Search Results
Boş arama ile bulunan sonuçlar
- The Beatles: Get Back - The Rooftop Performance
Yönetmen Peter Jackson'ın "The Beatles'ın son konseri ve onu duymanın mükemmel yolu" sözleriyle özetlediği Get Back: The Rooftop Performance albümü dijital ortamlarda yerini aldı. Grup tarihininin onlarca unutulmaz anının ilk sıralarını zorlayacak Apple Corps çatısında verdiği konserin kayıtların oluşturulan 42 dakikalık set 10 parçadan oluşuyor. Geçtiğimiz yıl çıkarılan ve Let it Be albümünün perde arkasına odaklanan The Beatles: Get Back setinin dışında bırakılan albümün yayınlanıp yayınlanmaması uzun süre belirsizliğini korumuştu. 30 Ocak'ta 53. yıldönümünü kutlayacağımız efsanevi konser polis tarafından engellenmek istenmiş ama grup üyeleri geri adım atmamış ve bu tarihi ana imza atmışlardı. Hatta Get Back şarkısında Paul McCartney tutuklanmayla ilgili bir doğaçlama da şarkı sözlerinin arasına sıkıştırmıştı. Üzerinde çalışılmamış, doğal akışında, provasız anlara yer verilen albümde dörtlünün şarkı aralarındaki konuşmaları da esirgenmemiş. Attıkları her adım (bknz. Abbey Road albüm kapağı) ikonik bir hal alan The Beatles'ın müzik tarihine geçen 42 dakikalık konseri artık bizlerle...
- The Burning Sea...
Sıradışı hikayeleri ile durağan ve soğuk görünümlü hayatlarına ısınmamızı sağlayan Nordik dünyadan yine farklı ama bu sefer fırtınalı, dalgalı, nefesleri tutturacak bir hikaye geliyor. Şubat ayında gösterime girmesini beklediğimiz The Burning Sea batık bir petrol platformundan arkadaşını kurtarmaya çalışan bir denizaltı operatörünün doğa ile mücadelesini konu alıyor. Konu bununla da sınırlı değil. İşin özünde insanoğlunun petrole karşı olan doyumsuzluğu sonucu oluşan bir çevre felaketine de değinen The Burning Sea insanlığı yok etmekle tehdit edebilecek büyüklükte bir felaketin ortasında kişisel önceliklerimize olan düşkünlüğümüzü de sorguluyor. 2018 tarihli The Quake'den felaket filmlerine aşina yönetmenimiz John Andreas Andersen'in yönettiği yapımın başrollerinde Kristine Kujath Thorp, Rolf Kristian Larsen ve Henrik Bjelland yer alıyor.
- 717.000.000.000.000 piksel Rembrandt
Rijksmuseum akıllara ziyan bir Rembrandt projesiyle daha karşımızda. Bir sanat eserinin bugüne dek çekilmiş en büyük ve en ayrıntılı fotografını çekmek için yola koyulan müzenin seçimi ışık ve gölge üstadının The Night Watch adlı tablosu olmuş. 100 megapiksel Hasselblad H6D 400 MS kamera kullanarak 5.5cm x 4.1cm ölçülerinde 8439 ayrı fotoğraftan oluşan çalışma 925.000 x 775.000 piksel (717 gigapiksel) boyutlara sahip ve toplam dosya boyutu olarak da 5.6 terabaytlık bir yer kaplıyor. Her bir pikseli kırmızı kan hücrelerimizden daha küçük olan çalışmada pikseller arası mesafesi de 5 mikrometre (0,005 milimetre). Nihai büyük görüntüyü oluşturmak için yapay zekanın kullanıldığı bu devasa fotograf 1975'te tablonun uğradığı bıçaklı saldırı sonrası restore edilen bölgelerdeki müdahaleleri de daha ayrıntılı görmemize olanak sağlıyor. Rembrandt'ı daha yakından tanımamızı sağlayan proje ressamın fırça darbeleri ve boyama tekniği hakkında bilgi vermenin yanı sıra geçmiş rötuşlar, minik çatlaklar ve boya pigment parçacıklarının şekilleri gibi detayları daha net bir şekilde izleyicisine sunuyor. Bu güzelliği daha yakından görmek isterseniz müzenin çevrimiçi bağlantısına göz atabilirsiniz...
