Search Results
Bu sitede ara
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- Jr.
Havana Bienali'ndeki Giants, Peeking at the City, İtalya'daki An Agricultural Prayer projesi, Tehachapi Hapishanesi'nde "bir insan değişebilir mi?" sorusuyla yola çıktığı muralı ve son olarak George Floyd cinayeti sonrası adaletsizliğe karşı gerçekleştirdiği çalışması ile satırlarımızda yer verdiğimiz sanatçı Jr.'ın yeni durağı Brezilya oldu. Baskılarlar gerçekleştirdiği devasa murallarında sosyal ve politik sorunları sıklıkla sorgulayan Fransız sanatçının bu çalışmasında kıymet bilme ve özellikle dezavantajlı ya da gözden kaçmış olanlara saygı duymaya odaklanmış. 30'lu yıllarda inşaatına başlanan ve 1940'da hizmete açılan Estádio Municipal Paulo Machado de Carvalho'da yer alan çalışma 2014 yılında terk edilen ve önemli etkinlik ve maçlara ev sahipliği yapmayan stadyuma hak ettiği değeri geri iade ediyor. Kısa adıyla Pacaembu olarak da anılan ve Brezilya dört köklü kulübü Corinthians, Palmeiras,São Paulo ve Santos'un bir dönem mabedi olan stadyumun ikonik tribünlerine konumlandırılan eser 1480 adet baskının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş. Gökyüzüne doğru umut dolu bir bakışın yer aldığı devasa eser Estádio Municipal Paulo Machado de Carvalho'nun o eski şaşalı ve görkemli günlerini hatırlatıyor ve itibarını da iade ediyor.
- Keanu Reeves'li çizgi roman BRZRKR'in ilk sayısı çıktı
Dolu akbil ile dolaştığı metrolarda görmeye alıştığımız Keanu Reeves'in yaratıcı ekibinde de yer aldığı BRZRKR çizgi romanının ilk sayısı yayınlandı. Üstelik çizgi roman Keanu Reeves'in bir bankta düşünceli düşünceli otururken çekilmiş ve üzerinde bolca espri yapılan fotografına da gönderme de içeriyor. Folklords ve Justice League of America'nın yaratıcılarından Harvey ödüllü Matt Kindt ve Captain America'nın arkasındaki isim Ron Garney ile ailemizin naif yakışıklısı Keanu Reevus tarafından ortaya konan hikaye Berzerker adlı ölümsüz bir savaşçının asırlar boyu süren mücadelesini konu alıyor. Keanu Reeves'in aynı zamanda başrol karakteri de olacağı seride süper kahramanımız geçmişle gelecek arasında yolculuklar yapacak. Bizlere bolca aksiyon sunacak olan Brzrkr önlenemez bir güce sahip bir öfke makinesinin tekrar ölümlü bir canlı olmanın yollarını ararken Amerikan Hükümeti ile yolunun kesiştiği bir serüveni okuyucuyla buluşturacak Boom Studios tarafından üretilen seri de Kindt ve Garney'in yanlız olmadığını belirtelim. Çizgi roman dünyasının en önemli ödüllerinden olan Eisner ve Harvey ödüllerinde adaylığı bulunan Bill Crabtree ve on parmağında on marifet isimlerden biri olan, Hellboy'a da imza atmış, Clem Robins de serinin mutfağında ter dökmüş isimler arasında. BRZRKR serisi eylül 2021, nisan ve eylül 2022'de 4'er bölümden oluşan 3 cilt, toplam 384 sayfalık bir set olarak da çizgi roman severlere bir koleksiyon parçası olarak sunulacak. Eğer siz de bu seti arşivizinde görmek isterseniz çizgi romanı Kickstarter bağlantısı üzerinden fonlayabilir ve ön siparişinizi verebilirsiniz.
