmeye alıştığımız Da Poet Mutluluklar'ın yapımcılığını üstlenirken Deniz Tekin de bir düet ile katkıda bulunmuş.
- Air Max 90 "Shimmer Polka"
Piyasaya çıktığı ilk günden itibaren her türlü moda akımına ayak uyduran ve bir ayakkabıdan çok kültür simgesi olmayı başaran Air Max 90 "Shimmer Polka" versiyonuyla karşımızda... Silüetinden ödün vermeden yeni önermelerle karşımıza çıkan model zamansız bir tasarım olan Air Max 90'a yeni bir yorum katıyor. İlk bakışta hafif renk geçişlerine sahip katmanlı yapısıyla sade, sakin ve naif bir görünümün arkasına sığınan Shimmer polka ışıltılı puantiyeleri ile aslında göründüğünden daha baştan çıkarıcı olduğunu dile getirirken eğlenceli bir karaktere sahip olduğunu da gözler önüne seriyor. Pudramsı pembeden beje doğru belli belirsiz bir geçişe sahip renk kartelasıyla gelen ürün Air Max 90'da alıştığımız dil ve topuktaki markalamanın dışına çıkarak eksantrik tarza farklı bir bakış açısı katıyor. Shimmer Polka 16 Haziran'da satışa çıkacak.
- Lara Di Lara x Kamufle
Lara Di Lara ve Kamufle bir süredir kişisel hesaplarından duyurusunu yaptıkları Denge adlı EP'yi yayınladı. Dijital ortamlarda yerini alan, 5 parçalık, mini albüm Hissizleşmiş adlı parçaya çekilen klip eşliğinde geldi. Klibi Melih Kun tarafından "bir tripod bir cep telefonu" ile çekilen Hissizleşmiş'in sözleri Lara Di Lara ve Kamufle tarafından kaleme alınmış. Kamufle ve Eko Fresh'in Ecdadına Dinlet parçasındaki "beat"leri ile zihnimize çizik atan A-Bachuss'un ismini yine "beat"lerde gördüğümüz parçanın miks ve masteringleri ise Buğra Kunt imzası taşıyor. Kamufle ile bir arada görmeye alıştığımız Barış Demirel ve Da Poet de trompet ve "scratch"leri ile albüme katkıda bulunan isimler arasında yer alıyor. Klavyenin başında ise Yiğit Avcı'yı görüyoruz. Pandemi günlerinin dört duvar arasında geçen günlerini üretimle doldurmayı başaran Kamufle ve Lara Di Lara 'nın Dikkat Records etiketiyle çıkardıkları Denge "ne dinlesek ki?" sorusunun en net cevabı.. Dinleyelim, dinletelim.... Son bir satır da evlere kapandığımız bu bir yılı aşan süreçte görmezden gelinen müzisyenlerimize ayırıp, üretmekten vazgeçmeden sanatlarıyla günümüzü güzelleştirmeye devam ettikleri için teşekkürü bir borç bilelim. Elimizden ne gelir demeden, göz yummadan, sahnemize sahip çıkarak...
- Billie Eilish albüme doğru
Billie Eilish geçtiğimiz haftalarda duyurduğu yeni albümü Happier Than Ever'dan tadımlıkları paylaşmaya devam ediyor. Albümde yer alan parçalardan ikincisi de dinleyicisiyle paylaşan Eilish Lost Cause adlı parçasını kliplendirmiş de. Rengarenk saçları ve kıyafetleriyle görmeye alıştığımız Eilish'i Kanye West'in aile buluşmasından pazar ayinleri tadına koştuğu Sunday Service günlerindekine benzer kıyafet ve düz sarı saçlarıyla görmek bizi şaşırtmadı dersek yalan olur. No Time To Die için hazırladığı tema müziğinde de abisiyle birlikte çalışan Eilish bu albümde de tüm parçaların sözleri için abisi Finneas'la birlikte oturmuş masaya. Eilish bununla da kalmayıp Lost Cause'un videosu için kamera arkasına da geçmiş. Temmuz sonundan yayınlanacak Happier Than Ever için sabırsızlanıyorsanız Lost Cause ve klibi belki sizi biraz olsun yatıştırabilir.
