Search Results
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- Nike Space Hippie 04
Alışılagelmiş ayakkabı görüntüsünü kırmaya başlayan firmaların başında gelen Nike Space Hippie serisini genişletmeye devam ediyor. "Crater Foam" tabanıyla bir köpüğün içine batırılıp çıkarılmış gibi duran görüntüsüyle dikkatleri üzerine çeken Space Hippie 04 Nike'ın en düşük karbon ayak izine sahip modellerinden biri. %75'i geri dönüşüm malzemelerden oluşturulan model "zirve beyazı" ve "foton tozu" renk paletiyle sunuluyor. Havlu kumaşına benzer yumuşaklıkt çorabımsı bir üst yüzeye sahip olan model gökküşağı tonlarında nakışlı bir yapıya sahip "swoosh"uyla da ailenin en renkli üyesi olmanın yanı sıra dikkatleri de üzerinde toplamayı başarıyor. Ürün dil etiketinde versiyon numarasını taşırken nike markalamasının kullanıldığı tüm detaylarda yer alan gökküşağı vurgusu topuk çevresini saran ve çekme halkasında yer alan rengarenk Nike logosu da ürün karakterini güçlendiriyor. Nike Space Hippie 04'ün önümüzdeki haftalarda Nike.com'da 130$'dan satışa çıkması bekleniyor.
- Converse x Millie Bobby Brown x Pauline Wattanodom
Stranger Things rüzgarını arkasına alan dizinin genç tayfası farklı disiplinlerde yaratıcılıklarını göstermeye devam ediyor. Albümler, reklam kampanyaları ve çeşitli yapımlarda yer alan ekibin en yoğun çalışanlarından biri de dizide Eleven rolüyle izlediğimiz Millie Bobby Brown. Godzillalaların ardında Enola Holmes'ün başrolünde yer alan oyuncu bu sefer de karşımıza Converse ile birlikte çıktı. Marka tarihinin en ikonik silüetlerinin başında gelen Chuck Taylor All Star için bir kez daha bir araya gelen ikili aralarına Taylandlı tasarımcı Pauline Wattanodom'u da alarak baharın habercisi bir koleksiyona imza attı. "Millie by You" adı verilen bir renk kartelasına sahip olan koleksiyonda yer alan çizimler Wattanodom tarafından hazırlandı. Kadın dayanışması ve kadınların daha da güçlendirilmesini temel alan tasarım süreci 6 ay sürmüş ve ortaya bu güzel seri çıkmış. Koleksiyon 15 Mart'ta satışa çıkacak.
- Lupin devam ediyor
Fakir ama gururlu genç Assane Diop'un Arséne Lupin maceralarından esinlenerek zaman içinde centilmen bir hırsıza dönüşmesine izlediğimiz Lupin dizisinin ikinci kısım tanıtım filmi yayınlandı. 5 bölümlük ilk kısımda haksız yere suçlanan babasının intikamının peşine düşen Diop serinin yeni sezonunda bu sefer oğlunu kaçıranlarla amansız bir mücadeleye giriyor. The Intouchables'daki performansıyla hatırladığımız Omar Sy'ı Diop rolünde izlediğimiz Fransız yapımı ilk kez Je Sais Tout dergisinde bir seri hikaye olarak yayınlanan Arséne Lupin hikayelerinin modern bir yorumu olarak ekranlara geliyor. İlk sezonun 5 bölümlük 2. kısımına ait tanıtım filmi hemen aşağıda.