- Vincent Leroy'dan Solar Quartz
Slow Lens, Illusion Lens ve Bubbles Canyon adlı yanılsamalar üzerine kurguladığı çalışmaları ile satırlarımızda yer verdiğimiz Fransız sanatçı Vincent Leroy görsel-işitsel eseri Solar Quartz'ı Tenerife'de sergilemeye başladı. Adanın volkanik çölüne konumlandırılan eser Leroy'un "soyut bir tefekkür" olarak tanımlanan önceki çalışmaları kadar izleyicisini bulunduğu durum, ortam ve ruh halinden alıp paralel bir gerçekliğe sürüklüyor. Ürettiği elektronik sesle etkisini güçlendiren ve hipnotik bir etki yaratan Solar Quartz döngüsel hareketi içerisinde, açılandırılmış delikli yüzeyleri sayesinde kırılan ışıkla da izleyicisini kendi merkezine çekiyor. Optik ilüzyonlar ile izleyici algısına seslenirken bilindik ya da ezberlenmiş olanı dönüştürerek farklı bakış açılarının da varlığını gösteren Vincent Leroy Solar Quartz ile bir kez daha bu amacına ulaşıyor.
- Atmos x Three Tides Tattoo x Adidas
Farklı markalarla geliştirdiği işbirlikleriyle adından sıkça bahsettiğimiz ve çıkardıkları her yeni üründe tasarım gücünü ortaya koyan Japon giyim markası Atmos bu sefer sıradışı bir işbirliği ile Superstar'ı yorumladı. Adidas Originals'ın ikonik modeli Superstar bu sefer Atmos Japan, Adidas ve East Valley'in ünlü dövme stüdyolarından olan Three Tides Tattoo tarafından adanın geleneksel desenleriyle renklendirilmiş. Japonya halkı tarafından simgesel bir öneme sahip Fuji Dağı'nı merkezine alan desen havai fişekler ile zenginleştirilirken ayakkabının bağcıklarında Japon çivitini andıran parlak renklerle tamamlanmış. Topuk yan yüzeyine eklenen "katakana" etiketi de tüm bu geleneksel yaklaşımı vurgulayıcı bir unsur olarak Superstar'ın bir parçası olmuş. Ürün 6 Mart'tan itibaren Atmos Japan internet sitesi üzerinden satışa çıkacak. fotograflar: @atmos_japan
- Banksy, Oscar Wilde, Özdemir Asaf ve Tuncel Kurtiz....
Henüz Banksy tarafından sahiplenilmiş olmasa da sanatçıya ait olduğu düşünülen bir eser İngiltere'nin ünlü hapishanelerinden Reading'in yüksek, tuğla duvarlarında ortaya çıktı. Bir süredir kullanılmayan ve konut projesine dönüştürülmesiyle gündemde olan hapishane aynı zamanda 1895 ve 1897 arasında Oscar Wilde'ı da yaşam tarzı yüzünden duvarlarının arkasında tutmuştu. Daktiloya bağlı çarşafla hapishane duvarlarını aşmaya çalışan bir karakterin yer veren eserin bir yandan Oscar Wilde'a ithaf edilirken diğer bir yandan da tarihi öneme sahip hapishanenin sanat merkezine çevrilmesi için yürütülen kampanyaya destek amaçlı resmedildiği düşünülüyor. Konu Oscar Wilde ve Reading Hapishane olunca The Ballad of Reading Gaol'den de bahsetmeden olmaz. Wilde bu baladında hapishane günlerinde tanıştığı idam mahkumu Charles Thomas Wooldridge'in öldürdüğü eşi Ellen ile olan aşkı üzerinden Victoria ceza sisteminin acımasızlığını dizelerine taşımıştı. 6 dizelik 109 bentten oluşan, cinayet ve aşk arasındaki ilişkiyi sorgularken eser hapishane koşullarını anlatan eser ülkemizde de ilk olarak Özdemir Asaf tarafından çevrilmiştir. Wilde'ın yazdığı, Asaf'ın çevirdiği The Ballad of Reading Gaol'ü Tuncel Kurtiz'in sesinden dinlemeden de olmaz diyerek sizi aşağıya alalım...