- Hathaway ve Leto'lu WeCrashed pek yakında
Başrolünde Anne Hathaway ve Jared Leto'yu gördüğümüz WeCrashed ilk tanıtım filmiyle çıktı ortaya. Önümüzdeki hafta Spider Man yan hikayesi olan ve Venom evreninde geçen Morbius'ta izleyeceğimiz Jared Leto'yu Adam Neuman rolünde izlediğimiz dizi kuruluşunun ardından 10 yıl kadar kısa bir sürede dünyanın en değerli girişimlerinden biri olan WeWork hikayesine odaklanıyor. Neuman ve kurucusu olduğu WeWork'ün açgözlü yükselişinin ardından önüne geçilemeyen çöküşünü konu alan dizi David Brown'ın ünlü podcast serisi WeWork Downfall'dan ekranlara taşınıyor. This Is Us'ın farklı bölümlerinde yönetmen iskemlesine oturan Glenn Ficarra ve John Requa ikilisinin yönettiği WeCrashed Apple Tv + içeriğine 22 Nisan'da dahil olacak.
- Mor ve Ötesi / Sirenler
10 yıllık bir bekleyişin ardından önce Forsa, ardından da Dünyaya Bedel ile bizlere umut aşılayan Mor ve Ötesi'nin 8. stüdyo albümü Sirenler Rakun Müzik etiketiyle yayında. 15 Ocak'ta resmi hesapları üzerinden 11 şarkılık albüm hakkında kısa kısa bilgiler ve ipuçları paylaşan Mor ve Ötesi meraklı bekleyişimize bir son verdi ve Sirenleri dinleyicisine emanet etti. 3'er şarkılık üç bölümü 2 ara şarkıyla bağlanan albüm geçmiş, şimdi ve gelecek zamanı, biri olmadan diğerini tanımlayamadığımız, hüzün, öfke ve umut gibi duygu durumlarıyla anlatıyor. Forsa ile üzerimizdeki toprağı sıyıran, bulutların ardındaki güneşin varlığını bize hatırlatan Mor ve Ötesi bir kez daha, hep birlikte, bağıra bağıra söyleyeceğimiz şarkılar sunuyor. Tıpkı Bir Derdim Var gibi, Canbaz gibi, Oyunbozan ve Araf gibi... Albüm öncülerini paylaşırken de dediğimiz gibi Mor ve Ötesi bizi hiç hayal kırıklığına uğratmadı. Sirenler gerek müzikal anlamda gerekse de verdiği duygu ile bir can simidi gibi yetişiyor bizlere... Son olarak şuraya artık hayatımızdan çıkmış olan kartoneti de bırakalım... Sirenler hemen aşağıda... sirenler söz & müzik: mor ve ötesi harun tekin: vokal, gitar, piyano burak güven: bas gitar, vokal, programlama kerem özyeğen: gitar, vokal kerem kabadayı: davul, perküsyon ozan tügen:tuşlu çalgılar, edit prodüktör: mor ve ötesi & volkan gürkan yapım koordinatörü: duygu çetin yaylılar: istanbul strings koro: ceren akyıldız, irem arslan, aslı çalı, merve göydağ, neslihan akbulut say, elifnaz urşan kayıt: arın baykurt, volkan gürkan, burak serter @babajim miks: dave bascombe mastering: joe laporta @SterlingSound
- Ragnar'ın torunları Valhalla özlemiyle yanıp tutuşuyor
6 sezonluk Vikings hikayesinin bir asır sonrasında geçen olan Vikings Valhalla'dan bir tanıtım filmi paylaşıldı. Bir yan hikaye olarak kurgulanan dizi kuzeylilerin tarihinde izler bırakmış kaşif Leif Ericson, Norman kralı 1. William, bir diğer kral Harald Hardrada ve Kuzey Amerika'nın keşfinde önemli görevler edinmiş Freydis Ericksdotte gibi karakterleri bir arada izleyeceğimiz bir yapım. Nordik dünyanın 11. yüzyılında geçen Valhalla, orijinal serinin son sezonlarında İngilizlerle mücadeleye giren, özellikle Wessex Krallığı'na kök söktürmelerine rağmen finalde yenilgiyle dönen Vikinglerin adadan vazgeçmeyişlerini konu alacak. Valhalla özlemiyle yaşayan ve bundan güç alarak korkusuzca savaşan Ragnar'ın torunları bakalım bu yeni seride nelerle karşılacaklar?