- En büyük Lego bu Lego
Lego "hayal gücünün sınırları yoktur" diyerek bugüne dek çıkardığı en büyük seti Worl Map'i satışa sundu. 11.695 parçadan oluşan set kendi dünyanızı yaratmanız için hazırlanmış gibi. Kıtaları renk, desen ve tamamen yaratıcılığınıza kalmış okyanuslarla çevreleyebileceğiniz set biraz zaman istese de Lego bu süreci daha eğlenceli kılabilmek adına sete eklediği bir QR kod ile size bir müzik listesi sunuyor. 3 farklı merkezden dünya haritaları yapabilmenizi sağlayan set beraberinde gelen pimlerle seyahat ettiğiniz noktaları belirleyebilmenize imkan da sağlıyor. Sanat, tasarım, mimari ve popüler kültürle ilgilenen maceracı yetişkinleri hedefleyen Lego Art serisinin en yeni üyesi World Map duvar dekor plakaları, asma aparatları ve bir döşeme aracı ile birlikte geliyor. 31203 kodlu set 65 x 104 cm'lik boyutlarıyla dekorasyonunuzun da dikkat çekici bir parçası olmaya aday.
- Till Lindemann bu sefer tek başına
Dur durak bilmeyen isimlerden biri olan Rammstein'in vokalisti Till Lindemann bu sefer de karşımıza solosuyla çıktı. Bir yandan Rammstein ile devam eden Lindemann bir yandan da eter Tagtgren ile albümlere imza atıyordu. Pandemi sürecini üreterek geçiren Lindemann Ich Hasse Kinder adlı parçasını videosu eşliğinde yayınladı. Şarkıları kadar konuşulan kısa filmden hallice Rammstein kliplerini aratmayacak bir video paylaşan Lindemann her zamanki gibi içimizde bir noktayı yakalıp, orayı eze eze aktarmak istediklerini bizlere aktarıyor.
- Nick Cave'den sürpriz...
Nick Cave'in The Red Hand Files sitesinde 2018 yılında sorulan bir soruya verdiği cevap üzerine kurgulanan tekli Letter to Cynthia dijital ortamlarda yayınlandı. Warren Elis ve Cave'in bir arada çıkardıkları Carnage albümünün hemen ardından gelen Letter to Cynthia ve Song for Cynthia adında iki farklı yorumla gelen Grief adlı parçanın plak formatında yayınlanmayacağı ve dijital ortamlarda yer almayacağı belirtilmişti fakat güzel bir sürprizle "spokenword" türündeki Letter to Cynthia Nick Cave & The Bad Seeds Youtube kanalın üzerinden paylaşıldı. Darısı Song for Cynthia'nın başına diyor ve sizi bu güzellikle başbaşa bırakıyoruz.
- Ludo'dan Btc Flowers vs. Elon
Nature(Netflix)Morte adlı çalışmasında "devrim televizyonda olmayacak" diyen ve Parisien Ketchup adlı çalışması ile de doğup büyüdüğü şehrin takımı Paris Saint German'i yeren graffiti sanatçısı Ludo'nun hedefinde bu sefer Elon Musk var. Doğa içerisindeki kırılganlığını görmezden gelmenin ötesinde inkar eden insanoğlunun bu gezegen üzerindeki saltanatının tehlikeli ve geçici bir yanılsama olduğunu çalışmalarında sıklıkla vurgulayan Ludo "Btc Flower Vs. Elon" adını verdiği eserini Elon Musk'a yazdığı uzun bir mektup eşliğinde yayınladı. Bir çok elektronik cihazın çalışması için gereken Lityum-iyon pillerin gereksinim duyduğu kobalt mineralinin %60'ının çıkarıldığı Kongo Cumhuriyeti'ndeki madenlerde zamanını oyunla geçirmesi gereken 40.000 civarında çocuğun çalıştığını söyleyen Ludo telefonunun ve arabasının şarjının doluluğu en büyük dertlerinden biri olan bizlerin bu gerçeği hatırlaması ve unutmaması için çabalıyor. Uluslararası Af Örgütü'nün raporlarına göre yerin metrelerce altında, oldukça zor şartlarda, günde en az 12 saat çalışmak zorunda kalan çocuk işçilerin hayatlarını tehlikeye atarak "medeniyet denilen tek dişi kalmış canavarı" beslemelerini sorgulayan Ludo Elon Musk üzerinden bir sömürü suçlaması yöneltiyor.