- Recouture
Kendisini deneysel tamirhane olarak özetleyen Shun Hirose'nin atölyesi Recouture'ü bizi bizden alan modellerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Tezgahına gelen her yeni modelde zanaatkar köklerini göstermekten çekinmeyen Recouture özellikle New Balance 670 yorumu ile aklımızı başımızdan almayı başarmıştı. Nike, Converse, NB markaların ikonikleşmiş silüetlerini bambaşka bir karaktere büründüren ve onlara yeni bir hayat sunan Shun Hirose hibrid estetik anlayışını geleneksel üretim yöntemleriyle daha da değerli kılıyor. Çıkardığı her yeni modelde tabanlara olan zaafını gözlemleyebildiğimiz zanaatkarın son yorumu ise bir Air Force 1 üzerine olmuş. Tamamiyle Recoture tarafından tasarlanmış ve üretilmiş ilk ürün olma özelliği de taşıyan Re Project JTZ'den izleri da inkar etmeyen model Recouture'de sıkça gördüğümüz köbek balığı taban üzerine inşa edilmiş. Fonksiyonun da göz ardı edilmediği AF1 Ripple adlı modelde bağcık delikleri ve deri bağcıklar bir detay olarak geri planda tutulurken fermuarlı bir kullanım ön plana çıkarılmış.
- Jr'dan Homily to Country
Yaptığı her işle dikkatimizi çeken ve çalışmalarına severek yer verdiğimiz Fransız sanatçı Jr. Brezilya'daki, kıymet bilme ve özellikle dezavantajlı ya da gözden kaçmış olanlara saygı duymaya odaklandığı, eserinin ardından soluğu Avustralya'da almış. Tüm işlerinde insanı merkezine koyan sanatçı İtalya'da başlattığı "Homily to Country" adlı en yeni çalışmasını Melbourne'deki NGV Trielanine taşımış. Sulama, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle yoğun su çıkarmanın neden olduğu Darling Nehri sisteminin ekolojik düşüşüne küresel boyutta dikkat çekmeyi hedefleyen sanatçı aynı zamanda küresel güçteki tarım firmalarının aile çiftlikleri üzerindeki adaletsiz ve denge tanımaz baskısını da sorguluyor. Mesajını üç aşamalı olarak veren Homily to Country'nin ilk ayağında çiftçiler, Darling Nehri'nin kurumuş yatağında, omuzlarına aldıkları 30 metrelik dev fotograf baskılarını taşıyorlar. Yerel çiftçiler arasından seçilen ve Jr. tarafından fotograflanan 4 çiftçinin fotograflarını aynı zamanda eserin ikinci ayağını oluşturan mimari enstalasyonda da görüyoruz. National Gallery of Victoria'nın Equiset Bahçesi'ne konumlandırılan ve inşaat iskelelerinden oluşturulan şapelin pencerelerini oluşturan vitrayları Darling'in ölmekte olan habitatı "süslüyor". Sanatçı tüm çalışmasında fotografladığı karakterleri görsel bir motife çevirerek tekrar üzerinden vermek istediği mesajı da güçlendiriyor. Çalışmanın üçüncü ayağını ise Jr.'ın eseri kurguladığı süreçteki saha çalışmalarında kaydettiği görüntülerden oluşan bir film yer alıyor.
- Jr.
Havana Bienali'ndeki Giants, Peeking at the City, İtalya'daki An Agricultural Prayer projesi, Tehachapi Hapishanesi'nde "bir insan değişebilir mi?" sorusuyla yola çıktığı muralı ve son olarak George Floyd cinayeti sonrası adaletsizliğe karşı gerçekleştirdiği çalışması ile satırlarımızda yer verdiğimiz sanatçı Jr.'ın yeni durağı Brezilya oldu. Baskılarlar gerçekleştirdiği devasa murallarında sosyal ve politik sorunları sıklıkla sorgulayan Fransız sanatçının bu çalışmasında kıymet bilme ve özellikle dezavantajlı ya da gözden kaçmış olanlara saygı duymaya odaklanmış. 30'lu yıllarda inşaatına başlanan ve 1940'da hizmete açılan Estádio Municipal Paulo Machado de Carvalho'da yer alan çalışma 2014 yılında terk edilen ve önemli etkinlik ve maçlara ev sahipliği yapmayan stadyuma hak ettiği değeri geri iade ediyor. Kısa adıyla Pacaembu olarak da anılan ve Brezilya dört köklü kulübü Corinthians, Palmeiras,São Paulo ve Santos'un bir dönem mabedi olan stadyumun ikonik tribünlerine konumlandırılan eser 1480 adet baskının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Gökyüzüne doğru umut dolu bir bakışın yer aldığı devasa eser Estádio Municipal Paulo Machado de Carvalho'nun o eski şaşalı ve görkemli günlerini hatırlatıyor ve itibarını da iade ediyor.