- Taika Waititi yazdı, yönetti, oynadı...
What We Do In The Shadows ve The Mandalorian gibi diziler ile televizyonlarda boy gösteren, Jojo Rabbit ile Oscar'a uzanan Taika Waititi'nin on parmağındaki on marifeti göstermek istercesine yapımcılık, yönetmenlik ve oyunculuğunu üstlendiği HBO dizisi Our Flag Means Death tanıtım filmi yayınlandı. Zengin ve keyifli hayatını bırakıp denizlere açılan ve korsanlığı tercih eden "The Gentlemen Pirate" lakaplı Stede Bonnet'in denizlerdeki macerasına odaklanan yapım sırtını gerçek bir hikayeye dayıyor. İşler beklenildiği gibi gitmiyor ve What We Do In The Shadows'da da bir arada çalışan Waititi (Blackbeard) ile Rhys Darby (Stede Bonnet) ikilisinin canlandırdığı başrol karakterleri olay örgüsünü çözmeye çalışıyorlar. Our Flag Means Death mart ayında mart ayında HBO Max ekranlarında gösterime girecek. Hazır HBO'dan bahsetmişken platformun yakın bir tarihte ülkemizde de yayınlanmaya başlayacağı yönündeki söylentiye de deyinmiş olalım ve bu bekleyişin uzun sürmemesini umalım.
- This Much I Know to Be True...
Ghosteen ve Carnage gibi iki muazzam albümü müzikseverlere sunan Warren Ellis ve Nick Cave ikilisinin hem müzikal ilişkisini hem de dostluklarını mercek altına alan This Much I Know to Be True belgeseli bu sene içinde gösterime girecek. 2016 tarihli One More Time With Feeling adlı Nick Cave belgeseline imza atan Andrew Dominik tarafından çekilen belgeselde 60'lara damga vurmuş As Tears Go By ile dikkatleri üzerine çeken Marianne Faithfull'un da yer alması bekleniyor.
- Nilüfer Yanya / Midnight Sun
İkinci stüdyo albümü Painless'i 4 Mart'da yayınlamaya hazırlanan Nilüfer Yanya albümün ikinci öncüsü Midnight Sun'ı paylaştı. Yanya'nın "aşağı itilmenin nasıl bir his olduğunu farketmek ama direnmek ile ilgili bir şarkı" sözleriyle özetlediği parçada kullandığı "gece doğan güneş" imgesini karanlıkta size yol gösteren bir ışı ima ettiği için sevdiğini belirtiyor. Özgürlük ve hafiflik gibi sembolleri temsil ettiği için kanatlar kullandığını da ekleyen Yanya hislerini açmaktan korkmadığı Painless'in ilk albümü Miss Universe'e göre daha açık bir albüm olduğunu da ekliyor.
- Mitsuru Nikaido'dan...
Mitsuru Nikaido Lego tuğlaları ile heykeller ve mekanik yaratıklar yapıyor. Fantastik ya da gelecekçi diyebileceğimiz tarzda heykeller ortaya koyan Nikaido çoğunlukla beyaz ve gri Lego bloklarını yarattığı siberpunk dünyanın yapı taşı olarak kullanıyor. Meka tarzında kurguladığı canlıların hareket eden uzuvlarını da detaylı bir şekilde oluşturan Nikaido Triceratops gibi bir çalışmada eklemleri kişisel bir tatmin için yaptığını da belirtiyor. Mitsuru Nikaido'nun yarattığı dünyayı görmek isterseniz Instagram hesabına göz atmanızı da öneririz, Nikaido model olarak aldığı canlılar hakkında ilginç ve güzel bilgileri de paylaşımlarında bulabilirsiniz.