- The Tomorrow War'dan tanıtım filmi
Sonu gelmeyen dünyayı kurtaran adam senaryolarının bir yenisi olan The Tomorrow War'un tanıtım filmi yayınlandı. Şu aralar M.G.M.'i satın alacağı konuşılan Amazon Prime'ın içeriğine 2 Temmuz'da dahil olacak aksiyon bilim kurgu 2051 yılından günümüze acil bir mesaj getiren bir grup zaman yolcusu ile başlıyor. Gelecek otuz yıl içinde bir uzaylı türüne karşı savaşa girecek olan insanoğlu soyunun tükenmesiyle karşı karşıyadır. Tek çözüm ise günümüzden asker ve sivillerin geleceğe taşınıp bu savaşa destek olmalarıdır. Kızının geleceği için dünyayı kurtaran adam modu yüklenen lise öğretmeni ve aile babası Dan Forester, tüm umutsuzluğuna rağmen gezegenin kaderini değiştirme fırsatını göğsünde hafifçe yumuşatıp olaya dahil olan bilim insanı ve Dan'in babası "hepimiz birimiz için" diyerek bir araya gelir ve şimdi uzaylılar düşünsün aşamasına gelen hikaye heyecan katsayısı yükselerek devam eder. The Lego Batman Movie'lerin yönetmeni Chris McKay'in yönetmenliğini üstlendiği The Tomorraw War'un senaryosunu ise adı merakla beklediğimiz yapımlardan olan Voyagers ve Atlantic Wall için de açıklanan Zach Dean tarafından kaleme alınmış. Chris Pratt, Yvonne Strahovski ve deneyimli isim JK Simpson'ı başrolde izlediğimiz film bilim kurgu severleri ekrana kitleyecek gibi duruyor.
- Sam Van IJzendoorn'dan...
Uzun zamandır atölyesine göz atmadığımız Sam Van IJzendoorn üretime ara vermeden birbirinden güzel sneaker yorumlarına imza atmaya devam etmiş. Kişiye özel tasarımlarıyla "benim olmalı" dediğimiz bir çok ürüne imza atan tasarımcı ve zanaatkar Air Max "Blueberry", Air Max 1 "Skunk" ve Virgil Abloh 'un markası Off White işbirliğinde ortaya çıkardığı modeli bizi bizden alan ürünler arasında yerini almıştı. Zanaatkar köklerinden gelen hassasiyetle ürettiği ayakkabılarının her birinde bir konu başlığını ele alan Sam Van IJzendoorn son olarak "donut" temalı eğlenceli bir Nike yorumu ortaya koyarken, yakın dönemde bir müşterisinin talebi üzerine kaybettiği ailesinden kalan kıyafetlerinden parçalarla yeniden yarattığı Air Max 1 ile anıları yaşanır kılmış. IJzendoorn'un takip edemediğimiz süreçte ortaya koyduğu en etkileyici yorumlarından biri ise yine kişiye özel tasarladığı İtalyan süeti, denimi ve derisinden tasarladığı model olmuş. fotograflar: vijzbespokes instagram
- Taze Oscarlı yönetmen Chloé Zhao'dan bir Marvel evreni
Yazıp yönettiği Nomadland ile bu sene kendisinden bolca bahsettiğimiz Oscar ödüllü Chloé Zhao'nun sıradaki filmi Eternals'dan bir tanıtım filmi yayınlandı. Angelina Jolie, Salma Hayek, Kit Harrington, Gemma Chan, Brian Tyree Henry, Richard Madden, Lauren Ridloff, Kumail Nanjiani gibi isimlerden oluşan dikkat çekici kadrosuyla da sineseverlerin ilgisini üzerinde toplayan Marvel yapımı kozmik varlıklar Celestialların çeşitli deneyler sonucu insanlardan yarattığı süper güçlere sahip kahramanların hikayesini anlatıyor. 10 karakter üzerinde şekillenen Eternals Marvel evrenini genişletmenin yanı sıra, anlaşılan o ki, hikayenin ilerleyen dönemlerinde Marvel'in süper kahramanlarla dolu evrenine eklemlenecek gibi... İlk duyurusu 2019 Comic-Con'da yapılan Eternals, 2 yıllık sürecin ardından, 5 Kasım'da Amerika'da gösterime girecek olan yapım için ülkemizdeki gösterimi için malesef malum sebeplerden dolayı bir tarih açıklanmış değil.
- Heykeltraş Matthew Simmonds'dan...