- Keanu Reeves'li çizgi roman BRZRKR'in ilk sayısı çıktı
Dolu akbil ile dolaştığı metrolarda görmeye alıştığımız Keanu Reeves'in yaratıcı ekibinde de yer aldığı BRZRKR çizgi romanının ilk sayısı yayınlandı. Üstelik çizgi roman Keanu Reeves'in bir bankta düşünceli düşünceli otururken çekilmiş ve üzerinde bolca espri yapılan fotografına da gönderme de içeriyor. Folklords ve Justice League of America'nın yaratıcılarından Harvey ödüllü Matt Kindt ve Captain America'nın arkasındaki isim Ron Garney ile ailemizin naif yakışıklısı Keanu Reevus tarafından ortaya konan hikaye Berzerker adlı ölümsüz bir savaşçının asırlar boyu süren mücadelesini konu alıyor. Keanu Reeves'in aynı zamanda başrol karakteri de olacağı seride süper kahramanımız geçmişle gelecek arasında yolculuklar yapacak. Bizlere bolca aksiyon sunacak olan Brzrkr önlenemez bir güce sahip bir öfke makinesinin tekrar ölümlü bir canlı olmanın yollarını ararken Amerikan Hükümeti ile yolunun kesiştiği bir serüveni okuyucuyla buluşturacak Boom Studios tarafından üretilen seri de Kindt ve Garney'in yanlız olmadığını belirtelim. Çizgi roman dünyasının en önemli ödüllerinden olan Eisner ve Harvey ödüllerinde adaylığı bulunan Bill Crabtree ve on parmağında on marifet isimlerden biri olan, Hellboy'a da imza atmış, Clem Robins de serinin mutfağında ter dökmüş isimler arasında. BRZRKR serisi eylül 2021, nisan ve eylül 2022'de 4'er bölümden oluşan 3 cilt, toplam 384 sayfalık bir set olarak da çizgi roman severlere bir koleksiyon parçası olarak sunulacak. Eğer siz de bu seti arşivizinde görmek isterseniz çizgi romanı Kickstarter bağlantısı üzerinden fonlayabilir ve ön siparişinizi verebilirsiniz.
- Vincent Leroy'dan Solar Quartz
Slow Lens, Illusion Lens ve Bubbles Canyon adlı yanılsamalar üzerine kurguladığı çalışmaları ile satırlarımızda yer verdiğimiz Fransız sanatçı Vincent Leroy görsel-işitsel eseri Solar Quartz'ı Tenerife'de sergilemeye başladı. Adanın volkanik çölüne konumlandırılan eser Leroy'un "soyut bir tefekkür" olarak tanımlanan önceki çalışmaları kadar izleyicisini bulunduğu durum, ortam ve ruh halinden alıp paralel bir gerçekliğe sürüklüyor. Ürettiği elektronik sesle etkisini güçlendiren ve hipnotik bir etki yaratan Solar Quartz döngüsel hareketi içerisinde, açılandırılmış delikli yüzeyleri sayesinde kırılan ışıkla da izleyicisini kendi merkezine çekiyor. Optik ilüzyonlar ile izleyici algısına seslenirken bilindik ya da ezberlenmiş olanı dönüştürerek farklı bakış açılarının da varlığını gösteren Vincent Leroy Solar Quartz ile bir kez daha bu amacına ulaşıyor.
- Atmos x Three Tides Tattoo x Adidas
Farklı markalarla geliştirdiği işbirlikleriyle adından sıkça bahsettiğimiz ve çıkardıkları her yeni üründe tasarım gücünü ortaya koyan Japon giyim markası Atmos bu sefer sıradışı bir işbirliği ile Superstar'ı yorumladı. Adidas Originals'ın ikonik modeli Superstar bu sefer Atmos Japan, Adidas ve East Valley'in ünlü dövme stüdyolarından olan Three Tides Tattoo tarafından adanın geleneksel desenleriyle renklendirilmiş. Japonya halkı tarafından simgesel bir öneme sahip Fuji Dağı'nı merkezine alan desen havai fişekler ile zenginleştirilirken ayakkabının bağcıklarında Japon çivitini andıran parlak renklerle tamamlanmış. Topuk yan yüzeyine eklenen "katakana" etiketi de tüm bu geleneksel yaklaşımı vurgulayıcı bir unsur olarak Superstar'ın bir parçası olmuş. Ürün 6 Mart'tan itibaren Atmos Japan internet sitesi üzerinden satışa çıkacak. fotograflar: @atmos_japan
- Banksy, Oscar Wilde, Özdemir Asaf ve Tuncel Kurtiz....