- Concepts x Nike / Air Max 1
Bir araya gelip 2022 Haziran'ında Air Max 1 SP Duo'yu çıkaran Nike ve Boston merkezli "sneaker" butiklerinden Concepts modelin yinelemesi için tekrar buluştu. Resmi bir açıklama olmamasına rağmen sızan görüntülerden anlaşılıyor ki ikili ikonik modelin 35. yılını kutlamak için rock and roll ilhamlı yeni Air Max 1 çok yakında raflardaki yerini alacak. Daha çok renk ve desen güncellemesi diyebileceğimiz model uyumsuz "swoosh"ları, asitle eskitilmiş kot yüzeyleri, bandanalarda görmeye alıştığımız desenleri ve kadife bağcıklarıyla bambaşka bir Air Max 1 karakteri ortaya koyuyor. Topukta yer alan sökülmeye yüz tutmuş nakış Nike Air logosuyla tasarım dilini güçlendiren model genelde düz beyaz kulanımına alıştığımız orta tabanındaki "kirli" görünümüyle de ortaya koymak istediği karakteri güçlendiriyor. fotograflar: @kangofmemphis
- Eddie Vedder / Brother the Cloud
7 yıl aradan sonra 2020'de Gigaton albümünü çıkaran Pearl Jam'in vokalisti Eddie Vedder yakında çıkaracağı solo albümü Earthling'de yer alacak Brother the Cloud parçasını yayınladı. Long Way ve The Haves öncülerinin ardından gelen Brother the Cloud Vedder'ın Ukulele Songs albümünden 11 yıl sonra gelecek olan ilk solo çalışmasına bizi biraz daha ısıtıyor. Kederli şarkı " Bir kardeşim vardı, ama şimdi kardeşim gitti / Ah, mavi gözlerini bir an için gökyüzünde arıyorum / Ve orada bulutlarda onun görüntüsünü buluyorum" sözleriyle sanatçının 2016 yılında kaybettiği üvey kardeşi Chris Mueller'e olan özlemini konu alıyor. Vedder şarkınının yumuşak melodisini "flanger" efektleriyle süslenmiş gitarla harmanlıyor. Grammy ödüllü Andrew Wyatt'ın yapımcılığını üstlendiği Earthling albümünden de kısaca bahsedelim. 13 şarkıdan oluşacak albümde Eddie Vedder yalnız değil. Elton John, Stevie Wonder, Ringo Star'ın yanı sıra Red Hot Chili Peppers'ın efsanesi Chad Smith ve 2009'dan 2019'a kadar grubun gitaristi olan Josh Klinghoffer ile Jane's Addiction'ın bas gitaristi Chris Chaney ve The Frames'in vokalisti Glen Hansard da albüme katkı veren isimlerden... Eddie Vedder albümün tanıtımları için şubat ayında New York'dan başlayacak 8 ayaklı bir Amerika turnesinin ardından haziranda da Avrupa'yı dolaşacağını da duyurdu.
- 50. yıla özel The Godfather
Kültler kültü The Godfather 50. yılını restore edilmiş 4K Ultra HD versiyonuyla kutlamaya hazırlanıyor. Francis Ford Coppola'nın unutulmazı geçirdiği 4000 saatlik leke temizlemesi ve 1000 saatlik renk düzeltmelerinin ardından sinemalara geliyor. Mario Puzzo'nun romanından uyarlanan yapım 50 yıldır en beğenilenler arasındaki konumunu neredeyse hiç kaybetmedi. Sinema tarihinin en özel yapımlarından biri olan The Godfather 24 Şubat'da sinemalarda gösterime girmesinin ardından mart ayında da dijital ortamlarda yer alacak. Seriyi defalarca izleyen hatta üçleme günleri organize eden hayranlarına 50. yıl armağanı diyebileceğimiz versiyon yeni nesillere de Corleone dünyasına tanıtmayı hedefliyor.