- Rammstein stüdyodan çıktı
2019'da kendi adları ile çıkardıkları albüm sonrası 2020 için geniş çaplı bir turne planlayan ama pandemiden dolayı iptal etmek zorunda kalan Alman Rock grubu Rammstein yeni albüm kayıtlarının da bittiğini duyurdu. Korona günlerinde konser konser dolaşamamalarını avantaja çeviren grup kapalı kapılar ardındaki süreci yeni albüme hazırlanarak geçirmiş. Canlı canlı sahnede olamamalarının yaratıcılıklarını artırdığını belirten klavyeci Christian Lorenz dikkat dağıtıcı etkenlerin azalmasından dem vurarak yeni şeyler düşünecek zaman bulmalarının bu sürpriz albümü kaydetme fırsatı doğurduğunu belirtti. İnsanoğlunun "çılgınlığı"na odaklanan albümde yer alan şarkılar sıradan, her gün edindiğimiz deneyimler ve dünyanın sıradan seğrinde başımıza gelen olayları konu alıyor. Kovid günlerindeki "çıldırmanın" da öncesindekinden farklı olmadığını savunan Lorenz kayıtları biten albümün yayın tarihi hakkında ise şimdilik bir bilgi paylaşmadı.
- The Handmaid's Tale s04
İlk üç sezonunda tüylerimizi diken diken eden ve iliklerimizi hüpleten The Handmaid's Tale'in sabırsızlıkla beklediğimiz 4. sezonunda ilk tanıtım filmi yayınlandı. Kanadalı yazar, şair ve eleştirmen Margaret Atwood'un 1985'de yayınladığı kitabından aynı isimle ekranlara uyarlanan The Handmaid's Tale 24 Nisan'da Hulu içeriğindeki yerini almaya hazırlanıyor. Faşizmin doyumsuzluğunu en iyi şekilde özetleyen seri ürkütücülüğünden ödün vermeden 3 sezon boyunca mesajını bizlere geçirmeyi başarmıştı. Distopik bir yönetim kurgusu altında aslında özgürlüğün insanlığın ellerinden ne kadar kısa, basit ve göz açıp kapayınca kadar kayıp gidebileceğini izlediğimiz The Handmaid's Tale Elisabeth Moss ile hayat bulan June'un "kızım olmadan asla" tadında başlayıp, toplumsal bir kahramana, hatta bir özgürlük savaşçısına, dönüşünün de hikayesi diyebiliriz. Diziyi henüz izlemeyenler için tat kaçırıcı detaylara girmeden yeni sezondan bahsedecek olursak bir Billie Eilish parçası olan You Should See Me In A Crown ile başlayan tanıtım filmi gösteriyor ki June kırmızı cübbesi ve ikonik başlığını atarak daha sert bir mücadeleye doğru yelken açacak. Şunu da ekmeliyiz ki, 4 sezonun asıl sürprizi kamera önünden çok arkasından geliyor. Geçtiğimiz iki yılı, pandemiye rağmen, setten sete koşarak geçiren Elisabeth Moss ilk kez kamera arkasına geçerek The Handmaid's Tale yönetmenliğine de soyunmuş. Bu ilk deneyim kaç bölümde geçerli olacak şimdilik bilemesek de Moss'un karesinden hikayeyi izlemek de ayrı bir heyecan katacak gibi duruyor. Sözü daha fazla uzatmadan sizleri 4. sezon tanıtımıyla başbaşa bırakalım ve 24 Nisan için geri sayıma başlayalım.
- Greyfurt'un vokalisti Eriç'ten ilk solo
Haftayı müzik başlığı altında güzel bir sürprizle kapatıyor ve meraklı bekleyişe geçiyoruz. Geçtiğimiz günlerde 3. teklileri Sorrow'u yayınlayan Greyfurt'un vokalisti Eriç ilk solo şarkısını duyurdu. 2 yıllık bir emeğin sonucu olan Ellerimde Işıltılar 13 Mart'a tarihlendi. "Birçok ilki barındırdığı için bu şarkı benim için çok özel" sözleriyle duyurusu yapılan şarkının kayıt ve mikslerini Umut Tingur üstlenirken masteringde de Alp Demir imzasını görüyoruz. Davulun başına ise Furkan Güngör geçmiş. Oya Yetişken'e ithaf edilen parçanın kapak görseli de Greyfurt'un teklilerinde görmeye alıştığımız isim Betül Karasu tarafından tasarlanmış. Parçanın ön kayıtları için bağlantı da burada.... Dinleyiniz, dinletiniz... İki hafta nasıl bekleyeceğiz derseniz Greyfurt hemen aşağıda...