Tarihi yapıların yüzyıllar boyu süren büyüsünden aldığı mermer ve taş parçalarını oyarak bizlere aktaran İngiliz heykeltraş Matthew Simmonds gerçek yapıları tasvir ettiği oymalarının yanında yine mimarlığı temel alan soyut çalışmalara da imza atıyor. İngiltere'de bir süre restorasyon çalışmalarında çalışan sanatçı özellikle taş oymacılığı konusunda edindiği birikimle şekillendirdiği modellerinde kutsal mekanları ana tema olarak alıyor. "Biçimsel mimari dil ve mimarlık felsefesine dayanan çalışma, olumlu ve olumsuz biçim temalarını, ışık ve karanlığın önemini ve doğa ile insan çabası arasındaki ilişkiyi araştırıyor" diyen Simmonds 30 ile 50 cm arasındaki minyatür mekanlarında anıtsallıktan ödün vermeden örnek aldığı yapının detaylarını en ince ayrıntısına kadar taşa işliyor. Taşın içinde gizli kalan bir mekanı ortaya çıkardığını belirten sanatçı doğa ile insan çbası arasındaki ilişkiyi araştırıyor. Bazilika, katedral ve kiliselerden ilham alan oymalarına daha çok rastlasak da Matthew Simmonds farklı kültürel miraslara da eserlerinde yer veriyor. Sanatçı dorik sütünlar, gotik kemerler ve kubbelerin yanı sıra mukarnas tavanları, "feng shui" öğretisinden izler taşıyan detayları da heykellerine taşıyor. Geometrik desenler ile zenginleşen oymalar aydınlık ve karanlık arasındaki ilişkiyi bakış açısı gibi bir dış etkenle yoğurarak yeni bir görüş elde etmemizi sağlayan heykeller tasvir ettikleri mekanlara oranla küçücük olsa da yaşattığı ve hissettirdiği duygu benzer büyüklükte bir anıtsallığı duygularımıza oymayı başarıyor.
- Lil Zey ilk albümü Kara Tiyatro'yu yayınladı
2020 yılını Heveslenmem, Eskisi Gibi, Zor I ve Zor II ile teklileri ile kapatan Türk rap sahnesinin üretken isimlerinden Lil Zey uzun zamandır "hadi artık" dediğimiz ve merakla beklediğimiz ilk albümü Kara Tiyatro'yu yayınladı. Universal Music Türkiye etiketiyle dijital ortamlarda yerini alan Kara Tiyatro 10 şarkıdan oluşuyor. lİL Zey'in daha önce tekli olarak sunduğu 1 Gr. Eksik, Zor I ve Zor II'nin yer aldığı albümün yakın zamanda plak formatında da rap severlere sunulacağını baştan belirtelim. Lirikal gücünü kendine has "flow"ları ile harmanlamayı başararak hiphop ve rap sahnesinde kendine farklı bir alan açabilen Lil Zey'i ilk albümünde yanlız bırakmayan isimler arasında ise Khontkar ve Goko!'yu görüyoruz. Khontkar Olamam İflah için Lil Zey ile birlikte stüdyoya girerken Goko! da Peygamber Sabrı adlı parçada eşlik eden isim olmuş.
- Lana Del Rey'den bir albüm daha
Lana Del Rey Temmuz ayında yayınlanacak yeni albümü Blue Banisters'da yer alacak üç şarkısını gün yüzüne çıkardı. Pandemi süreci Del Rey'in üretme yeteneğine yaramış olacak ki geçtiğimiz mart ayında 7. stüdyo albümü Chemtrails Over the Countyr Club'ın dumanı henüz tüterken yeni albümün duyurusunu yapmıştı. Lana Del Rey, Amerika'nın Bağımsızlık Günü olan 4 Temmuz'a tarihlenen albümün öncüsü olarak Text Book, Wildflower Wildfire parçalarının yanı sıra albüme adını veren Blue Banisters'ı tercih etmiş. Pandemi sürecinde çıkardığı parçalar ile müzik eleştirmenleri tarafından kariyerinin zirvesinde görülen Lana Del Rey bu albümle kendisine yönetlilen şarkılarında aile içi şiddete destek verdiği yönündeki eleştirelere de cevap veriyor. Müzikal heybesinde ne varsa Chemtrails Over the Countyr Club'da bizlere sunan Lana Del Rey bu birikimi Blue Banisters'da da dinleyicisine sunarken vokaldeki gücünü daha da ön plana çıkarmış.

