- Jun Ong'dan Star/KL
Temeli 2015'e dayanan, Malezyalı sanatçı Jun Ong imzalı, Star Kuala Lumpur'da bulunan eski bir depo yapısında yinelendi. Aynı merkezden küresel olarakçevreye yayılan 111 ışından oluşan Star/KL adlı çalışma devasa bir patlama yanılsaması yaratmayı hedefliyor. Süpernova şeklinde biçimlendirilen yerleştirme ışık ve mekan arasındaki ilişkiyi sorgulamaya sevk ediyor. Lineer aydınlatmalarla kurgulanan eser bulunduğu mekanı delip geçerek sınırlarının ötesine uzanan ışık hüzmelerinden oluşuyor. Bizlere yeni ve farklı bir düşünme biçini sunmay odaklanan yerleştirme bir yıldız patlamasını dünyaya, hatta mekana indirgiyor. "Dünya dışından gelen bir ışık varlığı" olarak tanımlanan eser The Godown ArtCenter'da 26 Mart'akadar sergilenecek. Star/KL'nin ışıkları bu süreçte kademeli olarak kararak yok olacak ve ömrünü Ong'un hiperuzay olarak adlandırdığı sanal dünya ortamlarındaki repredüksiyonlar şeklinde sürdürecek. Deneysel ve sürükleyici kamusal sanata ait işler ortaya koyan sanatçı Star/KL adlı çalışmasını da elektronik ve caz projesi ROA'nın bir parçası olarak izleyici ile buluşturuyor.
- South Park s25
24 sezonu geride bırakan ve 30 sezon onayını cebine koyan South Park ekibi 25. sezona 6 Şubat'ya kavuşacağımız müjdesini verdi. Eric, Stan, Kyle ve Kenny'i özlemiştik doğrusu. Matt Stone ve Trey Parker ikilisinin hayatımıza soktuğu komedi tüm tuhaflıklarıyla hayatımızın parçası olmaya devam ediyor. 25. sezonun ilk gösterimi Comedy Central ekranlarında yayınlanacak. Enstrümanlarını akort eden bir orkestra ile serinin yeni sezon duyurusunu yapan Comedy Central 2027'ye kadar uzanacak işbirliğini de bu video ile kutluyor. 1997'de hayatımıza giren, özellikle betimlediği yıkıcı dünya ile zaman zaman tartışmaların merkezinde yer alan South Park 5 kez Emmy Ödülü'ne layık görülmüştü. 2019'la birlikte hemen hemen her yapımda olduğu gibi pandemi kesintisine uğrayan seri geçtiğimiz iki yıl içinde birer saatlik 2 bölüm halinde izleyicisi ile buluşmuştu.
- Troya'dan Bir Kesit Cannes'da
Kanada'dan Hindistan'a, İngiltere'den Singapur'a kadar geniş bir coğrafyada farklı kıta ve kültürlerden birçok festivalin seçkisinde yer alan ve geçtiğimiz yılı 7 büyük ödül, 11 final ve 40'tan fazla resmi gösterim ile tamamlayan Ülkü Sönmez imzalı Troya'dan Bir Kesit Cannes Shorts Film Festival'inde ödüle aday olarak gösterildi. Toplamda 18 festivalden başarıyla dönen ve son olarak New York'da ödüle layık görülen belgeselde Sönmez bugüne dek mitolojisiyle anılan Troya'nın hikayesini ne akademisyen ne arkeolog ne de "Brad Pitt" üzerinden anlatmayı tercih etmiş. Yönetmen Troya'yı Tevfikiye Köyü doğumlu olan ve 2000'li yılların başından beri kazı çalışmalarında yer alan Engin Abi'in gözünden ve dilinden anlatmış. Doğma büyüme o toprakların insanı olan Engin Abi'nin Troya'sını anlatan belgesel umarız Cannes'dan da hak ettiği değerle döner...
- Muse geri döndü ama biraz farklı...