- Tina
Rock and Roll'un kraliçesi Tina Turner'ın hayatını ve kariyerini mercek altına alan belgesel Tina'dan bir tanıtım filmi yayınlandı. 2021 Mart'ında Berlin Film Festivali'nde dünya çapındaki ilk gösterimini yapacak olan belgesel ay sonunda da HBO içeriğine dahil olacak. 81 yaşındaki efsane ismin 50'li yıllarda başlayan kariyerini, 80'li yıllarda zirveye çıkan müziğine odakalanarak anlatacak olan belgesel Turner'ın çocukken kaçan annesi hakkında verdiği demeçleri içeren bir röportajı da içeriyor. Hep gelmesi beklenen ama hiç bir zaman dönmeyen bir anneye kavuşma umuduyla geçen bir çocukluk sonrası kendini "yıkım ve hataları üstüne çeken pamuk tarlasında bir kız" olarak gören sanatçının bir divaya dönüşüne sahit olacağımız Tina Oprah Winfrey, Angela Bassett ve Turner'ın eşi Erwin Bach iel yapılmış söyleşileri de içeriyor. Belgesele asıl katkıları ise 1986'da sanatçının biyografisini yazan Kurt Loder ve biyografik bir müzikal olan Tina'nın yazarı Katori Hall veriyor. Bir çok belgeselde olduğu gibi Tina Turner hakkında daha önce hiç ortaya çıkmamış arşiv görüntüleri, ses kayıtları ve fotograflar da Tina'da gün yüzüne çıkıyor. Belgesel aynı zamanda yeniden doğuşa yol açan travma ve hayatta kalma hikayesini de detayları ile izleyiciye sunuyor. Tina'nın yönetmen iskemlesinde Oscar ve Emmy ödülü sahibi Dan Lindsay ve T.J. Martin oturuyor.
- Ve Kurban...
Yalan Dostum, Kurban, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Lambaya Püf De, Yemen Türküsü gibi zihinlerimize kazınmış bir çok parçayı bizlerle buluşturmuş Kurban'ın grupla aynı adı taşıyan 1999 tarihli albümü dijital ortamlarda... 90'lı yılların rock sahnesini domine eden gruplardan biri olan Kurban dağıldıktan sonra gönlümüzde bir yara olarak kalmış ve hiç unutmamıştık. 2005 yılındaki ilk yol ayrılığına kadar Kurban, Sert ve İnsanlar adlı albümleri yayınlayan grup 2006 sonunda tekrar birleşmelerinin ardından 4. albümleri Sahip'i yayınlamış ve 2017 yılında bir kez daha ayrılık kararı almıştı. İskender Paydaş prodüktörlüğünde yayınlanan ilk albüm Pay Records etiketiyle dijital dünyadaki yerini aldı. Allbümdeki parçaların yanında Açık Mikrofon, Leylaklar Soldu, Sorma Demo ve Sorma + Wonderful Tonight'ı da bonus olarak paylaşıldı. Önceki yıllarda çekilen kliplere ek olarak tüm şarkılara konser kayıtlarından oluşan videolar da çekildi ve Pay Records Youtube kanalına yüklendi.
- "Sadece bir deli tarafından boyanmış olabilir"...
Edvard Munch'un ünlü eseri Scream üzerine uzun yıllar boyunc yapılan spekülasyonlardan birine Norveç Ulusal Müzesi tarafından cevap bulundu. Kapılarını 2022'de Oslo'da açacak olan ulusal müzede sergilenmesi planan eser üzerinde yapılan araştırma ve kızılötesi taramalar sonucu tablonun üzerinde yer alan "sadece bir deli tarafından boyanmış olabilir" cümlesinin Munch'a ait olduğu ispatlandı. Uzun bir süredir gizemini koruyan yazının sanatçıya ait olup olmadığı uzun bir süredir sanat çevrelerinde tartışılıyordu. Çeşitli yorumlarda bir vandalizm sonucu olduğu düşünülen yazı Munch'un aldığı notlardaki el yazısıyla karşılaştırılarak analiz edildi ve cümlenin sanatçının el yazısı olduğu kanıtlandı. Modern sanatın ve kaygının simgelerinden biri olan eser yaşamı boyunca anksiyete sorunları yaşamış olan Edvard Munch'un içsel dünyasının da bir yansıması olarak tanımlanıyor. Yazının da sanatçının eserini resmettikten sonra beklediği beğeniyi alamaması sonrası eklendiği düşünülüyor.