Henüz Banksy tarafından sahiplenilmiş olmasa da sanatçıya ait olduğu düşünülen bir eser İngiltere'nin ünlü hapishanelerinden Reading'in yüksek, tuğla duvarlarında ortaya çıktı. Bir süredir kullanılmayan ve konut projesine dönüştürülmesiyle gündemde olan hapishane aynı zamanda 1895 ve 1897 arasında Oscar Wilde'ı da yaşam tarzı yüzünden duvarlarının arkasında tutmuştu. Daktiloya bağlı çarşafla hapishane duvarlarını aşmaya çalışan bir karakterin yer veren eserin bir yandan Oscar Wilde'a ithaf edilirken diğer bir yandan da tarihi öneme sahip hapishanenin sanat merkezine çevrilmesi için yürütülen kampanyaya destek amaçlı resmedildiği düşünülüyor. Konu Oscar Wilde ve Reading Hapishane olunca The Ballad of Reading Gaol'den de bahsetmeden olmaz. Wilde bu baladında hapishane günlerinde tanıştığı idam mahkumu Charles Thomas Wooldridge'in öldürdüğü eşi Ellen ile olan aşkı üzerinden Victoria ceza sisteminin acımasızlığını dizelerine taşımıştı. 6 dizelik 109 bentten oluşan, cinayet ve aşk arasındaki ilişkiyi sorgularken eser hapishane koşullarını anlatan eser ülkemizde de ilk olarak Özdemir Asaf tarafından çevrilmiştir. Wilde'ın yazdığı, Asaf'ın çevirdiği The Ballad of Reading Gaol'ü Tuncel Kurtiz'in sesinden dinlemeden de olmaz diyerek sizi aşağıya alalım...
- Rammstein stüdyodan çıktı
2019'da kendi adları ile çıkardıkları albüm sonrası 2020 için geniş çaplı bir turne planlayan ama pandemiden dolayı iptal etmek zorunda kalan Alman Rock grubu Rammstein yeni albüm kayıtlarının da bittiğini duyurdu. Korona günlerinde konser konser dolaşamamalarını avantaja çeviren grup kapalı kapılar ardındaki süreci yeni albüme hazırlanarak geçirmiş. Canlı canlı sahnede olamamalarının yaratıcılıklarını artırdığını belirten klavyeci Christian Lorenz dikkat dağıtıcı etkenlerin azalmasından dem vurarak yeni şeyler düşünecek zaman bulmalarının bu sürpriz albümü kaydetme fırsatı doğurduğunu belirtti. İnsanoğlunun "çılgınlığı"na odaklanan albümde yer alan şarkılar sıradan, her gün edindiğimiz deneyimler ve dünyanın sıradan seğrinde başımıza gelen olayları konu alıyor. Kovid günlerindeki "çıldırmanın" da öncesindekinden farklı olmadığını savunan Lorenz kayıtları biten albümün yayın tarihi hakkında ise şimdilik bir bilgi paylaşmadı.