"Üzerinde çalıştığımız şeyleri sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz" sözleriyle gelen yeni Muse şarkısı Won' Stand Down yayında... Videosuyla birlikte ortamlara düşen parça anlaşılan o ki bir albüm öncüsü. Öyle bir öncü ki vokallerinden gitarına kadar sıradışı bir Muse albümünün bizi beklediğini bağıra bağıra anlatıyor. 1994'te kurulmalarının ardından 8 stüdyo albümüne imza atan ve Grammy ile taçlandırılan gruptan duymaya alışık olmadığımız sert "synth" ve gitar "riff"leriyle bezenmiş Won't Stand Down bize yeni bir Muse deneyimi sunuyor. Notalardaki sertliğini marşı andıran vokalleriyle güçlendiren parçanın distopik ortamda geçen Jared Hogan imzalı videosu da parçanın ruhunu tamamlıyor. Won't Stand Down Matt Bellamy tarafından her türlü ortamda zorbalara karşı zemininizi korumakla ilgili bir şarkı olarak tanımlanıyor. Bir başkaldırı betimlemesi de diyebileceğimiz şarkı grupça "kendinizi zorlamadan sosyopatik manipülasyondan korumak, zorluklarla ve saldırganlıkla yüzleşmek" sözleriyle özetleniyor.
- Puma Slipstream Lo Beauty and the Beast
Sky LX'in halefi olarak 1987 yılında basketbol ayakkabısı olarak raflarda yerini alan Slipstream ailesi The Beauty and The Beast paketiyle genişliyor. Dengesi ve yastıklamasıyla kısa sürede kortlarda en çok tercih edilen modellerden biri haline gelen model hiphop dansçılarının da tercihi haline gelmesiyle sokak kültürünün bir parçası haline gelmişti. Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan Slipstream'ler The Beast ve Snake versiyonlarını da bir yıllık bir aranın ardından piyasaya sürülmüştü. 2000'li yıllarda Japonya'da ün kazanan modeller bir yaşam tarzı haline gelmişti. Puma da ikonik silüetini basketbol köklerine sadık kalarak günümüz kullanıcılarıiçin baştan yorumladı. The Beast'in Japonya'da sunulan Made in Japan versiyonlarına göndermeler içeren The Beauty and The Beast paketi adından da anlaşıldığı gibi canavar hikayelerindenn ilham alıyor. Peri masallarından beslenen tasarım anlayışı tehditkat canavar ve büyüleyici güzelliği çağrıştıran temel unsurlar içeriyor. İki farklı versiyonla gelen paket suni kürk yüzeylere sahip pençe desenli form şeridi ile dikkatleri çeken bordo ve gül biblonun yanında taç yaprağı işlemeleriyle zenginleştirilmiş beyaz deri modelden oluşuyor.
- The Weeknd / Gasoline
After Hours albümünün tüm tanıtımını dayak yemiş bir görüntü ile sargılar içerisinde geçiren The Weeknd son albümü Dawn Fm'den kliplendirdiği Gasoline adlı parçasında bu sefer de kendi kendini hırpalayıp pataklıyor. Ortamlara akmaya çalışırken gençliğinden dayak yer bir rolde izlediğimiz The Weeknd üretkenlikte de sınır tanımıyor. Albümü saldık iki gün dinlenme sayılarını takip edelim demeyen sanatçı bugün de Dawn Fm'in Alternate World adlı remikslerden oluşan versiyonunu yayınladı. Geçtiğimiz hafta yayınlanan albümden ilk klip Sacrifice'ı Cliqua'ya emanet eden sanatçı Gasoline'da yönetmen ve fotografçı Matilda Finn ile çalışmayı tercih etmiş. Finn'in kamerasından Gasoline hemen aşağıda...
- Beirut / Fyodor Dormant
2006'da çıkardığı ilk albüm Gulag Orkestar ile vazgeçilmezlerimiz arasında yer alan Zach Condon'un Beirut'undan bir albüm öncümüz daha oldu. 28 Ocak'a tarihlenen toplama albüm Artifacts'den daha önce Fisher Island Sound ve So Slowly teklilerini dinlemiştik. Beirut'un yolladığı yeni öncümüz ise Fyodor Dormant adlı parça oldu. Her ne kadar yeni desek de Fyodor Dormant'ın mazisi Condon'un geçmişine uzanıyor. 16 yaşında internet üzerinden bulduğu "sample" programları ile kaydettiği parça sanatçının ilk kayıtlarından bir olma özelliği de taşıyor. Birçok sevilen Beirut şarkısının yanı sıra daha önce duymadığımız şarkılarında yer alacağı albümde Zach Condon'un ilk kayıtlarından başka sürprizler de yer alacak.

