- Bir Dylan Thomas şiiri ve Iggy Pop
2019 Eylül'ünde çıkardığı Free albümü sonrası Gucci reklamlarında boy gösteren Iggy Pop albümde yer alan Do Not Go Gentle Into That Good Night'ın klibini yayınladı. Eleştirmenler tarafından Pop'un bugüne dek kendini en net ve saf bir şekilde ifade ettiği albüm olarak nitelendirilen, 18. stüdyo albümü, Free'de yer alan parçada Iggy Pop Galli yazar ve şair Dylan Thomas'ın 1947 tarihli şiirini seslendiriyor. Trompetçi, vokalist ve besteci Leron Thomas ve gitarist Sarah Lipstate'in enstrümantal doğaçlamalarıyla eşlik ettiği parçanın videosu da farklı disiplinlerden sanatçılar tarafından kurulmuş olan Tomato Studio'nun paydaşlarından biri olan Simon Taylor tarafından çekilmiş.
- Obama ve Springsteen'den podcast serisi
Başkanlık sonrası Spotify üzerinden dönem dönem müzik listeleri yayınlayan Obama Bruce Springsteen ile birlikte suncağı bir podcast serisine başladı. Michelle ve Barack Obama çiftine ait prodüksiyon şirketi Higher Ground tarafından gerçekleştirilecek Renegades: Born in the USA serisi 8 bölümden oluşacak. Podcast serisi Amerika'nun durumu, evlilik, ırkçılık gibi konu başlıklarını irdeleyecek. Renegades: Born in the USA Ayrımcılık ve ırksal adaletsizliğin yarattığı bölünme sonrası daha birleştirici bir yola çıkış yollarını irdeleyecek. Springsteen'in çiftliğinde "neden çocukken yabancı gibi hissettikleri" üzerine edilen bir sohbetin geldiği noktada kendi kişisel arayışlarını birleştiren ikili bu süreci bir podcast serisine çevirerek insanlarla da paylaşmak istemişler. Amerika'nın en büyük ikilemlerinden biri olan ırksal ayrımcılığa odaklanacak olan seri ikilinin arkadaşlığını konu alan Outsiders : An Unlikely Friendship ile başladı. İkinci bölüm ise American Skin: Race in the United States ile ırkçılığı masaya yatırdı.
- Daft Punk bu sefer üzdü
Haftanın belki de 2021'in müzik başlığı altındaki bomba haberi elektronik müzik ikilisi Dafta Punk'tan geldi. Fransız "house" müziğini synthpop, funk, rock, disco ve techno ile harmanlayan Homem-Christo ve Thomas Bangalter ikilisi28 yıllık birlikteliklerine son verdi. Duyuruyu 2006 tarihli Electroma filminden bir sahneyle veren Daft Punk "dağılma" kelimesinin tam anlamını da "bekle dedi gitti, ben beklemedim, o da gelmedi" tadındaki bu videoda vurgulamış oldu. Maskenin ardına gizlenmiş robotik görünümlü bir alter ego ile ikonikleşen ikili 4. stüdyo albümleri Random Access Memories'de yer alan ve Giorgio Moroder'i konu alan bir monolog da diyebileceğimiz Giorgio by Moroder ile gönlümüzdeki yerini pekiştirmişti. Tron filminin müziklerine de imza atan ikili Moroder, Pharell Williams ve Strokes'tan Julian Casablancas destekli son albümleri Random Access Memories ile Grammy Ödülü'nü de kazanmışlardı. Neil Patrick Harris'in sunumuyla Pharell Williams, Stevie Wonder eşliğinde 2014 Grammy performansı ve ayrılık videosu hemen aşağıda....