- The Handmaid's Tale s04
İlk üç sezonunda tüylerimizi diken diken eden ve iliklerimizi hüpleten The Handmaid's Tale'in sabırsızlıkla beklediğimiz 4. sezonunda ilk tanıtım filmi yayınlandı. Kanadalı yazar, şair ve eleştirmen Margaret Atwood'un 1985'de yayınladığı kitabından aynı isimle ekranlara uyarlanan The Handmaid's Tale 24 Nisan'da Hulu içeriğindeki yerini almaya hazırlanıyor. Faşizmin doyumsuzluğunu en iyi şekilde özetleyen seri ürkütücülüğünden ödün vermeden 3 sezon boyunca mesajını bizlere geçirmeyi başarmıştı. Distopik bir yönetim kurgusu altında aslında özgürlüğün insanlığın ellerinden ne kadar kısa, basit ve göz açıp kapayınca kadar kayıp gidebileceğini izlediğimiz The Handmaid's Tale Elisabeth Moss ile hayat bulan June'un "kızım olmadan asla" tadında başlayıp, toplumsal bir kahramana, hatta bir özgürlük savaşçısına, dönüşünün de hikayesi diyebiliriz. Diziyi henüz izlemeyenler için tat kaçırıcı detaylara girmeden yeni sezondan bahsedecek olursak bir Billie Eilish parçası olan You Should See Me In A Crown ile başlayan tanıtım filmi gösteriyor ki June kırmızı cübbesi ve ikonik başlığını atarak daha sert bir mücadeleye doğru yelken açacak. Şunu da ekmeliyiz ki, 4 sezonun asıl sürprizi kamera önünden çok arkasından geliyor. Geçtiğimiz iki yılı, pandemiye rağmen, setten sete koşarak geçiren Elisabeth Moss ilk kez kamera arkasına geçerek The Handmaid's Tale yönetmenliğine de soyunmuş. Bu ilk deneyim kaç bölümde geçerli olacak şimdilik bilemesek de Moss'un karesinden hikayeyi izlemek de ayrı bir heyecan katacak gibi duruyor. Sözü daha fazla uzatmadan sizleri 4. sezon tanıtımıyla başbaşa bırakalım ve 24 Nisan için geri sayıma başlayalım.
- Greyfurt'un vokalisti Eriç'ten ilk solo
Haftayı müzik başlığı altında güzel bir sürprizle kapatıyor ve meraklı bekleyişe geçiyoruz. Geçtiğimiz günlerde 3. teklileri Sorrow'u yayınlayan Greyfurt'un vokalisti Eriç ilk solo şarkısını duyurdu. 2 yıllık bir emeğin sonucu olan Ellerimde Işıltılar 13 Mart'a tarihlendi. "Birçok ilki barındırdığı için bu şarkı benim için çok özel" sözleriyle duyurusu yapılan şarkının kayıt ve mikslerini Umut Tingur üstlenirken masteringde de Alp Demir imzasını görüyoruz. Davulun başına ise Furkan Güngör geçmiş. Oya Yetişken'e ithaf edilen parçanın kapak görseli de Greyfurt'un teklilerinde görmeye alıştığımız isim Betül Karasu tarafından tasarlanmış. Parçanın ön kayıtları için bağlantı da burada.... Dinleyiniz, dinletiniz... İki hafta nasıl bekleyeceğiz derseniz Greyfurt hemen aşağıda...
- Tina
Rock and Roll'un kraliçesi Tina Turner'ın hayatını ve kariyerini mercek altına alan belgesel Tina'dan bir tanıtım filmi yayınlandı. 2021 Mart'ında Berlin Film Festivali'nde dünya çapındaki ilk gösterimini yapacak olan belgesel ay sonunda da HBO içeriğine dahil olacak. 81 yaşındaki efsane ismin 50'li yıllarda başlayan kariyerini, 80'li yıllarda zirveye çıkan müziğine odakalanarak anlatacak olan belgesel Turner'ın çocukken kaçan annesi hakkında verdiği demeçleri içeren bir röportajı da içeriyor. Hep gelmesi beklenen ama hiç bir zaman dönmeyen bir anneye kavuşma umuduyla geçen bir çocukluk sonrası kendini "yıkım ve hataları üstüne çeken pamuk tarlasında bir kız" olarak gören sanatçının bir divaya dönüşüne sahit olacağımız Tina Oprah Winfrey, Angela Bassett ve Turner'ın eşi Erwin Bach iel yapılmış söyleşileri de içeriyor. Belgesele asıl katkıları ise 1986'da sanatçının biyografisini yazan Kurt Loder ve biyografik bir müzikal olan Tina'nın yazarı Katori Hall veriyor. Bir çok belgeselde olduğu gibi Tina Turner hakkında daha önce hiç ortaya çıkmamış arşiv görüntüleri, ses kayıtları ve fotograflar da Tina'da gün yüzüne çıkıyor. Belgesel aynı zamanda yeniden doğuşa yol açan travma ve hayatta kalma hikayesini de detayları ile izleyiciye sunuyor. Tina'nın yönetmen iskemlesinde Oscar ve Emmy ödülü sahibi Dan Lindsay ve T.J. Martin oturuyor.