- Green Day'den yeni bir parça
2020 Şubat'ında "dans edebilecekleri bir müzik" yapmak istediklerini belirterek çıkardıkları Father of All Motherfuckers albümünün ardından NHL'in resmi müzik grubu olan Green Day hokey liginin gerçekleştirdiği ilk çeyrek etkinliğinde yeni şarkıları Here Comes the Shock'u yayınladı. American Idiot gibi, sözünü esirgemeyen, sistem eleştirilerine hasret kaldığımız dönemlerini aradığımız grup atmosfere daha fazla siyaset bırakmak istemediklerini açıklayarak yeni keşiflere yelken açmışlardı. Father of All Motherfuckers da dahil olmak üzere Here Comes the Shock da "o eski günlerden eser yok şimdi" dedirten Green Day'in Dookie, Insomniac gibi albümlerini arıyor olsak da grubun varlığı bile bizleri 90'lı yıllara götürmeyi başarıyor. Son olarak grubun Haziran ayında Hell Out Boy ve Weezer eşliğinde bir turneye çıkacağını da duyuralım. Haziran ayını Avusturya, İngiltere, Hollanda, Fransa ve Belçika'da geçirecek olan Green Day turnenin ikinci ayağında Amerika'yı dolaşacak.
- George R.R. Martin üretmeye devam ediyor
Dur durak bilmeyen isimlerden biri de George R.R. Martin. Özellikle Game of Thrones sonrası kapısı bolca çalınan yazar HBO için yeni bir bilim kurgu serisi için kolları sıvamış durumda. Özellikle Game of Thrones sonrası serinin yan hikayeleri ile başını kaşıyacak vakti olmayan R.R. Martin halihazırda G.O.T için yeni bir kitap, bir animasyon ve bizi seriden 300 yıl öncesine götürerek Targaryan Hanedanlığının hikayesini anlatacak House of the Dragon üzerinde çalışıyordu. Görünen o ki ünlü yazar üretmeye ara vermeksizin devam edecek. Bir arada olmaktan mutlu gözüken HBO ve Martin'in yeni projesi ise Roger Zelazny'nin 79 tarihli romanı Roadmarks'ın uyarlaması olacak. Georfge R.R. Martin'in Kalinda Vazquez ile birlikte ortak yapımcılığını üstleneceği bilimkurgu zaman içinde yolculuğa imkan sağlayan çıkışlara sahip bir yolun hikayesini anlatıyor. Serinin çekim ve yayın tarihi henüz açıklanmamış olsa da olası tarih 2022 gibi gözüküyor zira yazının başında da belirtiğimiz gibi George R.R. Martin'in önce masasındaki projeleri biraz hafifletmesi gerekiyor.
- Fabio Viale'den Truly
Heykelleri üzerine yaptığı dövmelerle çağdaşlarından farklılaşan İtalyan heykeltraş Fabio Viale Truly adını verdiği yeni sergisiyle Tuscany'nin küçük yerleşimlerinden biri olan Pietrasanta sokaklarında sanatseverlerle buluşturdu. Mermeri sadece yontmakla kalmayan ve gözeneklerine nüfuz ederek, insana yapılan dövmeye benzer bir yöntemle renklendiren sanatçı kökleri Rus ve Japon kültürüne dayanan desenlerle dövdüğü heykelleri üzerinden vermek istediği mesajı mermerin beyazlığı üzerinde yarattığı kontrastla güçlendiriyor. Galleria Poggiali işbirliğinde Enrico Mattei küratörlüğünde gerçekleştirilen sergide yer alan ve Sant'Agostine Kilisesi'ne konumlandırılan Three Graces adlı eser Cezayir'in Ghardaïa kentinden üç kadını sembolize ediyor. Three Graces sanatçının önceki çalışmalarından da sıkça kullandığı "kabul edilmeyen, reddedilen ya da görmezden gelinen" özgürlüklüklere odaklanıyor. Viale'nin geçmişte yapmış olduğu eserleriyle birlikte 20 civarı heykelin yer aldığı Truly'de sanatçının Güney Amerikalı tasarımcı Marcelo Burlon'un motifleri ile renklendirdiği ikonik Gaddi Torso gövdesi de yer alıyor.
- Jordan Delta Breathe "Terra Blush"
Hafif ve nefes alabilen tasarıma sahip yapısıyla rahat ve çok yönlü bir model olarak karşımıza çıkan Jordan Delta Breathe ailesi 3 Mart'ta yeni üyesine kavuşuyor. Bahar aylarına damgasını vurmaya hazırlanan Nike yüksek teknolojili ve doğal malzemelerden ürettiği Delta Breathe'i Terra Blush adını verdiği yeni versiyonla genişletiyor. Süet ve deri parçalarla zenginleştirilmiş şeffaf bir üst yüzeye sahip olan Terra Blush katmanlı yapısının her köşesinde dikkat çekici bir ayrıntıyı barındırıyor. Topuktan gelen ve bilek kısmında şeffaf yüzeyin altına doğru "kaybolan" swoosh'u da ince detayların başında geliyor. Topuğu çepeçevre dönen süet yüzeyin zemin oluşturduğu Jumpman logosu ise daha rafine bir şekilde kullanılmış. Yastıklamalı orta tabanıyla hızlı tepki kabiliyeti sağlayan taban yapısı ise ılık ve buzlu bir pembe arasında yapılan geçişle daha da haraketli bir görünüme bürünmüş. Jordan Delta Breathe "Terra Blush" 3 Mart'ta Nike SNKRS üzerinden 130$ fiyatla satışa çıkacak.
- Beklediğimiz tekli yayında
Yeni parçlarını merakla beklediğimiz Greyfurt Scene From a Dream ve Red Bull Warm Up 2020'de ilk ona kalan Yine'nin ardından 3. teklisi Sorrow'u yayınladı. Greyfurt şarkının sözleri ve verdiği anlamı "duygusal bir tür çıkmazdan ötürü bazen sorrow yani acı duygulardan duyulan hüznün de kurtarıcı bir özellik taşıyabilmesini ya da bunun istenmesini anlatıyor. Şarkıda ayrıca elinde güç barındıran insanoğlunun yaptıklarının diğerlerine etkisine de değiniliyor, gücün sarhoş ediciliği ve yoldan çıkarışına gönderme" olarak tanımlıyor. Bir İngilizce bir Türkçe ilerlemeye özen gösteren grubun bu son parçasının yazım süreci de ilk iki teklide olduğu gibi Zuzu’nun piyanoda bestelemesinin ardından gitar, söz ve vokalin katılımı olarak ilerlemiş. Teklinin kapak görseli ise Betül Karasu tarafından tasarlanmış. Ayrıca Sorrow, Greyfurt'un Çoban Yıldızı yorumuna gitar solosuyla imzasını atan Seçkin Umut Dik'in resmi olarak gruba katılmasından sonra çıkardıkları ilk parça olma özelliği de taşıyor. Sorrow hemen aşağıda... Dinleyelim, dinletelim...
- Kengo Kuma x Asics
Odunpazarı Modern Müze tasarımı ile ülkemizde de adından sıkça bahsettiren Mimar Kengo Kuma, Asics işbirliğinde, " en küçük mimari projem" olarak tanımladığı sneaker tasarımını güncelledi. Japonya'nın geleneksel dokuma yöntemleri ile kurguladığı takip modeli bambu örgülerinden esinle ortaya çıkmış. Ürünün renk kartelası Mimarın Sahra Çölü'ne olan ilgisinden dolayı kum tonlarında oluşturulmuş. Katmanlı bir yapıya sahip üst yüzey, iç kısımda bambu örme tekniklerinin kopyalandığı bir yüzey etrafına ayağı sabitleyecek ve yan yüzde Asics logosunu oluşturacak şekilde sarmalanmış hatlardan oluşuyor. GUIDESOLE, GEL ve FlyteFoam malzemelerden oluşan orta taban kullanıcısının yorgunluğunu en az seviyede tutmayı vaadediyor. İlk sürümde olduğu gibi Kengo Kuma'nın isteği doğrultusunda malzemenin karakterine sadık kalınarak, boyanmadan ham haliyle bırakılmış olan orta taban ise doğal liflerden üretilmiş. Bu çevreci anlayış ayakkabının topuk çekme bandında da sürdürülmüş. Gampi ağacının iç kabuğundan lifler kullanılan ve geleneksel yöntemler kullanılarak elde işlenilen "washi" ipliklerinden örülen bant Metaride Amu markalamasına da zemin oluşturmuş. Ürün 12 Mart'ta, 374$ fiyatla, raflardaki yerini alacak.



