- Ve Kurban...
Yalan Dostum, Kurban, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Lambaya Püf De, Yemen Türküsü gibi zihinlerimize kazınmış bir çok parçayı bizlerle buluşturmuş Kurban'ın grupla aynı adı taşıyan 1999 tarihli albümü dijital ortamlarda... 90'lı yılların rock sahnesini domine eden gruplardan biri olan Kurban dağıldıktan sonra gönlümüzde bir yara olarak kalmış ve hiç unutmamıştık. 2005 yılındaki ilk yol ayrılığına kadar Kurban, Sert ve İnsanlar adlı albümleri yayınlayan grup 2006 sonunda tekrar birleşmelerinin ardından 4. albümleri Sahip'i yayınlamış ve 2017 yılında bir kez daha ayrılık kararı almıştı. İskender Paydaş prodüktörlüğünde yayınlanan ilk albüm Pay Records etiketiyle dijital dünyadaki yerini aldı. Allbümdeki parçaların yanında Açık Mikrofon, Leylaklar Soldu, Sorma Demo ve Sorma + Wonderful Tonight'ı da bonus olarak paylaşıldı. Önceki yıllarda çekilen kliplere ek olarak tüm şarkılara konser kayıtlarından oluşan videolar da çekildi ve Pay Records Youtube kanalına yüklendi.
- "Sadece bir deli tarafından boyanmış olabilir"...
Edvard Munch'un ünlü eseri Scream üzerine uzun yıllar boyunc yapılan spekülasyonlardan birine Norveç Ulusal Müzesi tarafından cevap bulundu. Kapılarını 2022'de Oslo'da açacak olan ulusal müzede sergilenmesi planan eser üzerinde yapılan araştırma ve kızılötesi taramalar sonucu tablonun üzerinde yer alan "sadece bir deli tarafından boyanmış olabilir" cümlesinin Munch'a ait olduğu ispatlandı. Uzun bir süredir gizemini koruyan yazının sanatçıya ait olup olmadığı uzun bir süredir sanat çevrelerinde tartışılıyordu. Çeşitli yorumlarda bir vandalizm sonucu olduğu düşünülen yazı Munch'un aldığı notlardaki el yazısıyla karşılaştırılarak analiz edildi ve cümlenin sanatçının el yazısı olduğu kanıtlandı. Modern sanatın ve kaygının simgelerinden biri olan eser yaşamı boyunca anksiyete sorunları yaşamış olan Edvard Munch'un içsel dünyasının da bir yansıması olarak tanımlanıyor. Yazının da sanatçının eserini resmettikten sonra beklediği beğeniyi alamaması sonrası eklendiği düşünülüyor.
- Bir Dylan Thomas şiiri ve Iggy Pop
2019 Eylül'ünde çıkardığı Free albümü sonrası Gucci reklamlarında boy gösteren Iggy Pop albümde yer alan Do Not Go Gentle Into That Good Night'ın klibini yayınladı. Eleştirmenler tarafından Pop'un bugüne dek kendini en net ve saf bir şekilde ifade ettiği albüm olarak nitelendirilen, 18. stüdyo albümü, Free'de yer alan parçada Iggy Pop Galli yazar ve şair Dylan Thomas'ın 1947 tarihli şiirini seslendiriyor. Trompetçi, vokalist ve besteci Leron Thomas ve gitarist Sarah Lipstate'in enstrümantal doğaçlamalarıyla eşlik ettiği parçanın videosu da farklı disiplinlerden sanatçılar tarafından kurulmuş olan Tomato Studio'nun paydaşlarından biri olan Simon Taylor tarafından çekilmiş.
- Obama ve Springsteen'den podcast serisi
Başkanlık sonrası Spotify üzerinden dönem dönem müzik listeleri yayınlayan Obama Bruce Springsteen ile birlikte suncağı bir podcast serisine başladı. Michelle ve Barack Obama çiftine ait prodüksiyon şirketi Higher Ground tarafından gerçekleştirilecek Renegades: Born in the USA serisi 8 bölümden oluşacak. Podcast serisi Amerika'nun durumu, evlilik, ırkçılık gibi konu başlıklarını irdeleyecek. Renegades: Born in the USA Ayrımcılık ve ırksal adaletsizliğin yarattığı bölünme sonrası daha birleştirici bir yola çıkış yollarını irdeleyecek. Springsteen'in çiftliğinde "neden çocukken yabancı gibi hissettikleri" üzerine edilen bir sohbetin geldiği noktada kendi kişisel arayışlarını birleştiren ikili bu süreci bir podcast serisine çevirerek insanlarla da paylaşmak istemişler. Amerika'nın en büyük ikilemlerinden biri olan ırksal ayrımcılığa odaklanacak olan seri ikilinin arkadaşlığını konu alan Outsiders : An Unlikely Friendship ile başladı. İkinci bölüm ise American Skin: Race in the United States ile ırkçılığı masaya yatırdı.
- Daft Punk bu sefer üzdü
Haftanın belki de 2021'in müzik başlığı altındaki bomba haberi elektronik müzik ikilisi Dafta Punk'tan geldi. Fransız "house" müziğini synthpop, funk, rock, disco ve techno ile harmanlayan Homem-Christo ve Thomas Bangalter ikilisi28 yıllık birlikteliklerine son verdi. Duyuruyu 2006 tarihli Electroma filminden bir sahneyle veren Daft Punk "dağılma" kelimesinin tam anlamını da "bekle dedi gitti, ben beklemedim, o da gelmedi" tadındaki bu videoda vurgulamış oldu. Maskenin ardına gizlenmiş robotik görünümlü bir alter ego ile ikonikleşen ikili 4. stüdyo albümleri Random Access Memories'de yer alan ve Giorgio Moroder'i konu alan bir monolog da diyebileceğimiz Giorgio by Moroder ile gönlümüzdeki yerini pekiştirmişti. Tron filminin müziklerine de imza atan ikili Moroder, Pharell Williams ve Strokes'tan Julian Casablancas destekli son albümleri Random Access Memories ile Grammy Ödülü'nü de kazanmışlardı. Neil Patrick Harris'in sunumuyla Pharell Williams, Stevie Wonder eşliğinde 2014 Grammy performansı ve ayrılık videosu hemen aşağıda....
- Green Day'den yeni bir parça
2020 Şubat'ında "dans edebilecekleri bir müzik" yapmak istediklerini belirterek çıkardıkları Father of All Motherfuckers albümünün ardından NHL'in resmi müzik grubu olan Green Day hokey liginin gerçekleştirdiği ilk çeyrek etkinliğinde yeni şarkıları Here Comes the Shock'u yayınladı. American Idiot gibi, sözünü esirgemeyen, sistem eleştirilerine hasret kaldığımız dönemlerini aradığımız grup atmosfere daha fazla siyaset bırakmak istemediklerini açıklayarak yeni keşiflere yelken açmışlardı. Father of All Motherfuckers da dahil olmak üzere Here Comes the Shock da "o eski günlerden eser yok şimdi" dedirten Green Day'in Dookie, Insomniac gibi albümlerini arıyor olsak da grubun varlığı bile bizleri 90'lı yıllara götürmeyi başarıyor. Son olarak grubun Haziran ayında Hell Out Boy ve Weezer eşliğinde bir turneye çıkacağını da duyuralım. Haziran ayını Avusturya, İngiltere, Hollanda, Fransa ve Belçika'da geçirecek olan Green Day turnenin ikinci ayağında Amerika'yı dolaşacak.

























